İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder
AYSE 09
AYSE 09

gül bahar hatun konağı bölüm29

Yorum

gül bahar hatun konağı bölüm29

( 1 kişi )

1

Yorum

1

Beğeni

5,0

Puan

147

Okunma

gül bahar hatun konağı bölüm29

Ne yapacaksın bunu şimdi Emine ye söyleyecek misin dedi Gül
Yok bu çocuk iyi değil belki aç ben onu önce hastaneye götüreceğim.
Bende geliyorum deyip çocuğu kucağına aldı Gül
Hızla çıktılar
Arabaya binince Mehmet birini aradı telefonla
Sese merhaba hocam dedi neredesin tamam odanda görüşelim bir hasta getiriyorum deyip kapattı
Hastaneye varınca doğru ikinci kata çıktılar ve bir oda kapısını çaldı Mehmet
Gir sesi ne kapıyı açıp merhaba hocam diye selam verdi
Gül bebeği hocaya uzatarak buna bakar mısınız
Bunu nerden buldunuz
Dün annesi alıp gitmişti
Of ya çok aç bu hemen, hemşireyi çağırıp bunu küveze koy ve doyur çabuk dedi
Hemşire bebeği alıp gitti. Kadın
“ Mehmet e dönüp
Anlat seni dinliyorum.
Önce bunu okuyun sonra konuşalım diye mektubu verdi
Mektubu okuyunca vay canına ne anneymiş
Zaten kocam yok demişti
Doğumu ben yaptırdım zor du biraz.
Kadının adı neymiş
Bil mem Emine diye yazdırmış baba yok
Tabi o zaman adam evliydi karısı bizim iş yerimiz de çalışıyor
Bu durumu öğrenince adamdan boşandı ve bu çocuğu da istemiyor.
Şimdi bu çocuk ne, olocak diye sordu Mehmet
Bilmiyorum bunu bildirmek lazım yetkililere
Mehmet düşünceli
Şimdilik kimseye demesek mademki bura da doğdu burada gösterin
Tedavi oluyor diye
Doktor gülümsedi aklından ne geçiyor
Hocam biliyorsun bir evlat kaybettim onu hiç unutamıyorum.
Hayali de sevgisi de hep ben de özlüyorum
Bu kızı onun yerine alsam
Anne olmayınca vermezler.
Sen nasıl bakarsın.
Mehmet güldü ona bakacak insan çok
Neyse şimdilik aramızda, Kalsın çocuğun durumu nasıl
Doktor, gülümseyerek tamam dedi anlaştık
Yalnız uzun sürmesin fazla tutamam
Deyip üçü de bebeğe bakmaya gittiler
Başın da hemşire vardı yavaş yavaş mama veriyor du
Doktor niye kaşıkla veriyorsun diye baktı hemşireye
Hocam çok güçsüz biberonu ememe di
Böyle besliyorum yavaş yavaş.
İyi bak nasıl yutuyor çok açmış.
Doktor tamam devam et
Mehmet e dönüp şimdilik işiniz bitti gidin haberleşiriz
Bebek emin ellerde sonra yine konuşuruz.
Fabrikaya döndüler işe dalınca vakit geçmişti
Öğle sonrası Mehmet yine hastaneye gitti bebeği görünce mutlu oldu hemşire artık biberonla içebiliyor demişti
Sevinçle fabrikaya geldi
Gül merakla nasıl dedi
iyi ve iyileşecek
Akşam eve dönerken yine uğradılar uyuyordu
Hemşire maşallah güzel yiyor demişti
Eve geldiklerinde yine geçti
Merakla nerde kaldınız diye sordu Hülya hanım
Hastaneden geliyoruz
Hayırdır kim hasta
Yok hasta değil bir bebeğimiz var
Ne kimin bu bebek diye adeta bağırdı Oya hanım
Ablam dur şimdilik kim senin değil bu gün fabrikanın kapısına bırakmışlar üç günlük müş
Tabi bizde onu hastaneye götürdük
Şu anda küvez de ama çok iyi maşallah
Kız mı oğlanmı diyen Emineydi
Gül gülerek kız ve sarı saçlı mavi gözlü sanki çok tatlı
Emine onu göre bilir miyim
Tabi sabah götürürüm görürsün.
Hülya ne olocak bu çocuk kimin kim bırakmış ve neden fabrikaya.
Gül bu çocuğun baba
Bizim işçimiz Emine nin eski kocası
Adam biriyle yaşamış çocuk olmuş
Kadın adamı da çocuğu da bırakıp gitmiş
Adam yuvaya vermeye kıyamamış
Eski karısına baksın diye fabrikaya bırakmış
Şimdi ne olocak.
Kadın baştan daha bakmam dedi iki çocuğu var zaten onlara zor bakacak
Doktorla konuştum yuvaya vermeyelim dedim yani bana ver der gibi bakalım
Emine gözleri yaşlı o çocuğu bana verin ben bakayım
Yıllardır çocuk özlemi ile yaşadım
çocuk yüzünden yuvama kuma geldi
ama kadın çocuğunun yüzünü bile göstermedi.
İmkan varsa bunu bana yapın
Gündüz ler geçiyor burada ama geceler çok zor bir çocuğum olsaydı onunla avuturdum kendimi
Göz yaşları yanaklarında süzülüyor mavi gözler buğulu
Denizler gibiydi derinlerinde hüzün vardı
Oya hanım yanına geldi ve sarıldı
Canım seni anlıyorum dur bakalım hele sabah olsun gün neye doğar
Mehmet te hüzünlenmişti.
Onun da içinde evlat acısı var dı
Hiç unutamadığı soğuk yüzünü görmüştü oğlunun
Neyse hele sabah olsun bakalım rabbim ne yazdı.
Artık Şubat tı günler az da olsa uzamaya başlamıştı ve hava değişken
Sanki yalancı bahar dı konaktaki güller yaseminler hanım elleleri mor salkım olan çiçekler yavaş yavaş güne merhaba diyor du
Güneşle uyandılar kahvaltı yapıp Emine ve Hülya hanım da gelmişti göreyim bu kızı diye
Önce Metin i bıraktılar sonra hastaneye gittiler
Bebek mamasını yemiş göbeği düşmüş sakince yatıyor du. Mavi gözleri ışıl ışıl dı.
Uzaktan sevdiler ve doktorun odasına gittiler
Doktor onları görünce hoş geldiniz diye gülerek karşıladı Hülya hanımı da tanıyormuş
Emine sabırsız ca doktor hanım
Adım Emine uzun yıllar evli kaldım çocuğum olmadı
eşim kuma getirdi ben evlat hasreti ile yandım kavruldum
Ne olur bu bu bebeği bana verin evlat hasretim bitsin
bir kaç ay önce eşimi de kaybettim kalabalık içinde çok yalnızım
Diye göz yaşı döktü
Bakın bana benziyor oda çakır benim gibi
Doktor ne diyeceğini bilemedi
Seni anlıyorum da bir sürü kanun var
Hülya hanım doğum yapanın adı neydi
Doktor gülümsedi Emine
,işte annesi dedi gülerek Hülya hanım.
Bu da Emine.
Ben bir şey yapamam
Baş hekimle konuşalım
Konuşalım diye gittiler doktor anlattı ve mektubu gösterdi.
Baş hekim düşünceli
Bu nasıl olacak kimse bilmeyecek.
Anne kayıp baba bu diyarı terk etmiş zaten babanın adı yok kadın kocam yok demiş
Başkada hiçbir açıklama yok
Bir tek Emine
Hülya hanım bu da Emine
Baş hekim bu hanım neyiniz oluyor diye sordu
Ben Hasan ağanın kız kardeşiyim dedi Emine
Şu fabrikatör.
Ama artık değil evi çocuk yuvası oldu
Doktor sahi duymuştum gerçek mi bu
Evet dedi Mehmet gerçek
Şimdilik on çocuk ve iki evsiz kadın kalıyor
Baş hekim doktora baktı bu mektup bir vasiyet
Bunu uygularız
Çocuğun durumu nasıl iyi kim biliyor bu işi hiç kimse
Peki ana belli Emine ya baba Mehmet ben babalık yaparım
Doktor
efendim biraz biliyorsunuz
Mehmet beyde evlat acısı yaşadı bu ona bir teselli olacak ne dersiniz
Bun da yalan dolan yok
haksızlık yok bunlar terk edilmiş bir çocuğa sahip çıkmak istiyor
Doğum yapan Emine çocuk isteyen Emine.
Baş hekim gülümsedi
Doktor hanım taşlar gediğine oturdu mu
Bence tam oturdu şikayet eden yok arayan yok
İyi o zaman işlemleri tamamla çocuğu ver buralarda oyalanmasın.
Emine göz yaşları içinde sarıldı doktora
Allah razı olsun diye
Ne diyeceğini bilemiyor göz yaşlarını durduramıyor du.
Doktor baba adını da yazacağım dedi
Mehmet e bakarak sonra Emine ye döndü kabul mu
Genç kadın sanki çocuğu elinden alacaklar gibi korku dolu kabul dedi kabul.
Hadi o zaman işlemleri tamamlayalım
Yarım saat sonra bebek ellerinde çıktılar hastaneden
Sevinçleri anlatılmazdı bunun ne çok ihtiyacı var şimdi nasıl alacağız
Alırız dedi Hülya hanım ben büyük annesiyim unutmayın diye gülüyordu
Eve geldiklerinde herkes şaşırdı ve çok sevindi
Şimdi neler lazım liste yapalım diyen Hülya hanımdı
Öncelikle giyecek ve maması bezleri
Tatlı bir sohbet ve heyecan vardı.
Mehmet telefonla Kopili aradı ben bu gün Alilerin yanına gidemeyeceğim sen gitsen o çocuklar haraç istemeye gelirse
Tamam usta oradayım
Sağ ol

AYŞE KARAN
DEVAM EDEk

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Gül bahar hatun konağı bölüm29 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gül bahar hatun konağı bölüm29 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
gül bahar hatun konağı bölüm29 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
29.7.2026 11:22:10
5 puan verdi
Hastanede hekimlerin insaniyeti, Emine’nin yıllardır içinde taşıdığı evlat hasreti ve Mehmet’in kendi yaşadığı evlat acısıyla bu masum bebeğe kol kanat germek istemesi son derece başarılı bir kurguyla birleşmiş. Doğum yapan kadının adının da Emine olmasıyla "taşların gediğine oturması" ve bürokratik engelin vicdani bir kararla aşılması okuyucuyu rahatlatan harika bir dönüm noktası oluşturmuş.
Sıcaklığı, sürükleyiciliği ve hüznü umuda dönüştüren duygusu yüksek bir bölüm. Ayşe Karan'ın yüreğine ve kalemine sağlık. Devamını merakla bekliyoruz.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL