MENÃœLER

Anasayfa

Åžiirler

Yazılar

Forum

Nedir?

Kitap

Bi Cümle

Ä°letiÅŸim

Eski bir İstanbul efsanesi
redfer

Eski bir İstanbul efsanesi






Ýstanbulu bir altýn külçesi halinde seyretmek,
o kadar tatlý o kadar lezzetli bir sarhoþluk ki...
bütün kainat bütün insanlar adeta efsunlu gibi
her þey bu mukaddesliðin takdisine uðramýþ



*



kabuslu bir rüyadan dev gölgeler arasýndan doðardý güneþ
ýþýðýnda hayran býrakan manzara türleri
kýzýl balçýða bulanmýþ yaðmur yaðardý zerre zerre
sonsuz zamanýn içinden gelmiþ gizli sembollerle




*




bir debdebe býrakýlýrdý boðazýn solgun yüzüne
kaç zamandan aþkýn eriþilmez iklimlerinden
tecrit aynasýna girmiþ rýhtýmlarýnda gezinen
poyrazýn delilikleriyle didiþirdi yelkenler
sýrtüstü yüzen sandallarýn suratýný tokatlardý dalgalar




*




her aðacýn dallarýnda cývýl cývýl öterdi serçeler
erguvan çiçeði, hanýmeli ,akasya kokularý arasýnda
güneþ alevden bir ejder gibi kaynardý
yürekleri kurþun gibi eritip kendi cevherine benzeterek




*



büyükçe bir þimþek parýltýsý þehrin yarý harap sokaklarýný
caddelerin her cihetini doldururdu
ufkun çizgisine kadar uzanan her dalga boyu
her kývrýmýný kendi rengiyle gözlere nakþederdi
mistik ilhamlarýn huzuruna çýkardý istanbul
kim bilir hangi ihtiraslarýn mahiyetini öðrenirdi




*




sonbahar mevsiminde eflatundan boncuklarý vardý
parlak yelelerini sallayarak koþardý bulutlar
geniþ kanatlý martýlar açlýktan havalanýr
aðlayan seslerinden baþka hiçbir ses duyulmazdý
sesini bir daha iþittirmenin yanýlgýsýyla uçuþurlardý





*




sürüp giden tesadüflerinde ayrý bir merasim
her gün yeni bir havadisle çalkalanýrdý sokaklar
büyük bir isyanýn öncesi münakaþalar
geceleri oteller her gün yeni baþtan dolup boþalýrdý
gündüzleri elmas kadar parlak bir güneþin altýnda
bin türlü hiddetle beraber yürürdü kalabalýklar




*




hulasa varlýklarýn aþk fýsýltýlarý, kanat çýrpýþlarý, þýpýrtýlarý
kim bilir hangi sedef kabuðunda, balýk pulunda, kaya çukurunda
uyuyan ay ve yýldýz binlerce varlýðýn sesleriyle uyanýrdý
bir ev sahibi gibi hoþ geldin derdi elini uzatarak
dost hayallerin kentine han odasýnda köylü kýzýna




*




mesut uykusundaydý saray
yosun bakýþlý uçurumun kenarýnda bir fener gibi
akþamýn son ganimetlerine ýþýk tutardý
yavaþ yavaþ üstünün kapanýþýný, örtülüþünü seyrederdi istanbulun
ta haliçe ilerleyen ve gerileyen dalgalarýn saðýr gürültüsüyle




*





yaðmurun sünger gibi delik deþik ettiði kaldýrýmlar
cüsseleri üstünde aksiyle konuþurdu bir yýðýn hayali varlýk
kökü çok derinlerde çýnarlarýn rüzgarla daðýlan yapraklarý
dalga seslerinin tiziyle derinleþen devasý bir su kütlesi
sýcaklýðýný kaybeden göklerin altýnda namütenahiye doðru akardý




*




deniz kenarýnda iskelede vakit geçirirdi
bank üstünde oturup akþamýn saatleri
daðlarýn ötesinde güneþ kendi ölümünün ayinini
koyu lacivert gölgelerden lahdini hazýrlardý
ufkun kývrýmlarýna gümüþ zýrhlar geçirip
altýn bir yelpazeden yayýlýrdý ýþýk parçalarý
ateþten yarasalar þuraya buraya uçuþurdu
gurubun her bereketi yaðardý gökten




*




her gün birkaç geminin taþýyacaðý yükler indirilirdi
tekrar yüklenir, çivilenir tahta sandýklara
yolcular güvertede kimi pencerelerde konuþurdu
sadece aðlayan kadýnlarýn bakýþlarý uzanýrdý uzaklara
kýzlý, erkekli çocuklar ay ýþýðýnda oynaþýrdý
alaca karanlýkta evlerin bahçesinde




*



iki dizini altýna alýp sandalyesinde öylece otururdu kýz kulesi
her lehçesiyle hurilere benzeyen çehresiyle
yalýlardan gelen boðazý bir altýn filizi gibi tutuþturan ýþýðýn altýnda
eski istanbul kýzlarýnýn edalý bakýþlarýna nazire ederdi




*




ayýn eriþemediði gölgeler içindeydi evlerin ýþýklarý
sokak fenerleri daha çok trajik þekilde kýrmýzý görünürdü
gecenin týlsýmlý yekpareliðinde kendi kendilerini yakarlardý
açýk pencerelerden dýþarý vururdu yaldýzlý karanlýklar
bir çok ressamýn peþinden koþtuðu muhteþemlikte
latif bir manzaranýn kadim ihtiþamýný hatýrlatýrlardý





*




bütün geçmiþ zamanlarý anlatan bir masaldý istanbul
asýrlar boyunca her efsaneden her þeyden bir tat
çok az maceracýnýn bir kaç haliyle yaþadýðý bir büyü
bir yýðýn ecdat mirasý camilerde davudi ezan sesleri




*




bir vahdet-i vücut içinde buðulu mavilikler
derin ve eriþilmez sýrlarýn giziydi
aþkýn baþka bir nevini keþfeder gibi
bir tükeniþten sonra yeniden doðuþ gibi




*





suda kavisler çizerek yaný baþlarýndan geçerdi
bir kayýðýn ala bulaca aydýnlýðý
çok eski bir metni tefsir eder gibi müphem parýltýlarla
onlarca gece kuþu bir akýntýya kapýlmýþ
karanlýðýn girdabýnda kendi musikilerini icra ederdi
çalan söyleyen dinleyen sadece kendiriydi
görünmeyen neylerden yaprak yaprak dökülürdü naðmeler



*





bir masal meyvesinin yarým dilimine benzerdi ay
müptelaydý tepelerin üzerinde kýzarmýþ ince parýltýlara
koyu bir aþkýn diðer unsurlarý gibi
kendi kendine icat ettikleri ýþýðýn deðiþik hazlarýný yaþarken
mücevher deðerinde mor, pembe, eflatun kývýlcýmlar
deðiþken parýltýlar asil sýrlarýný taþýrdý geceye




*




adeta bir rüyanýn içindeydi istanbul
çýlgýn bir hayalin düþündeydi mehtap
perde perde açýlan bir sonsuzluðun
gümüþten yontulmuþ dalga kývrýmlarýydý




*




yeni bir ahengin sýcak kokularýný saçardý
tadýlmayan arzularýn hasretiyle her zerre
bir aynanýn içinde hepsinden baþka çehre
ýþýklar eski masallardan süzülmüþ
sesi duyulan rengi görülen her ne varsa
hepsi bir arada hasýlý hayallerin büyüsünde




*





billurdan külçelenmiþ karanlýðýn derinliðinde
henüz son kývamý bulunamamýþ
daha cazip seslerden üflerdi rüzgar
ince kadehlerden iksirler çekip
bir duanýn sonucu gibi denizin üstüne fýrlatýrdý nefesini




*




bir kudretin etrafýnda tennurelerin dönüþleri
niyazýnda hiç dinmeyen enfes naðmeler
çehresinde altýn sýrmalar
faslý baharýn bambaþka ufuklarýndan taþýnmýþ
arap atlarý üzerinde cenge giden akýncýlara benzer
hepsi hoþ duygularýn cezbinde zamaný unutmuþlar



*




redfer

Sosyal Medyada Paylaşın:



(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.