3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
135
Okunma
Yağmur hiç durmadan yağdı. Gece bir ara perdeyi aralayıp baktım.Sokak lambalarının ışığı yağmurun şiddetini gosteriyordu. Gök gürlüyor, şimşekler ardı ardına cakıyordu. Fındık bahçelerinde henüz toplanmayan ve günlerce daldan ve yerden tek tek toplanarak harmana serilen fındıkların sel sularına kapılıp gitmesi bu işin doğası oldu artık. O telaş o koşturma o ekmek kavgası her sene tekrar eder durur. Dededen toruna, babadan oğula geçen bu zahmetli iş üretenin yüzünü hic bir zaman güldürmedi. Bu sene de farklı olmaz. Çocukluğum, gençliğim fındık mevsimine dair gittikçe flulaşan anılarla dolu. Bugün sosyal medyada findikçı ailelerin çocuklarının paylaşımlarında kroniklesmis zorlukları çok güzel ele aldıklarını görüyorum. Güldürüyor ve düşündürüyorlar.. Bizim zamanimizın zorlukları başka, şimdi başka. Harmandaki hareketlilik bahçeden atla getirilen ilk çuvalın harmanım orta yerine dökülmesi ile baslar; bir sürü işlemden geçip ( ki o zaman patoz yoktu koca harman imece usulü ile elle ayiklanirdi)son fındık dolu teneke çuvala girene kadar devam ederdi.
Bizim fındık yarıcıda. Artik o hummalı günler çok uzaklardan el sallıyor bize. Anlat anlat bitmez bir maceradır findik. Çalakalem karaladığım bu yazıyı bütün kalbimle fındık sezonunun yüz guldurmesini, emeklerin boşa gitmemesini dileyerek bitiriyorum.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.