8
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
300
Okunma
Kadın, gücünü bileğinde değil, aklında taşıyan en kudretli varlıktır. Gerçek güç; kas gücünde değil, o zihni bir ışık gibi kullanabilme becerisindedir. Ne yazık ki günümüzde kadınlar akla değil; aksesuara, kozmetiğe ve estetiğe dünyaları harcar oldu. Oysaki gerçek güzellik yüzde değil, önce zihinde başlar. Bir kadın ne zaman ki kendi içindeki o cevheri fark eder, işte o gün sadece kendi yolunu değil, dokunduğu her ruhun kaderini değiştirmeye başlar.
Bu büyük dönüşümün tek bir anahtarı vardır: Eğitim. Fakat eğitim sadece okul sıralarına sığmaz; insan kendini kitap sayfaları arasında kaybolup yeniden bularak da eğitir. Okumak hayata bakışı değiştiren, duruşu dikleştiren en büyük güçtür. Bir aşk romanı bile kadına sevmeyi ve değer görmeyi öğretir; zira ne yazık ki ülkemizde hâlâ şiddeti sevgi sanan, öğretilmiş çaresizliklerle büyüyen kadınlar var. Bir kitabın tek bir cümlesi, o uyanışın ilk miladı olabilir.
Elbette bu sorumluluk sadece anneye terk edilemez. Babalar da sadece evin rızkını temin eden birer figür değil; kız çocuklarının ilk özgüveni, oğullarının ise adalet ve merhamet aynasıdır. Bir baba, kızına bir birey olduğunu hissettirip arkasında dağ gibi durursa, o evlat cehaletin kurbanı olmaz. Ailede anne sağlam bir köprüyse, baba o köprünün ayaklarını sabitleyen harçtır.
Çocuklarımıza egemenliğin ve laikliğin asıl maksadını doğru anlatmak zorundayız. Laiklik ve özgürlük, sokaklarda slogana sığınmak ya da büyüklere saygısızlık etmek değildir. Gerçek özgürlük; kendini hürce, edebini ve hürmetini yitirmeden ifade edebilmektir. Anne ile babanın el ele verip kurduğu o sağlam bağ ne kadar basiretli olursa, yetişen bireyler de o kadar sağlıklı olur.
Bu yüzden bir kadın, şartlar ne olursa olsun okumalıdır; eline geçen bir kitap, bir gazete, hatta yolda bulduğu bir kağıt parçası bile olsa... Bilgiye aç bir zihin, karanlığı dağıtan en keskin fenerdir.
07 01 2026
Ayla Kaya
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.