Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
Bir Dönemin Siyah Beyaz Fotoğrafı
Şehir griydi. Gökyüzünün griliği alışılmış bir şeydi; sonbahardan kalma bir yorgunluk gibi aylarca tepede asılı dururdu. Ama bu başka bir griydi. Bu kez renk sadece bulutlardan değil, insanların yüzle...
10. Bölüm

Söylem ile Gerçek Arasındaki İnce Çizgi

30 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
Şehir yine aynı sabaha uyanmıştı ama insanların sabahları artık aynı değildi. Bazıları için gün, yeni bir umutla başlıyordu; bazıları içinse dünün devamıydı. Televizyonlar açılıyor, haberler konuşuyor, rakamlar sıralanıyor ama evlerin içindeki gerçek, ekranın söylediğinden daha sessiz bir yerde duruyordu.
Kemal Bey sabah çayını içerken yine aynı cümleleri duydu: büyüme, istikrar, reform… Bir zamanlar bu kelimelerin anlamı vardı onun için. Tahtaya yazdığı, öğrencilerine anlattığı kelimelerdi bunlar. Ama şimdi, bu kelimeler sanki hayatın içinden değil de başka bir dünyadan geliyordu.
“3Y ile mücadele…” diye bir ses geçti televizyondan.
Kemal Bey bardağı yavaşça masaya bıraktı. Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar… Bu kelimeler artık sadece bir siyasi slogan değil, aynı zamanda yılların hafızasında kalan bir beklentiydi.
Yanında Meryem Hanım sessizce sordu:
“Bunlar çözülmedi mi Kemal?”
Kemal Bey uzun bir süre cevap vermedi. Çünkü bazı sorulara verilecek cevap, bilgi değil zaman gerektirirdi.
Zeynep sabah pazara giderken yolda Emre’nin elini tuttu. Çocuk okula yetişmeye çalışıyordu. Sokakta insanlar hızlıydı ama yüzleri yorgundu.
Pazar yerinde fiyatlar yine değişmişti. Zeynep domatesin kilosuna baktı, sonra geri bıraktı. Bir tezgâhta “yerli ve milli” yazıyordu. Başka bir tezgâhta “kampanya” vardı. Ama iki kelime de sepete girince fiyat değişmiyordu.
Yanındaki kadın fısıldadı:
“Eskiden ‘yoksulluk bitecek’ demişlerdi.”
Zeynep cevap vermedi.
Çünkü artık sözler değil, alışveriş torbası konuşuyordu.
Hasan Abi dükkânda eski veresiye defterini kapatıp yenisini açmıştı. Eski sayfalar doluydu. İsimler aynıydı ama borçlar büyümüştü.
Kapıdan giren yaşlı adam bir paket çay aldı.
“Başta 3Y demişlerdi,” dedi.
Hasan Abi kasaya bakarak cevap verdi:
“Şimdi 3K var.”
Adam sordu:
“Ne o?”
Hasan Abi kısa bir gülümsemeyle:
“Kiralar, krediler, kartlar.”
İkisi de güldü ama bu gülme, şaka olduğu için değil, başka türlü dayanmak mümkün olmadığı içindi.
Ali belediye önünde beklerken yanındaki Murat sigarasını yaktı.
“Hatırlıyor musun,” dedi Murat, “ilk geldiklerinde yolsuzluk bitecek demişlerdi.”
Ali başını salladı.
“Şimdi biz sadece işsizliği konuşuyoruz.”
Murat bir süre sustu.
“Belki de mesele söylem değil,” dedi, “iktidarın kendisi değiştiriyor her şeyi.”
Ali derin nefes aldı.
“Ya da biz fazla inanıyoruz.”
Hastanede Ayşe öğle arasında telefonuna baktı. Eski vaatlerle yeni haberler yan yana duruyordu. 3Y… yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar…
Yanındaki hemşire konuştu:
“Başta yasaklar kalkacak demişlerdi.”
Ayşe hafifçe başını kaldırdı.
“Bazıları kalktı,” dedi.
Sonra ekledi:
“Bazıları başka şekle girdi.”
Emre okuldan döndüğünde annesi mutfakta çorba yapıyordu. Televizyon kapalıydı ama sokaktan gelen sesler her şeyi anlatıyordu.
Çocuk sordu:
“Anne, 3Y ne demek?”
Zeynep kaşığı elinde tuttu.
Bir an durdu.
Sonra yavaşça konuştu:
“Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar.”
Emre düşündü.
“Bunlar bitti mi?”
Zeynep çocuğun gözlerine baktı.
Ve ilk kez bir cevabı net vermedi.
“Bazıları biter oğlum,” dedi. “Bazıları sadece yer değiştirir.”
Gece Kemal Bey defterine son satırı yazdı:
“İktidar söylemi değiştirince tarih değişmez. Sadece insanlar, aynı cümleleri farklı zamanlarda yeniden duyar.”
Kalemi bıraktı.
Şehir dışarıda sessizdi.
Ama o sessizlikte herkes aynı soruyu taşıyordu:
Söz mü değişmişti, yoksa hayat mı?
Ve belki de en zor cevap şuydu:
İkisi de.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL