Bu defterdeki masallar daha önce hiçbir dilde yazılmadı, hiçbir dudakta fısıldanmadı. Onları geceyle gündüzün arasındaki sessizlikten, unutulmuş rüyaların kıyısından topladım. Her biri, içinde yaşamay...
Bir zamanlar, rüzgârın bile şarkı söylediği bir ormanda bir kuş yaşardı. Bu ormanda her canlının bir sesi vardı. Yapraklar fısıldar, su taşlara çarparken ritim tutar, böcekler geceleri ince bir melodi gibi titreşirdi. Kuşlar ise gökyüzünü sesleriyle boyar, sabahı şarkıyla başlatır, akşamı ezgiyle uğurlardı.
Ama o kuşun sesi yoktu.
Gagası vardı ama ötmezdi. Kanatları vardı ama havayı yararken bir melodi bırakmazdı. Diğer kuşlar sabahları dallarda toplanıp şarkılar söylerken, o en uzak dala konar ve onları izlerdi. Onların sesleri göğe yükselirken, onun içi sessizlikle dolardı.
Başta bunun ne demek olduğunu anlamadı. Çünkü sesin yokluğu, ancak sesin varlığını duyduğunda anlaşılırdı.
Bir gün, diğer kuşlar ona sordu “Sen neden hiç şarkı söylemiyorsun”
O cevap veremedi. Çünkü sesi yoktu. Ama asıl cevap, onun içinde bile yoktu.
Zaman geçti. O kuş uçmayı öğrendi, rüzgârın yönünü öğrendi, yağmurdan kaçmayı öğrendi. Ama diğer kuşlar gibi şarkı söylemeyi öğrenemedi. Ve ormanda bir kural vardı: Şarkı söyleyemeyen kuş, gökyüzüne ait sayılmazdı.
Bu yüzden bir gün, o kuş yalnız uçmaya başladı.
Ormanın derinliklerine gitti. Sessizliğini yanında taşıyarak, daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere ulaştı. Bir gölün kenarına kondu. Su durgundu. O kadar durgundu ki, suyun sesi bile yoktu.
İlk kez, bir yer onun gibi sessizdi.
Kuş suya baktı. Yansımasını gördü. Ama bu yansıma diğerlerinden farklıydı. Çünkü su ona sadece dışını değil, içini de gösteriyordu. Ve içinde bir boşluk değil, bir derinlik vardı.
O anda bir şey fark etti.
Sessizlik, eksiklik değildi.
Sessizlik, dolmamış bir yer değil, henüz keşfedilmemiş bir güçtü.
Kuş o günden sonra sessizliğini dinlemeye başladı. Rüzgârın sesine değil, rüzgârın arasındaki boşluğa kulak verdi. Yağmurun damlalarına değil, damlaların düşmeden önceki anına odaklandı.
Ve bir gün, bir şey oldu.
Bir avcı ormana girdi. Gürültülü adımlarla yürüyordu. Kuşlar korkuyla kaçıştı. Dallar sallandı, yapraklar hışırdadı. Ama o sessiz kuş kıpırdamadı.
Çünkü o, sesin değil, sessizliğin içindeydi.
Avcı yaklaşırken, kuş kanatlarını açtı. Ama uçmadı. Sadece durdu.
Ve o anda, ormanda bir şey değişti.
Rüzgâr durdu.
Yapraklar sustu.
Su hareketsizleşti.
Sanki bütün orman, o kuşun sessizliğine kulak verdi.
Avcı bir adım attı, sonra durdu. Çünkü hiçbir şey duymuyordu. Ama bu yokluk değildi. Bu, ağır bir varlıktı. Sessizlik o kadar yoğundu ki, insanın içine işliyordu.
Avcı geri çekildi. Çünkü bazı şeyler korkutucu değildir, ama derindir. Ve insan derinlikten korkar.
O gün, kuş anladı.
Ses, duyulan şeydir. Ama sessizlik, hissettiren.
Ve hissettiren şey, her zaman daha güçlüdür.
Kuş ormana geri döndü. Artık diğer kuşlar gibi şarkı söylemiyordu. Ama onun geçtiği yerlerde rüzgâr yavaşlıyor, yapraklar saygıyla susuyordu. Diğer kuşlar önce bunu anlamadı. Sonra fark ettiler ki, onun sessizliği bir boşluk değil, bir büyüydü.
Zamanla diğer kuşlar da ondan öğrenmeye başladı. Şarkı söylemeden önce durmayı, uçmadan önce beklemeyi, sesin içindeki sessizliği duymayı…
Ve o ormanda yeni bir şey doğdu.
Şarkılar eskisi kadar gürültülü değildi. Ama daha anlamlıydı. Çünkü artık sadece ses yoktu, sessizlik de vardı.
O kuş hiçbir zaman ötmedi.
Ama en çok o duyuldu.
Ve o günden sonra ormanda şu söz unutulmadı
Her ses duyulur, ama her sessizlik anlaşılmaz Sessizliği anlayan, en güçlü sözü söylemiş olur
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.