0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma
Dürüst insanlar kaybeder.
Sadece kaybetmezler, sevilmezler de.
Cezalandırılırlar.
Dışlanırlar.
Yalnız bırakılırlar.
Ve en acısı, bütün bunları “doğru konuştukları” için yaşarlar.
Bu dünya, doğruyu söyleyeni ödüllendirmez.
Tam tersine, ona hayatını dar eder.
Çünkü doğruluk, birçok insanın üzerinde yükseldiği yalanları sarsar.
Rahatsız eder.
Huzursuz eder.
Bu yüzden dürüst insan, daha ağzını açmadan suçlu ilan edilir.
Doğru konuşan insan,
sözde kendini Müslüman sanan ama İslam’ın emrettiği doğruluktan, adaletten, merhametten bihaber olanların en büyük düşmanı olur.
Onlar namaz kılar, oruç tutar, hacca gider, dilinden “Allah” kelimesini düşürmez.
Ama doğruyu konuşana düşman kesilir.
Haksızlığa sessiz kalır, zulmü alkışlar, yalanı hoş görür.
Sonra da “Biz Müslümanız” diye göğüs kabartır.
İşte o süslümanlar, dürüst insanın en sinsi celladıdır.
Çünkü açık düşman gibi saldırmalar.
Güler yüzle yaklaşır, arkadan vururlar.
“Din kardeşiyiz” derler, sonra sırtına hançeri saplarlar.
Dürüst insan,
çocukluğundan itibaren öğrenir ki susmak daha kârlıdır.
Ama susamaz.
Çünkü vicdanı izin vermez.
Konuşur.
Ve konuştuğu an kapılar kapanır.
İş bulamaz, dost bulamaz, destek bulamaz.
Etrafındaki herkes “Biraz yumuşak konuşsan”, “Bu kadar net olma”, “Söyleme, başın ağrır” diye öğüt verir.
Sanki başı ağrımayan tek insan odur.
Sanki yıllardır çektiği azap yetmemiştir.
Doğru konuşan insanın hayatı,
başkalarının rahatı için feda edilmiş bir azaptır.
Sabah uyandığında bile yorgundur.
Çünkü gece boyunca vicdanı onu uyutmamıştır.
Gündüz ise insanların ikiyüzlülüğü onu boğar.
Her gülümsemenin arkasında bir çıkar,
her iltifatın arkasında bir hesap,
her “kardeşim” hitabının arkasında bir tuzak arar hale gelir.
Güvenmek ister, ama güvenemez.
Sevmek ister, ama sevilmediğini bilir.
Konuşmak ister, ama konuştuğunda yalnızlaşacağını bilir.
Yine de konuşur.
Yine de dürüst kalır.
Yine de eğilmez.
Çünkü eğildiği an,
bütün çektiği azabın hiçbir anlamı kalmayacaktır.
Çektiği çile, taşıdığı yalnızlık, yediği ihanetler…
hepsi boşa gidecektir.
Dürüst insanlar kaybeder.
Sevilmezler.
Cezalandırılırlar.
Hayatları boyunca azap çekerler.
Ama bir şey vardır ki,
o azabın içinde bile ellerinden alınamaz:
Vicdanları temiz kalır.
Yastığa başlarını koyduklarında,
içlerindeki ses onlara “Bugün de eğilmedin” der.
Ve o ses,
bütün dünyanın alkışından daha değerlidir.
Bu yüzden dürüst insanlar kaybetmeye devam eder.
Ve kaybettikçe daha da dürüstleşirler.
Çünkü başka türlü nefes alamazlar.
Başka türlü insan kalamazlar.
Kısacası dürüst isen vay haline.
Gazi Şahin
Kul Yorgun
4 Ağustos 2026 Salı
Saat 05:30
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.