Politika kansız savaş, savaş ise kanlı politikadır. mao
Ardıç kokulu Yeşilderem ...
🌲 Yeşilderem – Meşelikten rüzgâr esende yurdum,İdris dağın’ın eteklerine yaslanmış küçük bir köydü. Evler birbirine uzak değildi yan yana damları bitişik ama kimse kimsenin nefesini bastırmazd...
5. Bölüm

Ardıç kokulu Yeşilderem 1.bölüm

47 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
(Hayal ürünüdür şahıs ve kurumlarla ilgisi yoktur)
Yeşidereye idris dağından kopup sabahın ilk ışıklarıyla seherde yel eser üstünde nazlı nazlı…”

Ses,haraptaki ve Pala'nın köprü olarak adlandırılan köprülerin kemerine çarpıp Dereşıh’ın içlerine yayıldı.

Göllü Kız’ın gözleri doldu. Osman’ın bakışı ona değdi.
Söz söylemeden anlaşılan bir şey vardı aralarında; köyün dilinde buna “kısmet” derlerdi.

Alay köyün öbür yanına indiğinde kazanlar kaynıyordu. Çorba, pilav, et…
Kadınlar gelinin başını ördü; kırmızı duvak ince işlemeli.
Büyükler dua etti:
“Yolunuz açık olsun. Ocağınız bereketli olsun. Gavliniz bir olsun. Allah kutlu etsin.”

Gençler halaya durdu. Üç ayak… Toprak ayakların ritmiyle ısındı.
Gülüşler, türküler, şakalar… Gün ağır ağır akşama döndü.

Osman kalabalığın içinde Göllü Kız’ı aradı. Onu çeşme başında buldu; kalabalıktan biraz uzakta.
“Geldin,” dedi Osman.
“Yol vardı,” dedi Göllü Kız. “Geldik.”

Kısa bir sessizlik oldu. Osman ovaya baktı.
“Duman yine yükseliyor,” dedi.
“Ocak sönmez,” dedi Göllü Kız. “Yeter ki el bir olsun.”

Osman cebinden ardıç dalından dizilmiş ince bir kolye çıkardı.
“Anamdan kaldı,” dedi. “Yola çıkanın cebinde olurmuş.”

Göllü Kız kolyeyi aldı, parmaklarının arasında çevirdi.
“Ardıç kışı bilir,” dedi. “Soğuğa dayanır.”
“İnsan da,” dedi Osman, “birlikte olunca.”

Göllü Kız gülümsedi.
“Düğünler çoğalsın o vakit.”

Osman gözlerini ondan ayırmadan sordu:
“Bizim düğün… ne zaman?”
Göllü Kız başını eğdi. Rüzgâr duvağın ucunu kıpırdattı.
“Büyükler bilir,” dedi. “Ama gönül bugünü ister.”

Gece çöktüğünde köyün üstünde yıldızlar çoğaldı. Ateşler yakıldı. Türküler ağırlaştı, sözler derinleşti.
Yaşlılar eski günlerden bahsetti; gençler yarının hayalini kurdu.

Köprü aşağıda sessizce duruyordu.
Üzerinden geçenler geride bir iz bırakır; ama köprü kimsenin izini saklamaz, hepsini yola katar.

Rüzgâr ardıç kokusunu yine taşıdı.
Meşelikten bir yel esti.
Ve köy, kendi sesini dinleyerek uykuya vardı.

Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL