3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
181
Okunma
alkışlanmak ağlatır beni
sahneden uzak boş tozlu yollarda
kaybedeceğimi bile bile sevmeyi istemem
hem sevmek denen şey biyolojik bir fermantasyonun sonucu
bir peçetelik iş bir de yağmura benzer birkaç avuç gözyaşı
bilmenin sonu yok anlamak sınırlı gidilecek yolların kendine dönmesi
ezberlenmiş tepkilerim titreşimlerim var benim
yalancı kukla iplerim kimin elinde belli değil
kendini izlemek kadar acı veren bir şey yoktur bu hayatta
bir müptela bir müptezel kafesteki uçuk kaçık
içimdeki kuş seslerini biri alıp götürdü ya da bensiz göç ettiler
şimdi kocaman bir boşluk iki odalı birinde ben diğerinde ben
birbirini izleyen iki kocaman delik
başlangıcını yitirmiş yürümeyen sahte bacaklar
gerçekliğin gırtlağı yırtan sesi
olup olacak her şey olup bittikten sonra kalan artık, marazi
deney dışı gözlemlenmeye değmez yaratık
kendisine ait bir sesi olmayan gırtlak
yüksüz yük kamburunu saklayan semer
ne ispatlanabilen ne de çürütülebilen ben
işte ben bir şeyin olan şeyi
en dip seviyede yankılanan sesiyle boğulmuş
yüzmeyi unutmuş yukarısının yolunu kaybetmiş
işte ben sırları kesip atmış bir yağlı ilmek boynuna dolanmış boşlukta sallanıyor
yaşamı parçalayan kocaman yorgun iki pençe
kendi üstüne kapanmış
yok yok kalbine batırmış dikenli yorgan
üşüyorum anneee....
"ben" dediğim şeyi hissetmiyorum
çağır beni, kutsal sesinle çağır beni
kendimi kendime açıkladıkça kayboldum anne
kendimi kendime bakar buldum
sen kimsin?
ben bile benden çekildim...
not; yetsin. acı veriyor. yoruldum.
5.0
100% (3)