8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1148
Okunma

“ Fala inanma, falsız kalma” Bu söz, geleceğe ait meraklarımızı yenmek için ara sıra da olsa; başvurduğumuz “ Kahve falı, Tarot, İskambil Falı v.s. kullandığımız bir terimdir.
Kim olursa olsun, gelecekte yaşayacaklarına dair merakı vardır. Bu, önüne geçemeyecek hale bile gelebilir çoğu zaman. Ben de, hasbelkader, inancımın güçlü olmasına rağmen fal baktırmaya meraklıyım.
Günah olduğunu bildiğim halde eş dost muhabbetlerinde içilen bir fincan kahvenin ardından, takla attırdığım fincanın, anlayan kişilerin elinde, yorumlanmasını sabırla bekleyenlerdenim.
Yaratıcıya ve inancımıza göre yanlış olan bu alışkanlığı bilmeme rağmen, bu konudaki zaafıma yenik düşerek, çok sık da olmasa da , baktırıyordum.
Tanıdıklarımdan bir kişinin dikkatini çekmiş olmalı ki ; bana bir gün;
“ Nermin Hanım, sanırım siz kahve falı baktırmaya çok meraklısınız. Benim eşim, çok güzel kahve falı bakıyor. İsterseniz, bir gün gelsin baksın “
“ Tamam . Gelsin. “
Dedim ve arkasından da unuttum tabii ki. Aradan, neredeyse altı ay gibi bir zaman geçmişti. Bir hafta önce, tekrar işyerime geldiğinde, eşiyle tanıştırdı beni. Ayağıma kadar gelmişti. İşini gücünü bırakarak gelmişti üstelik. Canım istememesine rağmen, kırmamak için yanımdaki masadaki arkadaşımla birlikte kahvelerimizi içtik ve kapattık.
Fincanlar soğuduktan sonra, ilk arkadaşımın falına bakmaya başladı. Ellerini titretiyordu özellikle sanki. Arkadaşıma, sorular soruyordu. Annesinin adını ve kendi adını sordu. Yüzünü şekilden şekile soktu. Çok ilgimi çekmişti. Aynı zamanda da tedirgin olmuştum. Pişman olmuştum. Böyle bir şeye kalkıştığım için. Arkadaşımın falı bitmiş, sıra bana gelmişti. Bana da aynı soruları sordu, cevapladım. Fincanı açmadan, bana ilk söylediği söz ;
“ Nermin abla; sen arka arkaya, iki ölüm haberi alacaksın ! “
Kanım donmuştu bir anda. Yüreğim hızlı hızlı çarpmaya başladı. Hemen ;
“ Bakma bana istemiyorum. Nereden kalkıştım ki bu işe. Bakmanı istemiyorum “
Arkasından, bir şeyler daha söyledi. Hepsi de bana sorduğu sorulardan, kafasında oluşturduğu hayallerin ürünüydü. Beni tanımıyordu. Bir iki tutturduğu şey dışında, hiç alakası olmayan şeyler söyledi. Sinirlerim bozulmuştu. En çok da kendime kızmıştım. Mantıksız bir şeyin üzerine düşmem, mantıksızlıktan başka bir şey değildi.
Geleceği Allah’ tan başka kimse bilemez. İnancı olan bir insanın davranışının dışında bir davranış sergilemiştim. O günün ardından, birkaç gün bu olay beni huzursuz etti. Boşu boşuna sinirlerim bozuldu.
Hâlâ da kendime gelemedim. Depresyona soktu neredeyse. Aynı hatayı bir daha yapmam inşallah.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.