"okuyucuları ikiye ayırırım: hatırlamak için okuyanlar, unutmak için okuyanlar" wıllıam phılıps
Tülay Aslan
Tülay Aslan

Hüsna Canê

Yorum

Hüsna Canê

( 10 kişi )

9

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

351

Okunma

Hüsna Canê

Hüsna Canê



Elbistan yöresinin ağıtlarından olan ve bilinen Husna Canê ağıdının hikayesi ağıt kadar acı vericidir. Husna Canê, evlendiği kocasından gördüğü işkencelerden dolayı hastalanıp yaşamını yitirdi.

Husna Canê şarkısını artık çoğumuz biliyoruz. Ama Husna’yı tanımıyoruz. Kimin kızı, nereli, neden öldü, üzerine neden bu şarkı yakıldı, kaç yaşındaydı gibi soruların yanıtlarını bilmiyoruz.

2010 yılında, Almanya’da yapılan bu söyleşiyi, Firaz Baran gerçekleştirdi.

Önce ailenizi tanıyalım… Kaç kardeştiniz, Husna kaçıncıydı?

Biz 10 kardeşiz. En büyüğümüz Husna idi. Sonra sırayla ben, Donê, Sawê, Zöre, Maraş, Qalender, Hemo, Husna ve Fotê geliyor. Annemin adı Zebê, babamın adı Momadî Harçke’dir. Biz Kürecik’in Bakiron (Bekiruşağı) köyündeniz. Köyümüz Kürd ve Alevi’dir.

Husna ne zaman doğdu? Fotoğrafı olmadığı için fiziğini de anlatır mısınız?

Husna, 1937’de Bakiron’da doğdu. Kürd ve Alevi geleneklerine göre büyüdü. Çok güzel bir yüzü vardı. Boyu 1.75 civarında ve zayıf bir kızdı.

Kistikan’a Gelin Gitme Öyküsü

Şarkıda Elbistan’ın Kistikan köyünün adı geçiyor. Eşimi Kistikan köyünden miydi?

Ablam daha yaşarken gençler üzerine şarkı yazıyordu. İsteyeni çoktu. Hatta babam Kepezuşaklı Bobê’nin torununa söz de vermişti. O ailenin gelip isteyeceği gün Îwkî Kistikî bir grup insanla bizim eve geldi. Yıl 1956. Yanlarında Hemî Toze de vardı. Hemî Toze ermiş bir insan olduğu için herkes biraz da korkardı. Orada, Îwkî Kistikî „Husna’yı oğlum Emirxan’a istiyoruz“ dedi. Babam, „Bobê gile söz verdim“ dedi. Bobê de ailesiyle gelmişti.

Hemî Toze, „Îwo’nun oğluna vereceksin“ dedi. Benim dedem ölmüştü, nenem de başkasıyla evlenmişti. Onu da getirmişler. O nenem de babamın ayaklarına sarıldı, „Hemo burada. Çocuğum olmuyor. Kızı Îwkî Kistikî’ye verirsen Hemo bana oğlan verecek. Yoksa ocağım kör olacak“ dedi. Babamı ikna ettiler. Bobê de kalktı ve „Gelinimi elimden aldınız“ diyerek müsaade istedi ve evden gitti.

İşkenceli 6 Ay

Husna ne dedi o zaman?

Husna, „Emirxan’ı almam. Deli biridir“ dedi ama aileyi ikna edemedi. 1956’da evlendiler. Düğünden sonra Kistikon köyüne gitti. Husna, daha evlenmeden gençler üzerine şarkı yazmıştı. „Wan fîstonon la xa maka/Ba sar xa do mezi maka“ diye uzayan bir şarkı… Emirxan, kıskanç birisiymiş. Gençler bunu kızdırmak için bu şarkıyı söylüyor, bu da gelip evde Husna’yı dövüyormuş. Bir değil, üç değil…

4 ay boyunca Husna’yı dövmüş, eve hapsetmiş. Husna, bizim eve gelmek isteyince izin vermemiş. Bizim de bundan haberimiz yok. Sonra birgün baktık Husna kaçıp geldi. Yaşadıklarını anlattı. Hepimiz Husna’yı sahiplendik. Sonra Emirxan atla geldi ve „Karımı verin“ dedi. Babam Emirxan’ı kovdu.

