Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
Yazılmamış Masallar Defteri
Bu defterdeki masallar daha önce hiçbir dilde yazılmadı, hiçbir dudakta fısıldanmadı. Onları geceyle gündüzün arasındaki sessizlikten, unutulmuş rüyaların kıyısından topladım. Her biri, içinde yaşamay...
22. Bölüm

Köklerin Şarkısı

24 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum


Toprağın derinliklerinde, güneşin hiç ulaşamadığı karanlık bir dünyada bir dev yaşardı. Bu devin gövdesi ağaçtı, dalları yoktu ama kökleri vardı; öyle kökler ki kilometrelerce uzanır, toprağın içinden geçen her suyu, her sesi, her hatırayı hissederdi.

Bu dev konuşmazdı. Ama şarkı söylerdi.

Şarkısı yapraklardan değil, köklerden yükselirdi. Toprak titreşir, taşlar hafifçe yerinden oynar, yer altındaki su damarları bile o ezgiye eşlik ederdi. Bu şarkıyı kimse duymaz sanılırdı; oysa toprağa kulağını koyan her canlı, kalbinin derininde o melodiyi hissederdi.

Yeryüzünde yaşayan insanlar ise bunun farkında değildi. Onlar toprağı sadece bastıkları yer sanıyordu. Üzerine yürüdükleri şeyin altında yaşayan bir ruh, bir hafıza, bir sabır olduğunu bilmiyorlardı.

Bir gün, kuraklık başladı. Nehirler çekildi, ağaçlar kurudu, rüzgar bile tozu taşımaktan yoruldu. İnsanlar gökyüzüne baktı, ama bulut gelmedi. Toprağı kazdılar, ama su çıkmadı.

Oysa toprağın altında yaşayan dev, susuzluğu herkesten önce hissetmişti.

Kökleriyle uzaklara uzandı. Kuruyan nehirlerin eski yollarını hatırladı. Unutulmuş su damarlarını buldu. Ve sonra şarkısını değiştirdi.

Bu kez şarkısı daha derindi. Daha ağır. Daha çağırıcı.

Toprağın içindeki su, bu çağrıyı duydu. Yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Eski yollarını hatırladı. Köklerin açtığı ince boşluklardan süzüldü. Günler geçti, geceler geçti.

Ve bir sabah, kurumuş toprağın ortasında bir çatlak oluştu. İçinden ince bir su sızıntısı çıktı. Sonra biraz daha. Sonra biraz daha.

İnsanlar şaşkınlıkla baktı. Su geri dönüyordu.

Ama onlar bunu mucize sandı.

Hiçbiri toprağa kulak vermedi.

Hiçbiri o derinlerde yankılanan şarkıyı duymadı.

Dev ise sessizce şarkı söylemeye devam etti. Çünkü onun için görülmek önemli değildi. O, toprağın hafızasıydı. Hatırlatmak için vardı, övülmek için değil.

Ve zamanla kuraklık geçti. Ağaçlar yeniden yeşerdi. İnsanlar rahatladı. Ama yine unuttular.

Toprağın altında hâlâ bir ses vardı.

Ve o ses şunu fısıldıyordu:

Görmediğin şey yok değildir
Duymadığın şey konuşmuyordur sanma
Ve bastığın yerin altında da bir kalp atıyor olabilir

Çünkü bazı iyilikler, en derinde yapılır
ve en az duyulanlar, dünyayı en çok değiştirenlerdir.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL