Bu defterdeki masallar daha önce hiçbir dilde yazılmadı, hiçbir dudakta fısıldanmadı. Onları geceyle gündüzün arasındaki sessizlikten, unutulmuş rüyaların kıyısından topladım. Her biri, içinde yaşamay...
Bir zamanlar, geceleri karanlıktan korkan bir çocuk vardı. Işık söndüğünde odasının köşeleri büyür, gölgeler uzar, duvarlar sanki üzerine doğru eğilirdi. Gözlerini kapattığında bile korkuları kaybolmaz, aksine daha da belirginleşirdi. Kimseye tam anlatamazdı; çünkü söylediğinde herkes aynı şeyi derdi: “Korkacak bir şey yok.”
Ama o biliyordu, korkuları vardı. Hem de çoktu.
Bir gün, evinden uzak olmayan bir yerde, kimsenin yaklaşmadığı eski bir mağara olduğunu duydu. Bu mağaranın içine girenlerin korkularıyla karşılaştığı söylenirdi. Kimse bunu denemek istememişti. Ama çocuk, bir gece uzun süre uyuyamayınca, içindeki bir merak korkusundan daha ağır bastı.
Sabah olduğunda, tek başına mağaranın yolunu tuttu.
Mağaranın ağzı karanlıktı. İçeriden soğuk bir hava geliyordu. Sanki nefes alıyordu. Çocuk bir an durdu. Geri dönmeyi düşündü. Ama sonra kendi kendine fısıldadı: “Zaten her gece korkuyorum.”
Bir adım attı.
İçeri girdikçe ışık azaldı. Ayak sesleri yankılanıyordu. Bir süre sonra arkasını döndü ama giriş görünmez olmuştu. Mağara onu içine almıştı.
Derken bir ses duydu.
Hafif, sürünen bir ses.
Önünde karanlıktan bir şekil oluştu. Uzun, eğri, gölgelere benzeyen bir şeydi. Çocuk geri çekildi. Kalbi hızla atıyordu.
“Benim,” dedi şekil.
Çocuk titreyerek sordu: “Kimsin?”
“Senin geceleri gördüğün şeyim.”
Çocuk sustu. Kaçmak istedi ama ayakları kıpırdamıyordu.
Şekil bir adım yaklaştı. Ama saldırmadı. Sadece durdu.
“Benden kaçtıkça büyüdüm,” dedi. “Ama şimdi buradasın.”
Çocuk ilk defa dikkatle baktı. O korkunç şeklin içinde tanıdık bir şey vardı. Sanki kendi gölgesiydi.
Bir süre sonra başka bir ses geldi.
Bu sefer duvarlardan. Fısıltılar.
Birden mağaranın duvarlarında yüzler belirdi. Korkmuş, üzgün, bağıran yüzler. Çocuk kulaklarını kapattı.
“Bunlar da benim mi?” diye sordu.
“Evet,” dedi ilk şekil. “Unutmaya çalıştığın anların.”
Çocuk dizlerinin üzerine çöktü. Gözlerini kapattı. Kaçmak istedi. Ama nereye kaçarsa kaçsın, bunlar onunla gelecekti.
Bir süre sonra yavaşça konuştu:
“Ben... sizden korkuyorum.”
Mağara sessizleşti.
Sonra şekil biraz daha yaklaştı. Ama bu sefer daha yumuşaktı.
“Biliyorum,” dedi. “Ama biz sana zarar vermek için değiliz.”
Çocuk gözlerini açtı. “Peki neden varsınız?”
“Çünkü sen varsın,” dedi şekil.
Bu cevap onu durdurdu.
İlk defa kaçmak yerine dinledi.
Şekle doğru küçük bir adım attı. Korkusu hâlâ oradaydı. Ama artık kaçmıyordu. Elini uzattı. Şekle dokundu.
Soğuk değildi. Beklediği gibi değildi. Sadece... vardı.
O anda mağaranın karanlığı biraz açıldı. Şekiller daha belirgin, daha az korkutucu hale geldi. Yüzler artık bağırmıyor, sadece bakıyordu.
Çocuk derin bir nefes aldı.
“Tamam,” dedi. “O zaman kalın. Ama birlikte.”
O an mağara değişti.
Karanlık tamamen kaybolmadı. Ama artık içinde korkudan çok bir sessizlik vardı. Çocuk yürümeye devam etti. Yanında gölgesi, arkasında fısıltılarla birlikte.
Bir süre sonra mağaranın çıkışı göründü.
Güneş ışığı içeri süzüldü. Çocuk dışarı adım attığında, arkasına baktı. Mağara hâlâ oradaydı. Ama artık korkunç değildi.
O günden sonra geceleri karanlık yine geliyordu. Ama çocuk artık yalnız değildi. Gözlerini kapattığında, kaçtığı şeyler yerine tanıdığı şeyler vardı.
Ve bazen, karanlıkta hafif bir fısıltı duyulurdu.
Ama bu sefer korkutmazdı. Çünkü artık o sesler, düşman değil, tanıdık birer yol arkadaşıydı.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.