10
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
642
Okunma

Kısa Ayın 1. Günü 2026
Saat: 00.00
Bugün yeni bir şiire başladım. İçinde Efe dedemin zeytinliği var ve eyvanında masal dinlediğim saatler. Bugün bir serçe güldü bana; buna bir imge bulacağım.
Sen şairin hâlinden anlarsın, sevgili günlük...
Kısa Ayın 2. Günü 2026
Saat: 01.00
Bugün Aziz İstanbul’a bir tepeden baktım. Bu İstanbul, o İstanbul değildi.
Martılar simidime burun kıvırdı. İskelede, zamanın koynunda bir tekne çürümeye yüz tutmuştu. Boyası dökülmeye başlamış ve adının harfleri yavaş yavaş silinmişti; sadece T harfi belli belirsizdi.
Garson, “Bir isteğiniz var mı?” diye sordu.
Saçlarımı savuran rüzgârla başımı kaldırdım.
“Sağ ol !” diyebildim.
İlk dizesini yakaladığım şiirim uçup gitmişti.
İlham bu işte, sevgili günlük; ha deyince gelmiyor.
Bak, aklıma gelince...
Neyse günlüğüm, senin anlayacağın, bugün şiir miir hak getire; gitti, gelmez.
Kısa Ayın 3. Günü 2026
Saat: 02.00
Üsküdar’ı bilirsin, sevgili günlük. Orada Sahaflar Çarşısı var.
Bak, buraya not alıyorum: Bir gün bu şairin kitapları oraya düşerse sakın üzülme.
Şaire ve şiir kitabına burun kıvırmaya başlanalı çok oldu. Her tarafta büyük ünlü şairlerden küçük ünsüz şairlere ait bir dolu şiir kitabına ulaşabilirsin.
Ben de Koca Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’nı, Ahmet Telli’nin Nidâ’sını ve Turgut Uyar’ın Büyük Saat’ini aldım.
Günlüğüm, içim acıdı bir bilsen.
Ustalara bunu yapan okur, bize ne yapmaz?
Sevgili günlük, bir düşün !
Kısa Ayın 4. Günü 2026
Saat: 03.00
Uykum kaçtı, sevgili günlük. Gerçi bugün kayda değer bir şey olmadı.
Kimse şiir miir okumuyor ! Bazen, “Şiir yazmasam ölür müyüm?” diye kendi kendime soruyorum.
Gerçi bu soruyu Rilke, genç bir şairin mektubuna cevap verirken sormuştu. Gelen mektupta genç şair, “Yok,” demişti.
“O zaman şiiri bırak,” diye cevap yazmıştı Rilke.
Ben bunu düşünmüyor değilim yani !
Bir yerde okudum: “Şiir karın doyurmaz ama çay içirir.”
Doğru söylemiş adam vallahi.
Kısa Ayın 5. Günü 2026
Saat: 04.00
Sevgili günlük !
Bugün şiir adına kayda değer bir şey olmadı.
Kısa Ayın 6. Günü 2026
Saat: 05.00
Sevgili günlük, sana üzücü bir haberim var.
Ev sahibi yeni bir ev bulmamızı istedi bugün. Hiç keyifim yok.
Şimdi İstanbul’da ev arayıp bulmak hiç de kolay değil.
Taşınmak ayrı bir sorun.
Bu hengâmede seni ihmal edeceğim.
Yeni evimizde yazmaya devam ederim. Merak etme, olur mu?
Yeni bir sayfada buluşmak üzere.
Hoş çakal !
Kısa Ayın 26. Günü 2026
Saat: 01.02
Sevgili günlük; evdi, taşınmaydı, yerleşmeydi derken nihayet yine baş başa kaldık.
Hoş geldin günlüğüm, diyesim geliyor.
Bugün Didem Madak şiirleri okudum; Pulbiber Mahallesi’ni...
İçime battı erken kaybı.
Mavi Şemsiye adlı bir şiirle anmak istedim.
Işıkla kal, sevgili Didem...
Kısa Ayın 27. Günü 2026
Saat: 02.30
Sevgili günlük; bugün şiirdi, dergiydi, kitaptı, yarışmaydı koştur koştur bir gün oldu.
Üzerinde çalıştığım Aşk Öldü mü? Şiirimi Şiir Zamanı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’ne göndermiştim. Gelen e-posta mesajını okuyunca adeta şok oldum !
Sn. T... Hanım,
Selamlar.
Aşk Öldü Mü? Başlıklı şiiriniz yayın kurulu ve şiir editörlerimiz tarafından değerlendirilmiş; şiiriniz, imge yapısının anlaşılmasını zorlaştırdığından ve bizim okur kitlemize hitap etmediğinden yayın dışı bırakılmıştır.
Selam ve saygılarımızla.
Bu ne şimdi sevgili günlük? Taa İkinci Yeni şiirinden beri bir bitmedi bu açıklık-kapalılık meselesi! Off ki off !
Bu yetmezmiş gibi şiir dosyasını gönderdiğim yayıncılar kitapların basımı için 10.000 TL para talep ediyorlar.
Sence böyle bir şey etik mi? O zaman parayı veren herkes şair ve yazar olsun. Oh be, ne güzel İstanbul !
İşte böyle sevgili günlük, kötü bir gün daha geride kaldı.
Günün benim için böyle biteceğini düşünürken bir edebiyatçı arkadaşımdan aldığım telefon beni biraz olsun rahatlatı.
Şiir dosyamı inceyen yayıncısı şiirlerimi beğendiğini ve Kasım ayında kitabımı basabileceğini iletmiş bu beni çok mutlu etti.
Sevgili günlük, bir de yarışma meselesi var; bak, o daha ilginç. Yarışmaya katılmak için yarışma katılım ücreti talep ediliyor. Sen böyle bir şey duydun mu?
Sevgili günlük, bütün bunlar bir günüme sığdı, düşünebiliyor musun?
Kısa Ayın Son Günü 2026
Saat: 02.00
Bugün çok mutluyum sevgili günlük.
Şiirini ve yazılarına hayranı olduğum şair ve yazar Murathan Mungan’la bir söyleşide tanışmak ve kısa da olsa sohbet edip kitaplarını imzalatmak büyük bir mutluluktu benim için. Üniversite yıllarımdan beri şiirlerini hayranlıkla takip ediyorum.
Şiirlerine dair en çok merak ettiğim şeyi sorup bunun cevabını Murathan’dan duymak, onun hayranı ve de şiir yazan biri olarak beni çok mutlu etti.
Şiirine dair bana söylediği şu sözleri sende saklayacağım sevgili günlük:
“Şiirde sessizliği, boşlukları ya da ilk bakışta boşluk sanılan tasarlanmış uzayı kullanmayı da zamanla öğreniyor insan. Bilirsin, sadelik edinilen bir şeydir. Emekle, ince işçilikle, zamanla kazanılan bir şeydir. Derinliği, yoğunluğu olan, yanı sıra okurun hayal ve zihin gücüne alan tanıyan bir sadelikten söz ediyorum elbette. Bence şiirin uzun ya da kısa olması değil, kendi yapısı içinde ne kadar konuştuğu önemlidir.”
Murathan’ın şiiriyle bitirelim en kısa ayın günlüğünü:
“Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
Geçen geçti,
Geceyi söndür kalbim
Geceler de gençlik gibi eskidendi
Şimdi uykusuzluk vakti.”
...
Baharda görüşelim sevgili günlük.
...
Tesbih’in şiir günlüğünden alınmıştır.
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.