🌲 Yeşilderem – Meşelikten rüzgâr esende yurdum,İdris dağın’ın eteklerine yaslanmış küçük bir köydü. Evler birbirine uzak değildi yan yana damları bitişik ama kimse kimsenin nefesini bastırmazd...
Yeşilderede ardıç ağacı sıradan bir ağaç değildir Kökü derine iner derine daha derinlere, kokusu öz bağlarından rüzgârla bütün köye İdris dağına yayılır. Bu koku, köyün geçmişinden bugüne taşınan sessiz bir hatırattır. Ardıçların köyle bağı, kolonizatör derviş Seyit Cemaliye dayanır. Bir rivayete göre köyün ilk kurulduğu yıllarda ardıç tohumlarını toprağa seren odur. “Kökü derine insin, köyün ömrü uzun olsun” diyerek ektiği bu tohumlar, zamanla Yeşilderenin kimliğine dönüşmüştür.
Eskiden ve bugün köyde:Derşıhta ve yeni Yeşildere de; - düğün alayı geçerken, - yeni gelin ocağı yakarken, - haraptaki bağları köprüsü sessizce aşılırken, - sabahın serinliği evlere dolarken ardıç kokusu hep orada ciğerlere dolar.
Bu koku, hem Seyit Cemali’nin bıraktığı izdir, hem de köyün kendi ruhudur. Öz mevkiiden İdris sultanın zirvesine kadar kokusu diner. Köyün hikâyesi ardıçla başlar, ardıçla sürer,
Seyit Cemali, Yeşilderem’in kurucu nefesi sayılan kolonizatör bir derviştir. Köye ilk gelen Horasan erlerinden biridir. İdris dağın’ın eteklerinde, bugün Öz mevkii diye bilinen yerde küçük bir dergâh kurmuş; köyün ilk düzeni, ilk töresi, ilk sessizliği onun izinden şekillenmiştir.Türbesi halen buradadır.
Rivayetlere göre köylüler onun yüksek sesle konuştuğunu hiç anlatmaz. Daha çok ölçülü, sakin, derin bir zât-ı muhterem olarak biliyorlar. Ardıç tohumlarını köy toprağına serdiği söylenir; Yada yol erenlerinin yüzü suyu hürmetine oluştuğu ve büyüdüğü söylene gelir . “Kökü derine insin, köyün ömrü uzun olsun” diyerek. Bu yüzden ardıç kokusu Yeşilderem’de sadece bir koku değil, onun bıraktığı bir hatıradır.
Bugün dergâhı yada türbesi öz bağlarındadır, türbesi Restore edilmiştir. Küçük, sade, gösterişsiz… Yine de önünden geçen herkesin adımını yavaşlatan bir sessizliği vardır. Köyün töresindeki ölçü, eski köydeki harabı bağlayan köprünün sessizliği, ocağın kutsiyeti, ardıcın kokusu… Hepsi bir şekilde Seyit Cemali’nin bıraktığı izdir.
Köyde kimse onu efsane gibi anlatmaz; ama herkes bilir: Yeşilderem’in ruhu, onun sessizliğinden kalmıştır.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.