0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
111
Okunma
Eksilerek var olmayı öğrendim
Avuçlarımda tutamadıklarım sayesinde;
Giden her şey,
Kalanın ne olduğunu fısıldadı bana.
Bir ben vardı, taşkın ve gürültülü
Adımı kendinden yüksek söyleyen;
Sonra sustu,
Sessizlikte adım gerçek sesini buldu.
Yük sandıklarım omzumdan düşünce
Dik durmadım,
Hafifledim;
Meğer eğilmek de bir yükselme biçimiymiş.
Kalbim daraldığında sandım ki kayboldum,
Oysa daralan ben değilmiş,
Kabım küçülüyormuş;
Rahmet sığmak için yer arıyormuş.
Her kırık, benden bir şey aldı
Ama götürmedi;
Emaneti aslına teslim etti
Ve bana eksik sandığım bir bütünlük bıraktı.
Dünya, üstümden çekildikçe
Göğe daha çok benzedim;
Toprakla yakınlığım arttı
Secdeye benzedi duruşum.
Ben dedikçe çoğaldım,
Çoğaldıkça dağıldım;
Adımı bırakınca
Bir çağrıya dönüştüm.
İstemeyi azalttım,
Beklemeyi öğrendim;
Geç kalan her şey
Vaktin edebini öğretti bana.
Kalbimdeki fazlalıklar döküldü
Bir bir,
Yerine sessiz bir kabul
Ve derin bir razı oluş yerleşti.
Acı, beni sertçe çağırdı
Ama düşman değildi;
Kapımı çalan bir öğretmendi,
Dersini verince çekildi.
Artık biliyorum:
Eksilmek, kaybolmak değil;
Hakikate fazla gelen
Ağırlıklardan soyunmaktır...
Ben azaldıkça yol göründü,
Yol göründükçe ben kayboldum;
Kaybolduğum yerde
Benden daha gerçek bir varlık buldum.
Eksilerek var oldum,
Çünkü dolu olan değil,
Boşaltılan kalp
Nura yönünü çevirebildi.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(15 Ocak 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.