Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
Yazılmamış Masallar Defteri
Bu defterdeki masallar daha önce hiçbir dilde yazılmadı, hiçbir dudakta fısıldanmadı. Onları geceyle gündüzün arasındaki sessizlikten, unutulmuş rüyaların kıyısından topladım. Her biri, içinde yaşamay...
11. Bölüm

Zamanın Kırık Yüzü

30 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum


Bir zamanlar, dar sokakların birbirine yaslandığı, rüzgârın eski taş duvarlarda fısıldadığı bir şehirde bir saatçi yaşardı. Dükkânı küçüktü ama içi zamanın binbir hâliyle doluydu. Tavandan sarkan sarkaçlar, duvarlara dizilmiş yuvarlak saatler, cam fanusların içinde tik tak eden mekanizmalar… Her biri farklı bir anı tutar gibi çalışırdı.

Saatçi, zamanı yalnızca ölçmezdi; ona hükmedebileceğine inanırdı.

Bir gün, bir hatasını fark etti. Yıllar önce söylediği bir söz, bir kalbi kırmıştı. O anın yankısı, ne yaparsa yapsın susmuyordu. İşte o zaman karar verdi: zamanı geri döndürecek, o anı düzeltecekti.

Geceler boyunca çalıştı. Dişliler ekledi, yaylar gerdi, eski bir saatin içine kendi yaptığı bir düzenek yerleştirdi. Sonunda, zamanı geri çevirebileceğine inandığı o saat ortaya çıktı.

İlk denemesinde, ibreyi geri çevirdi.

Bir anda her şey değişti.

Sokaktaki insanlar birkaç adım geri yürüdü. Bir kuş havada geri süzüldü. Bir damla yağmur, yere değmeden buluta döndü. Ve saatçi, o hatayı yaptığı ana geri geldi.

Sözlerini değiştirdi.

Ama bir şey tuhaftı.

Karşısındaki kişi bu kez hiç konuşmadı. Gözleri boşlukta asılı kaldı. O an düzelmişti belki ama başka bir şey eksilmişti.

Saatçi bunu önemsemedi. “Daha iyi yapabilirim,” dedi.

Tekrar ibreyi çevirdi.

Yine geri gitti.

Bu sefer daha dikkatliydi. Daha nazik konuştu. Ama bu kez sokaktaki çocuk düşmediği için bir başkasıyla hiç tanışmadı. Bir dostluk hiç doğmadı. Bir kahkaha hiç duyulmadı.

Saatçi, her düzeltmenin başka bir şeyi bozduğunu fark etti. Ama duramadı.

Bir kez daha çevirdi zamanı.

Ve bir kez daha.

Her seferinde bir hatayı siliyor, ama yerine görünmeyen yüzlerce kırık bırakıyordu. Şehir değişiyordu. İnsanlar eksiliyordu. Anılar silikleşiyordu. Gülüşler yarım kalıyordu.

Saatler artık düzgün çalışmıyordu. Bazıları ileri gidiyor, bazıları geri kalıyordu. Zaman parçalanmış gibiydi.

Bir gece, dükkânın ortasında durdu.

Etrafındaki tüm saatler farklı zamanları gösteriyordu. Kimi sabahı, kimi geceyi, kimi hiç var olmamış bir anı…

Ve o an anladı.

Zaman bir kumaş gibiydi. Bir yerinden çekince, başka bir yerinden sökülüyordu. O ise her çekişinde, fark etmeden her şeyi dağıtmıştı.

Titreyen ellerle saate uzandı.

Bu kez ileri çevirdi.

Ama hiçbir şey düzelmedi.

Çünkü bazı şeyler yalnızca yaşandığı gibi kalabilirdi.

Saatçi yavaşça yere oturdu. İlk kez, zamanı değiştirmeye çalışmadan, sadece onun akmasına izin verdi.

Dışarıda sabah oluyordu.

Bir çocuk düştü, sonra güldü. Bir kadın pencereden baktı, sonra perdeyi kapattı. Bir adam durdu, düşündü, sonra yoluna devam etti.

Eksik, kusurlu ama gerçek bir zaman akıyordu.

Saatçi gözlerini kapattı.

Artık anlamıştı:

Zamanı geri döndürmek, hataları silmezdi. Sadece onları başka şekillerde çoğaltırdı. İnsan, geçmişi değiştiremezdi ama onunla yaşamayı öğrenebilirdi.

Ve o günden sonra saatçi, hiçbir saatin ibresini geri çevirmedi.

Sadece onları tamir etti.

Ama en çok da, kendini.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL