Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır. cicero
Yazılmamış Masallar Defteri
Bu defterdeki masallar daha önce hiçbir dilde yazılmadı, hiçbir dudakta fısıldanmadı. Onları geceyle gündüzün arasındaki sessizlikten, unutulmuş rüyaların kıyısından topladım. Her biri, içinde yaşamay...
7. Bölüm

Güneşle Anlaşan Kar Tanesi

43 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum


Gökyüzünün en yüksek ve en sessiz yerinde, rüzgârın bile uğramadan geçtiği bir boşlukta küçük bir kar tanesi doğdu. İlk anda fark etmedi ama doğduğu anda içinde ince bir korku belirdi. Çünkü her kar tanesi aynı hikâyeyi duyar: doğar, düşer ve erir.

Ama o düşmek istemiyordu.

Bulutun içinde savrulan diğer kar taneleri hafifçe birbirine çarparken neşeyle dağılırken, o kenara çekilmişti. Aşağıya baktığında dünya çok uzaktı ama sonu çok yakındı. Toprak, ağaçlar, çatılar ve insanlar… Hepsi onu bekleyen bir son gibi görünüyordu.

Zaman geçtikçe aşağıya doğru çekildiğini hissetti. Rüzgâr onu diğerlerinden ayırdı. Artık bulutun güvenli kalabalığında değildi. Tek başınaydı. Düşüş başlamıştı.

Dünya büyüdükçe korkusu da büyüdü. Tam o sırada gökyüzünde altın bir ışık yayıldı. Güneş yükselmişti.

Kar tanesi ürperdi. Çünkü en çok ondan korkardı. Güneş, bütün karların sonu demekti.

Işık ona yaklaştı. Dokunur gibi oldu.

Ama erimedi.

Şaşırdı. İlk kez olması gereken şey olmuyordu.

Güneş sanki onu dinler gibi daha yumuşak parladı. Kar tanesi cesaretini toplayıp konuştu:

“Beni eritmek zorunda mısın?”

Güneş cevap vermedi hemen. Sadece ışığını biraz daha inceltti. Sonra sanki yüzyıllardır bunu bekliyormuş gibi sakince konuştu:

“Ben sadece var olanı dönüştürürüm. Ama sen ne istiyorsun?”

Kar tanesi titredi.

“Kaybolmak istemiyorum.”

Güneş hafifçe parladı.

“Kaybolmak sandığın şey, sadece şekil değiştirmektir.”

Kar tanesi bunu kabul etmedi.

“Ben aynı kalmak istiyorum. Hiç değişmeden.”

Güneş uzun bir süre sustu. Gökyüzü bile o sessizliğe saygı duyar gibi durdu.

Sonra yavaşça cevap verdi:

“Öyleyse sana dokunmam. Ama gökyüzünde kalırsın. Düşmezsin. Hiçbir şeye karışmazsın.”

Kar tanesi bir an tereddüt etti. Aşağıda hayat akıyordu. Değişen, yaşayan, dönüşen bir dünya vardı.

Ama korkusu ağır bastı.

“Kabul ediyorum.”

O anda düşüş durdu.

Kar tanesi gökyüzünde asılı kaldı. Güneş sözünü tutmuştu. Ne eritiyor ne de aşağı gönderiyordu. Işık ona zarar vermiyor, sadece etrafında dolaşıyordu.

Günler geçti.

Sonra mevsimler.

Aşağıda dünya değişti. Karlar eridi, sular aktı, ağaçlar büyüdü, insanlar yaşadı ve gitti. Her şey hareket halindeydi.

Ama o kar tanesi yerinde kaldı.

İlk başta bu ona bir zafer gibi geldi. Ne düşmüştü ne de yok olmuştu. Varlığını korumuştu.

Fakat zaman geçtikçe gökyüzünün sessizliği ağırlaştı. Aşağıda bir şeyler oluyordu ama o hiçbirine dokunamıyordu. Bir çocuğun gülüşüne karışamıyor, bir toprağa düşemiyor, bir nehre dönüşemiyordu.

Sadece izliyordu.

Bir gün aşağıda bir dere gördü. İçinde binlerce erimiş kar tanesi akıyordu. Hepsi hareket halindeydi. Hepsi bir yere dönüşüyordu.

Onları izlerken içinde ince bir çatlama hissetti.

Çünkü fark etti ki, onlar yok olmamıştı.

Sadece başka bir şeye karışmışlardı.

O ise hâlâ aynıydı.

Ama hiçbir yerde değildi.

Güneşe baktı. Artık öfke yoktu sesinde, sadece yorgunluk vardı:

“Beni neden böyle bıraktın?”

Güneş sakinliğini bozmadı.

“Ben seni tutmadım. Sen kendini tuttun.”

Bu söz gökyüzünde uzun süre asılı kaldı.

Kar tanesi aşağıya baktı tekrar. Dünya hâlâ akıyordu. Hiçbir şey durmamıştı.

Ve o ilk kez fark etti: duran tek şey kendisiydi.

Rüzgâr yeniden doğdu o anda. Hafif bir titreşim… küçük bir çağrı gibi.

Kar tanesi bu kez direnmedi.

İçindeki sabitlik çatladı.

Yavaşça çözülmeye başladı.

Ama bu çözülüş bir korku gibi değildi artık.

Daha çok, uzun süredir tutulmuş bir nefesin bırakılışı gibiydi.

Damla oldu.

Düştü.

Ve dünya onu içine aldı.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL