Ankara’nın gri mağrurluğu ile Ayvalık’ın iyotlu rüzgârı arasında kurulan, 100 duraklı bir gönül seferi. Bu kitap; sadece "seni seviyorum" demeyen, sevginin altındaki tereddüdü, vakarı ve hicranı kadim...
Ey gönül hanemin sönmeyen kandili, bekleyişimin mukaddes limanı...
Zaman, Ankara’nın o mağrur ve dik caddelerinde bir kaplumbağa ağırlığıyla ilerlerken, ben burada, Ayvalık’ın hırçın sularına bakıp içimdeki o devasa dalgalanmayı dindirmeye çalışıyorum. Bugün ruhumu; her türlü fırtınaya direnen, zemherinin ortasında bile köklerine tutunan o kadim duyguya, yani Sabır’a emanet ettim. Bu öyle bir haldir ki; mesafelerin devasa sessizliğini bir dua gibi kuşanmak, senin ulaşılamazlığına şükrederek her nefesi bir tespih tanesi gibi çekmektir.
Bilirsin, beşeriyet çoğunlukla kavuşmanın telaşına düşer; oysa aşkın asıl gizemi, kavuşamamanın o harlı ateşinde yanarak saflaşmakta saklıdır. Sen, başkentin o pırıltılı vitrinlerinde, lüksün ve markaların gölgesinde kusursuz bir 'öteki' ararken; ben senin eksikliğini bir istiklal madalyası gibi göğsümde taşıyorum. Senin o zor beğenen, her anı bir kuyumcu terazisine koyan seçiciliğin karşısında; benim payıma düşen bu sessiz bekleyiş, aslında sana duyduğum hürmetin en saf tezahürüdür. Herkesin bir yerlere yetişmeye, birilerine yetişip onları tüketmeye çalıştığı bu hız çağında; senin bıraktığın o uçsuz buçaksız boşluğun nöbetini tutmak, ömrümün en zarif, en dokunulmaz vazifesidir.
Sahi, Ankara’nın o yüksek tavanlı, iltifat kokan salonlarında, şatafatlı davetlerin gürültüsü dindiğinde ruhun hiç mi yorulmuyor? Kendi ellerinle ördüğün o bencilce konfor alanının, annen ve babanın kanatları altındaki o altın kafesin parmaklıkları, gecenin sessizliğinde sana da dar gelmiyor mu?
Sabır, benim için sadece bir takvim yaprağının düşmesini beklemek değildir; senin o suni pırıltılardan bir gün yorulacağına, marka tutkusunun ve 'hep ben' diyen o nefsin gürültüsünün elbet bir gün dineceğine duyulan sarsılmaz, sarsılmak bilmez bir imandır. İnsan, en çok her şeye sahip olduğunu sandığı o zirvede aslında ne kadar kimsesiz olduğunu anlar; işte ben, senin o en muhteşem yalnızlığında çalacağın yegâne kapı olmak için buradayım.
Bilirsin, 'el-Sabur' isminin bir tecellisidir bu yangın. Ben bu sabrı, bir mermeri sabırla delen su damlası gibi, senin o ulaşılamaz duvarlarına ilmek ilmek nakşediyorum. Senin her noksanını, her bencilce kaçışını ve dünyevi şatafata olan o doymak bilmez iştiyakını; sabrın o şefkatli, o iyileştirici sargısıyla sarıp sarmalıyorum. Bu bekleyiş, hayata karşı bir boyun eğme değil; aksine, zamanı ve mekânı senin aşkınla dize getirme, kaderi senin isminle terbiye etme iradesidir. Ayvalık’ın tuzlu rüzgârları, Ankara’nın o ağır bürokratik ayazına ulaşıp senin mağrur aynanı buğulandırana dek, ben bu sahil kasabasının sessizliğinde bir anıt gibi duracağım.
Şimdi bu kadim sükûnetin en demli, en hakiki vaktindeyiz. Varsın takvimler birer birer eksilsin, varsın saçlarımıza karlar düşsün; bizim sevdamız, vuslatın gölgesinde demlenen o en derin, en mahrem hakikattir. Sabrım, senin o ulaşılamaz zirvene giden çetin yolun tek azığı, tek pusulasıdır. Unutma ki inci; istiridyenin içinde yıllarca süren bir sızının, karanlıkta kalmış bir bekleyişin neticesidir. Ben de içimdeki bu hicranı, bir gün senin boynuna asılacak o eşsiz mücevhere dönüştürene dek, bu sessizliği büyütmeye devam edeceğim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.