Deha, gerçekte alışılmamış şekilde görmekten başka bir şey değildir. william james
-Tesbih-
-Tesbih-
VİP ÜYE

Annelik Sanatı

Yorum

Annelik Sanatı

( 7 kişi )

3

Yorum

20

Beğeni

5,0

Puan

401

Okunma

Annelik Sanatı

Annelik Sanatı




Benim annem sanatkâr; yıllarını taşa, toprağa ve emeğe vermiş.

Çocuklarının hayata tutunmasını sağlayarak yetiştirmiş, tıpkı dedemin zeytinliğini yetiştirmesi gibi...

Onun ayak izini takip etmek, bir terzinin teyelleri söküp hayata dair dikişlerini yapması ve bizim de o teyelleri sökercesine, anneleşme döngüsüne kapılırcasına büyük öğreticiye tutunmamız ve ondan bir şeyler öğrenmemiz hep bundandır.

Babalar güçtür.

Anneler öğretmen...


Anne!
Bu gece hiç söylenme bana,
Tüm ışıklarını söndür odamın;
Nigâh açıp gözlerimden sabaha kalkacağım.”



Büyüdükçe annesini daha çok özlüyor insan.
Araya şehirler giriyor; sesinin rengi ve görüntüsü teknolojik olarak yanı başımıza gelse de ya da senin sesin ona ulaşsa da o süt kokusu bir türlü genzine kaçmıyor.

Asıl bunu özlüyor insan.

Ve Hacer’in çığlığı geliyor aklıma.
Kör gözlü yolundan çevirmeye çalışsa da İsmail’ine bir yudum su için koşturması...
Merve-Safa arası.

O su ki Zemzem olur insanlığa; Hacer’i bir dua ile...

Hâlime’nin sütü, insanlığın nuraynı olan Hâtemü’l-Enbiyâ’yı büyütmüş.

Benim sütüm Irmakça akıp Elif’i bir güzelliğe damla damla akarken hep annemi özledim.

Sana bunu hiç söyledim mi? Bilmiyorum, Efe’nin kızı...

Saçlarımı zeytinyağıyla okşaya okşaya yıkar, sonrasında belik belik örerdin.

Yeşil sabun kokardık, sen ve ben; mislik yayılırdı dedemin bahçesine. Uyurdum dizinde.

“Pirelerin berber, develerin tellal” olduğu masallara kaçardım.

Uyumamak için dirensem de hiçbir masalının sonunu getiremezdim.

Rüyamda, ak saçlı, nurlar saçan, asâsı altın olan ihtiyarlar görürdüm.

Seni sorardım onlara.
Gülümseyerek, “Cennet,” derlerdi. “Ayaklarının altında.”

Sonra bir merdiven inerdi bulutlardan aşağıya; ona tırmanır giderlerdi.

Sabah olur, sana koşardım. Kızarmış ekmek kokardı her yan; balımız ve zeytinimiz hiç eksik olmazdı.

Rüyamı anlatırdım sana...

“Hayırdır inşallah!” der, dinlerdin sözümü kesmeden. Daha üç dört yaşındaydım.

Sonra sıkı sıkı tembih ederdin, rüyanı kimseye anlatma diye!

“Tamam,” derdim; fakat Yakup oğlu Yusuf’u uyardığı hâlde rüyasını kardeşlerine anlatması gibi, ben de anlatırdım ablalarıma.

Şimdilerde anladım o rüyanın kıymetini; saflığımıza gelen o nurun, biz büyüdükçe bizden fersah fersah uzaklaştığını, annem benim.


“Gövdemden akıp giden rüzgârın ayazındayım,
Eski ağrı gibi tenime batıyor beyaz uykular.
Ben deyim üç,
Sen de altı...
Çocuklar bırakıyoruz
Mavi gözlü anılara.”



Kızlarım büyüyor.

Ben, senin sanatçığını kızlarıma anlatıyorum bir bir.

Beraber zeytin kırmıyoruz belki; olsun, öğretme aşkın geçmiş bana, ben de onlara aktarıyorum birer ikişer, ne kaldıysa senden bana.


“Siz...
Gölgem olduğunuzdan beri gitmiştim zamandan,
Bilerek kırmıştım türküleri.
Siz!
Siyah bir güle ‘beyaz’ dediniz,
Denize kan ektiniz
Ve mavinin mecrasında aşkı öldürdünüz.
Suçunuz yüreğime ağır...
Yağın beni, yağmurlar,
Üşüyeceğim.”



Kızlar artık çeyiz yapmıyor.
Ne filketeli ne de iğne oyası...
Evlerin kalabalığı, sandıklar talep görmüyor; piyasada kimse bakmıyor yüzüne.

“Coğrafya kaderdir,” demişti bir düşünür.
Anne, sen bilmezsin belki de İbn-i Haldun’u.
Ne çok doğru söylemiş.

Şimdilerde çokça düşünüyorum bu söz üzerine; belli ki seni ne çok özlüyorum her geçen gün.


“Anne, ben geldim, yoruldum artık
Her yolağzında kendime rastlamaktan.”



Kendi kendime, “İyi ki Annelik Sanatı’nı bana öğrettin,” diyorum.

Varlığımı borçlu olduğum, sütü zemzem olanım, annem!


“Anne, ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım.”



...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Annelik sanatı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Annelik sanatı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Annelik Sanatı yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
neneh.
neneh., @neneh-
11.8.2026 17:09:16
5 puan verdi
Daha kendi çocukluğunu üzerinden atamadan anneliğe adım atanlardan anneliği öğrenen annelere selam olsun.Annelik Tanrı vergisi.Evlatlarının ve tüm çocukların kurtarıcı meleği.Ne güzeldi yazı.Annelerin kutsiyetinden hareketle anlamını bulan.Güne ışıması dileği ile Sağlıcakla.Saygıyla.
Etkili Yorum
Devrimkaya~
Devrimkaya~, @devrimkaya2
11.8.2026 21:51:25
5 puan verdi
Ben geldim diye bilmek bile paha biçilemez tesbih canım...
En ićten sevgimi bıraktım yüreğine
Etkili Yorum
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
11.8.2026 16:21:36
anneliğin nesiller boyu sevgi, sabır ve değerlerle devredilen kutsal bir öğretme sanatı olduğu ve insanın ne kadar büyürse büyüsün, geçmişe, çocukluğun masumiyetine ve annesinin şefkatine duyduğu özlemin hiç bitmediğidir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL