Politika kansız savaş, savaş ise kanlı politikadır. mao
Yazılmamış Masallar Defteri
Bu defterdeki masallar daha önce hiçbir dilde yazılmadı, hiçbir dudakta fısıldanmadı. Onları geceyle gündüzün arasındaki sessizlikten, unutulmuş rüyaların kıyısından topladım. Her biri, içinde yaşamay...
23. Bölüm

Solgun Gökkuşağı

23 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum


Bir zamanlar gökyüzünde herkesin gördüğü parlak gökkuşakları vardı. Yağmurdan sonra belirir, renkleriyle insanlara neşe verirdi. Kırmızısı sıcak, mavisi huzurlu, sarısı umut doluydu. Herkes başını kaldırır, o renklerin altında bir anlığına da olsa içini hafif hissederdi.

Ama kimsenin bilmediği başka bir gökkuşağı daha vardı.

Bu gökkuşağı parlak değildi. Renkleri soluktu, sanki yıkanmış da hatıraları kalmış gibiydi. Kırmızı neredeyse kahverengiye çalıyor, mavi griye dönüyor, sarı ise silinmiş bir eski defter sayfası gibi görünüyordu.

Ve bu gökkuşağını herkes göremezdi.

Sadece üzgün olanlar görürdü.

Bir gün, uzun zamandır içini kimseye açamayan biri yağmurdan sonra dışarı çıktı. Herkes gibi o da başını kaldırdı. İnsanlar neşeyle parlak gökkuşağını gösteriyordu. Ama o, başka bir şey gördü.

Aynı yerde, ama biraz daha geride duran solgun bir yay.

Gözlerini kırptı. Diğerleri yok oldu. Sadece o solgun gökkuşağı kaldı.

İçinde bir ürperti hissetti. Sanki gökyüzü onun kalbini anlamıştı.

Günler geçtikçe fark etti ki, ne zaman içi ağırlaşsa o gökkuşağı ortaya çıkıyordu. Kalabalıkların ortasında yalnız hissettiğinde, geceleri sessizce düşüncelere daldığında, geçmişi hatırlayıp içi sıkıştığında…

Gökyüzü ona aynı şeyi gösteriyordu.

Bir gün, başka birinin de durup aynı yere baktığını gördü. Gözleri dolu, yüzü sessizdi. Yaklaştı. Bir şey söylemeden, sadece gökyüzüne işaret etti.

Diğeri başını salladı.

İkisi de aynı şeyi görüyordu.

İşte o an anladılar.

Bu solgun gökkuşağı bir eksiklik değildi. Bir işaretti.

Zamanla, bu gökkuşağını görenler birbirini tanımaya başladı. Kalabalıkların içinde sessizce anlaşan, birbirine fazla söz söylemeden yaklaşan insanlar… Hepsi aynı solgun renkleri görüyordu.

Ve her biri, diğerinin yükünü biraz hafifletiyordu.

Çünkü o gökkuşağı şunu anlatıyordu:

Üzgünlük seni yalnız yapmaz
Sadece seni, aynı gökyüzüne bakan diğer kalplere yaklaştırır

Ve bir gün, içindeki ağırlık azaldığında, o solgun renkler yavaş yavaş kaybolur. Yerini yine parlak gökkuşağı alır.

Ama o solgun olanı görenler bir şeyi asla unutmaz:

Bir kalp ne kadar kırılmış olursa olsun
gökyüzü onu yine de görür
ve sessizce yanında durur
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL