0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
113
Okunma
Yitip Giden Dostlar ve Zamanın Acımasızlığı
(Kul Ömer’in Diliyle)
Yola çıktık bir zaman, hevesle, umutla,
Omuz omuza yürüdük, dağla, taşla, bulutla.
Kimi düştü ilk yokuşta, kimi kaldı vadide,
Kimi savruldu rüzgârla, unuttu yarenliği de.
Zaman, bir hoyrat cellat, biçti gönül bahçemi,
Ne dost bıraktı dalımda, ne de eski neşemi.
Kimse bilmez solanları, yüzlerdeki maskeyi,
Yaşanmamış ömürlerle doldu defterim şimdi.
Bir dost vardı, gözlerinde yıldızlar parlar idi,
Zaman geçti, baktım ki, küllenen o nar idi.
Bir başkası şerbet gibi, neşe verir, taşar idi,
Gör ki şimdi pas tutmuş, kırık bir kadeh gibi.
Kimi servet peşinde kendini kaybetti gitti,
Kimi aşk deyip de ömrünü yaktı, kül etti.
Kimi kol gezdi hırsla, dostu, yoldaşı sattı,
Ziyan oldu canlarım, birer birer firkatle battı.
Ey zaman, ne zalimsin, nice yiğidi ezdin,
Omuzlarda yük oldun, genç başlara dizdin.
Kimse seni yenemedi, ne padişah, ne vezir,
Pes ettiler önünde, sersefil oldular bir bir.
Ama selam olsun yitmeyen, dik duranlara,
Dostluğun hakkını veren, eğilmeyen canlara!
Her fırtınada dimdik, kök salan çınarlara,
Maziyi yâd edip, vakarla bakan yarınlara.
Kalbini satmayanlara, hatır bilip susanlara,
Bir lokmayı bölüşüp, acıyı bal kılanlara.
Zamana inat, dostunu yâr bilip sarılanlara,
Selam olsun, aşkı da, vefayı da koruyanlara!
Ben de çöktüm nice kez, ama eğilmedim yere,
Dostum düştü mü, koştum, el verdim her çökene.
Belki de sırf bu yüzden, kaldım az ve yalnız,
Ama alnım ak, gönlüm pak, yüreğim hâlâ yıldız.
Kul Ömer der ki: Zaman ne yaman, dostluk ne değer,
Yitip gitse de niceleri, vakur kalan elbet yeter.
Küle dönenin ardından ağlamam, yanan bilsin halini,
Ben sağ kalan dostlara selam ederim, eyy zaman, al beni!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.