0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
117
Okunma
DEĞİŞEN DEĞERLER
Nerede o eski sokaklar, mahalle,
Yitip gitmiş hepsi birer hayâlle.
Avlu kapısında asılı sevda,
Şimdi kilit vurmuş betonla camda.
Bir tas çorba kokusu sarmaz evi,
Komşu komşuya bilmez ne derdi nevi.
Eskiden bayramda öpülürdü el,
Şimdi mesaj gelir: "Bayramın güzel."
Kandil gecesi yanardı lambalar,
Dualar yükselir, ağlardı analar.
Şimdi ekran başı, ruh yorgun, bitik,
Secdeler unutulmuş, kalpler yitik.
Sofrada besmele, büyükten izin,
Şimdi ne saygı var, ne de bir düzenin.
El öpmek kibardı, ilimdi, edep,
Şimdi ukalalık: "Ben bilirim!" hep.
Dede masal anlatırdı her gece,
Şimdi çocuk tablet’te, başka hece.
Gelin duvağıydı hayânın simgesi,
Şimdi sergilenmiş her şeyin perdesi.
Bir zamanlar söz senetti, özdü,
Şimdi laf çok, gönül kuru, gözdü.
Maneviyat çekilmiş kalpten gizlice,
Yerini doldurmuş heves, hepsi hece.
Eskiden cuma demek huzurdu, niyaz,
Şimdi vitrinlerde başlar telaş, hayâsız.
Kur’an tilaveti sarardı haneyi,
Şimdi müzik boğmuş hakikî sesi.
Örf, adet, gelenek bir zincirdi,
Milleti millet yapan bir fikirdi.
Şimdi her biri “geri” diye küçümsenmiş,
Ne varsa özde, yabana sürgün edilmiş.
Ey zamanın çarkında savrulan nesil,
Unutma: Ruhsuzluk en büyük eksil.
Teknolojiyle çağ atlanmaz her daim,
İnsan kalmalı insan; özde, derinde daim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.