aðlamak kader deðil
alýþkanlýk bana göre
doðarken baþlayan bir baþka eski hikaye
eski bir hastalýk gibi zamanla nükseden
öðrenilmiþ çaresizliklerin kapýsý
ki her çaresizliðe yeni kapýlar açan
düþtüðümüz keder yollarýný
her nasýlsa uzattýkça uzatan
yeni dertlerin tohumlarýný ekerken
ya da bal eylerken acýlarý
bütün gözyaþý nehirlerinin kavuþtuðu bir deniz gibi
dalýnca rahatlatan eski bir hikaye
yarýnlara ballý dert sipariþleriyle
daha çok acýlara yelken açtýðýmýz
gülümsüyorum þimdilerde
daðýnýklýklarý toplarken sararmýþ resimlerden
gelmiþ geçmiþ nice anlardan süzerken kederleri
ve duygulardan
pembe yalanlardan geriye kalanlardan
bir bir silerken
saflýk ötesi aldanýþlarý
gülümsüyorum sadece
evrene neyi sipariþ ediyorsan
masasýna gelen o oluyor
gülümseyiþler mutluluða açýlan kapýlar gibi
yazýyla ya da dile getirerek
mutluluk sipariþleri vermek gerek
nasiplendiklerine þükretmek
yaþama yeni mutluluk sipariþleriyle
katký vermek gerek
farkýndaysan,
“ ne ekersen onu biçersin “
Acý ve dert ektiðin topraðýnda
mutluluk yeþertemezsin
yokluklarý
kaybediþleri
yetersizlikleri
neredeyse her þeyi ve de herkesi
bir dert kapýsýna dönüþtürmeden
ve beþ fazlasýný çaðýrmadan hayatýn akýþýna
olaný kabul etmekle baþlayan bir yolda
þükrediyorum nasiplendiklerime
yanlýþ anlamayýn
dertleri zevk edinmedim aslýnda
her þeye raðmen
mutluluklar ekmeliyim topraðýma
iyiye
güzele
sevgiye
bende olaný paylaþmaya dair
topraðýmda saklý güzellikleri yeþermek için
gülümsüyorum þimdilerde …