Sonra Emirxan’ın babası geldi. Husna ve babamla konuştu ve onları ikna etti. Husna tekrar Emirxan’ın yanına gitti. Aynı baskı ve işkence devam edince Husna hastalandı. 6 aylık bir gelindi.

Husna’nın Son Vasiyeti

Bu işkenceyi siz duydunuz mu? Sizin tavrınız ne oldu?

Babam Husna’nın hastalığını duyunca Husna’yı Malatya ve Elbistan’a götürdü. Doktorlar, „Menenjit“ dediler. Kız sıkıntıdan, baskıdan hasta düştü. Doktorlar çare olmadı. Hastalandıktan 3 ay sonra yaşamını yitirdi.

Ölmeden önce babam bizim eve getirdi. „Wa mi doya dinakî“ (Siz beni bir deliye verdiniz) diyordu. Ölmeden önce babamdan rica etti. „Zorla birşey yapmayın. Kız olsun, erkek olsun herkesi istediğine verin“ dedi. Bu onun son vasiyeti oldu.


Hikaye :Malatya /Akcadağ/ Kürecik de geçiyor.


Were Canê (Kürtçe)
Te mın hêşt tû çuy lê lê canê
Ez mam tenê li vî warê
Wek bilbileki birîndarim
Şev û roj li ser te dinalim

Were were lê lê canê
Sebram bê te nayê lê delalê
Derdê dilêmin kes nizane
Ti ji birîna min ra dermanî

Wek penaberek bê war mame
Wek rêwî kî xerîp mame
Ji bo hatina te li ser rêya me
Hêvî dikim tû vegerî li benda teme

Were were lê lê canê
Sebram bê te nayê lê delalê
Derdê dilêmin kes nizane
Ti ji birîna min ra dermanî


Gel Can. (Türkçe)

Sen beni bırakıp gittin can
Bir başıma kaldım bu diyarda
Yaralı bir bülbül gibi
Gece gündüz inliyorum

Hadi gel artık gel can
Sabrım kalmadı artık sensiz can
İçimdeki acıyı kimse bilmiyor
Sen kanayan yaralarıma dermansın can

Yersiz yurtsuz bir mülteci gibiyim
Bir gezgin yolcu gibi yabancı kalmışım
Gelirsin diye hep yollardayım
Geri dönersin diye sabırsızlıkla seni bekliyorum

Hadi gel artık gel can
Sabrım kalmadı artık sensiz can
İçimdeki acıyı kimse bilmiyor
Sen kanayan yaralarıma dermansın can


Yazar:Tülay Aslan


Kadın heryerde kadındır. Dini, ırkı, rengi ne olursa olsun.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (10)

5.0

100% (10)

Hüsna canê Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hüsna canê yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hüsna Canê yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
19.8.2026 23:37:34
5 puan verdi
Değerli Tülay Hanım, Hüsna Canê ağıdının arkasındaki bu hüzünlü ve trajik hikâyeyi okurken derinden etkilendim. Kadınların yaşadığı bu acıların dili, dini, ırkı olmadığını bir kez daha gözler önüne seren çok anlamlı ve kıymetli bir paylaşım olmuş. Emeğinize, kaleminize sağlık
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
20.8.2026 08:21:08
5 puan verdi
Hüsna Canê’nin ağıdın ardında unutulan gerçek hayatını, gördüğü zulmü ve yarım bırakılan gençliğini gün yüzüne çıkaran çok kıymetli bir çalışma olmuş Tülay Hanım. “Kız olsun, erkek olsun herkesi istediğine verin” vasiyeti, yaşadığı bütün acının içinden yükselen büyük bir insanlık dersi. “Kadın her yerde kadındır; dini, ırkı, rengi ne olursa olsun” sözünüz ise yazının vicdanını tamamlıyor. Bu duyarlı çalışmanızı kutluyorum, kalbi selamlarımla.
avsinli zeyno
avsinli zeyno, @avsinlizeyno
19.8.2026 23:39:12
Hocam siz elbistandamı yaşıyorsunuz
Etkili Yorum
avsinli zeyno
avsinli zeyno, @avsinlizeyno
19.8.2026 23:37:54
Her kadının bir hikayesi vardır
Kadını acısının yaşamının her yanına dokunan kalemler her dem daim olsun
Hocam yüreğinize sağlık
Etkili Yorum
Pakize Sultan
Pakize Sultan, @pakize-sultan
19.8.2026 22:48:49
Hüsna Canê’nin hikâyesi yalnızca bir ağıdın hikâyesi değil; susturulmuş, incitilmiş ve kaybedilmiş nice kadının ortak acısına açılan bir kapı…
Bir insanın dili, dini, ırkı ya da rengi değişebilir; fakat kadına yönelen şiddetin acısı değişmez.

Hüsna’nın son vasiyetindeki “herkesi istediğine verin” sözü ise, yaşadığı onca acının içinden bile özgürlüğe ışık tutuyor.

Kadın her yerde kadındır; acısı da onuru da yaşam hakkı da evrenseldir.

Bu kıymetli hikâyeyi hatırlattığınız için kaleminize ve yüreğinize sağlık. 🌿🙏
Sevgiler selamlar 🌸
Bawer Bager
Bawer Bager, @bawerbager1
19.8.2026 22:44:18
5 puan verdi
Hocam şarkının sözleri mi size ait yoksa hüsranını hayat hikayesini anlatan yazı mi?
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
19.8.2026 22:30:51
Hüsna Canê’nin yürek burkan hikâyesi ve ardından yakılan ağıt, insan iradesinin hiçe sayıldığı toplumsal baskıların yarattığı derin trajediyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Akçadağ Kürecik’ten Kistikan’a uzanan bu kısa ama acı dolu altı aylık evlilik, sadece Hüsna’nın yaşamını elinden almakla kalmamış; zorla evlilik, kıskançlık ve şiddetin bir insan hayatını nasıl aşama aşama felakete sürüklediğini belgelemiştir. Hüsna’nın ölmeden önce bıraktığı "Kimseyi zorlamayın, herkesi istediğine verin" vasiyeti ise bu büyük dramın toplumsal hafızaya kazınan en ağır dersidir.

Tülay Aslan’ın kaleme aldığı bu metin ve Kürtçe ağıt, Hüsna’nın yaşadığı zulmü ve geride kalanların hissettiği derin çaresizliği son derece yalın ve etkileyici bir dille aktarıyor. Bülbül, mülteci ve yersiz yurtsuzluk imgeleriyle örülü olan ağıt, bireysel bir kayıptan öte, kolektif bir acının ve dinmeyen bir hasretin çığlığına dönüşmektedir. Eser, unutulmaya yüz tutmuş bir halk hikâyesini ve o acıdan doğan ağıdı gün yüzüne çıkararak anlamlı bir hafıza görevi üstleniyor
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
19.8.2026 22:22:00
5 puan verdi
Bir kadının hayatının aile, gelenek ve dini figürlerin nüfuzuyla nasıl yönlendirildiğini henüz ilk adımlarında net bir şekilde gösteriyor. "Husna Canê"yi sadece dinlenen bir türkü olmaktan çıkarıp onu yaşı, fiziki varlığı, ailesi ve rızası dışında şekillenen evlilik kararıyla somutlaştırarak yaşanan trajedinin insanı boyutunu gözler önüne seriyor.
Kaleminize yüreğinize sağlık tebrik ederim selam ve dua ile...
İboo1905
İboo1905, @iboo1905
19.8.2026 21:17:14
Kaleminiz yüreğiniz var olsun hocam çok duygulu bir hikaye
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL