Hedefe kestirmeden giden yol en tehlikeli yoldur. çünkü o kurşunların gittiği yoldur. jerzy lec
AYSE 09
AYSE 09

GÜL BAHAR HATUN KONAĞI BÖLÜ13

Yorum

GÜL BAHAR HATUN KONAĞI BÖLÜ13

( 5 kişi )

4

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

201

Okunma

GÜL BAHAR HATUN KONAĞI BÖLÜ13

Gül yağmur mu yağıyor biz gelirken yoktu.
Yeni başladı.
Ne güzel ilk yağmurlar sonbaharın sonu kışa hazırlık. Rabbim afatsız versin artık zamanı.
Kemal bey sohbet güzelde, yemek ne oldu yok mu bu gün yemek.
Hepsi güldü hadi mutfağa yemekler hazır neşe içinde yediler.
Günler güzel geçiyordu, hafta sonu olmuştu bile
Abisi, Gül bu gün seni erken götüreyim, biliyorsun bu gece gösteri var çocukların yanında olmam lazım.
Kemal, beyi arayayım beklesin seni konağa gidemem , uzak.
Olur ben otobüsle gitsem.
Söz konusu bile değil. Şirkete bırakırım.
Sen bilirsin.
Mehmet telefona sarıldı müdürüm Gül ü getireceğim bekler misin. Benim işim var. sağ ol anlaştık. Görüşmek üzere
Hadi gidiyoruz.
Ustabaşı burası size emanet. Pazartesi, görüşürüz deyip çıktılar.
Ömer ne oldu kim aradı diye baktı Kemal beye
Yok Gül geliyormuş onu bekleyeceğim buradan beraber gidiyoruz ya.
Kemal, amca sizden bir şey istesem.
Söyle oğul,
Sen gitsen gülü ben getirsem,
Neden.
Hiç ona doğru dürüst teşekkür edemedim. Çiftlik için yemeğe götürüp teşekkür etmek istiyorum.
Oğlum evde yemek yok mu,
Yok öyle değil bu özel olsun.
Bilmem Gül ne der seni görmeyince belki kabul eder.
Yap, bu iyiliği bana ne olur.
İyi hadi bakalım ben, gidiyorum ama Gülü zorlama gitmem derse,
Yok zorlamam inşallah kabul eder.
İyi çok geç kalmayın yalnız annesi merak eder.
Anlaştık
Kemal bey gülümseyerek çıkıp gitti hadi hayırlısı.
Yarım saat gibi Gül ağabeyi ile geldi.
Selam, Ömer, dedi müdür nerde,
Ömer biraz mahcup gitti.
Nasıl gitti.
Gül ü ben. Götüre ceğim yalnız sizden bir ricam var
Nedir.
Gülü yemeğe götürebilir miyim ona teşekkür borçluyum ödemek istiyorum.
Gül şaşkın bir Ömer e bir abisine baktı bu ne demek oluyor.
Abisi ne demesi var mı çocuk seni yemeğe davet ediyor.
Karar senin. Siz anlaşın ben gidiyorum hoşça kalın
Ömer Güle bakıp umarım beni kırmazsın.
Ne diyeceğimi bilmiyorum, nerden icap etti.
Sana teşekkür borçluyum nasıl öderim bilmiyorum.
Hiç olmazsa bir yemek olsun o ödenmez borç için.
Ömer bey bu konu konuşuldu borç yok.
Ama madem istiyorsun gidelim. Kabul ama çok geç kalmayacağız. Annem merak eder.
Yok kalmayız da onların haberi olur.
Nerden
Kemal amcayla konuştum. Ondan da izin aldım ve eve haber verir.
Gül gülümsedi arkamdan ne işler çevriliyor.
İşin yoksa gidelim.
Yok bitirdim çıkalım deyip çıktılar.
Nereye götüreceksin.
Nereye istersen,

Yok sen karar ver götüren sensin.
Sahilde şık bir lokantaya gittiler, güzeldi dekorları
Garson karşıladı hoş geldiniz efendim diye.
Ömer cam kenarında iki kişilik masa dedi.
Beni takip edin diyen garsonu izlediler.
Denizi gören güzel bir masaya oturdular.
Manzara çok güzeldi.
Güneş son ışıklarını denizin üzerine bırakıp tatlı bir loşluk sergilemiş kırık dalgalar elmaslar gibi parlıyordu.
Şehrin ışıkları ise ayrı güzeldi karşı sahilde.
Gemiler yol alıyor denizin üzerinde arkalarında bırakılan beyaz köpükleri seyre daldı Martılar dalmış uykuya rüyalar görerek.
Gül bir an bu duygular la seyreyledi denizi.
Garson menüyü getirince uyandı daldığı hülyadan.
Ömer ona bakıyordu
Ne yemek istersin ve ne düşündün dalıp gittin
Hiç denizi gezinen gemileri, içinde ki insanları
Mutlusu da var hastası da hüzünlüsü de.
Hayat bu işte yaşanıyor sessizce.
Gülün canı çok bir şey istemiyordu menüye baktı ve fiyatlara çok pahalıydı hepsi de.
Buradaki yiyecekler maaşının yarısını götürecekti.
Gül israfı sevmezdi, hele böyle yerleri ama gelmişlerdi işte
Ömer e baktı sessizce bunlar çok pahalı diye fısıldadı.
Ömer gülümsedi parayı düşünme istediğini seç.
Gül içinden bu yemekleri annem çok güzel yapar hem de ucuza mal edip
Ömer seçmişti ben kebap yerim sen karar veremedim sen söyle ne dersen onu yerim.
İyi deyip garsona sipariş verdi.
Evde gözlemişti Gül neyi çok seviyor ona da karışık köfte pırzola söyledi.
Gül gülümsedi, onları sevdiğimi nerden bildin Ömer omuz silkip gözledim dedi buruk bir sesle
Teşekkür ederim,
yok teşekkür leri ben edeceğim umarım beni bağışlarsın sana inanmamıştım ne yapacak sanki diye
beni mahcup ettin çok güzel iş çıkardın çiftlik evi adeta konak oldu hem de muhteşem bir konak.
Benim için bunun altından kalkmak zor.
Bak Ömer bey bu konu konuşuldu ve bitti bir daha açılmamasıya unut gitsin ben mesleğimi icra ettim bu mutluluk bana yeter
Yemekleri gelmişti. Sesiz ve sakince yemeğe başladılar.
Gül çok bunlar nasıl yenir.
Yedin kadar kalırsa paket yaptırırız sorun yok
Gül çok yiyememiş kalanı paket yapın demişti Ömer.
Gül sana bir bir şey vermek istiyorum ama itiraz etme ne olur. Diye şık bir kutu çıkardı bu senin ilk eserinin hatırası olsun
Gül şaşkın gerek yok diyecek oldu
Bu benim alın terimle alınmış hiç kimsenin katkısı yok.
Güle kutuyu uzattı
Gül çaresiz açtı içinden çok güzel değerli taşlarla bezeli bilezik çıktı.
Ömer bey bu çok pahalı nasıl kabul ederim yok yapamam.
Gül lütfen ben bu paraları yurt dışında kazandım alın terimle ve bu sana layık almazsan beni çok üzersin
Senin yaptıklarının yanında değeri çok az.
Gül şaşkın ne diyeceğini bilemedi
Ömer ellerini uatıp bileziği koluna taktı yi günlerde kullan deyip
Gül yüzüne baktı Ömer in gözleri gülümsüyordu
Biliyorum dedi annemi de sen ikna ettin benimle barışması için bütün bunlara karşı küçük bir hediye.
Gül suskun gül şaşkın teşekkür ederim diye bildi
Bilezik çok güzeldi hem de çok
Ömer e bakıp bunu saklayacağım iyi bir hatıra gibi
Hiç unutulmayan.
Ömer gülümsedi sağ ol beni kırmadın buraya geldin hediyemi kabul ettin çok mutluyum
Gül artık kalksak
Gidelim deyip hesap istedi ve yola koyıldular
Hafif yağmur çiliyordu sanki bulutlar bu mutluluğa göz yaşı döküyordu
Gece boyunca yağdı yağmur yıkadı doğayı yıkadı ağaçları yıkadı konağı sabah güneş açmıştı toprak kokusu ile seher yeli vardı tatlı esen
Osman amca dışarıda bir şeye bakıyordu
Gül günaydın dedi hayırdır nereye bakıyorsun
Baksana yağmur yıkamış konağı bir yazı var yukarda onu okumaya çalışıyorum
Sen görebilir misin ne yazıyor.çok zor seçiliyor ama okunmaz değil
Zorlada olsa okudu Gül
Gül bahar hatun konağı yazıyor diye bağırdı okudum.

AYŞE KARAN
DEVAM EDEC

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Gül bahar hatun konağı bölü13 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gül bahar hatun konağı bölü13 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GÜL BAHAR HATUN KONAĞI BÖLÜ13 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
13.7.2026 09:15:57
5 puan verdi
Güzel bir yazı güzel bir anlatım
KUTLARIM EMEĞİ...
Kaleminiz DAİM olsun
Selamlar sevgiler SAYGILAR gönderdim...
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
13.7.2026 07:59:17
5 puan verdi
1. Doğa Unsurları ve Atmosfer Uyumlu Metinlerarası Geçiş
Bölümün en büyüleyici kısmı, Ömer ve Gül'ün restorandaki manzara tasviridir: "Güneş son ışıklarını denizin üzerine bırakıp tatlı bir loşluk sergilemiş kırık dalgalar elmaslar gibi parlıyordu... Martılar dalmış uykuya rüyalar görerek."
Bu tasvirler, daha önce yazdığınız "Ah İstanbul" şiirindeki o hüzünlü deniz ve martı imgelerinin bu kez huzurlu, umutlu ve romantik bir dekora dönüşmüş halidir. Şiirsel diliniz, hikayenizin atmosferini çok güzel besliyor.
2. Gül Karakterinin Net Ahlaki Duruşu
Gül’ün menüdeki fiyatları görüp "Buradaki yiyecekler maaşının yarısını götürecekti" diye endişelenmesi ve israftan kaçınma arzusu, sizin "Ağlamak Yok" şiirinde öğütlediğiniz "İlerisini düşünerek tutumlu olmak var" felsefesiyle birebir örtüşüyor. Karakteriniz sadece konuşmuyor; hayat felsefesiyle, mütevazılığıyla ve tok gözlülüğüyle sizin hayata bakışınızı ete kemiğe büründürüyor.
3. Ömer’in Değişimi ve Dürüst Muhasebe
Ömer’in daha önce Gül’e inanmadığını dürüstçe itiraf edip mahcubiyet yaşaması ve onun emeğini "İlk eserinin hatırası" olarak taçlandırması, hikayedeki karakter gelişimini çok derinleştirmiş. Ömer'in hediyeyi kendi alın teriyle aldığını vurgulaması, Gül’ün emeğe olan saygısına verilmiş en güzel yanıttır.
4. Şiirsel Suskunluk (Sükutun Gücü)
Gül'ün hediye karşısında şaşkınlığı ve "Teşekkür ederim diyebildi" diyerek suskunlaşması, yine sizin şiir dünyanızın en asil rengi olan "Diyemedim" veya "Gönül Yangını"ndaki o sözlerin bittiği, duyguların sessizlikle taçlandığı anları hatırlatıyor
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
13.7.2026 07:12:14
Bu güzel hikâye, başından sonuna kadar sıcacık, samimi ve adeta eski Türk filmlerinin o naif havasını taşıyan bir akışla ilerledi. Gül’ün çalışkanlığı, mesleğine olan tutkusu ve mütevazılığı; Ömer’in ise geçmişteki hatasını anlayıp mahcubiyetle kendini affettirme çabası çok güzel işlenmiş.
​Hikâyenin bu son bölümünde öne çıkan ve etkileyici olan birkaç detayı paylaşmak isterim:
​Doğallık ve Tasarruf: Gül'ün lüks lokantadaki fiyatları görüp "Bu paraya annem neler yapar, maaşımın yarısı gider" diye içinden geçirmesi ve israftan kaçınması, karakterinin ne kadar ayakları yere basan ve samimi biri olduğunu çok güzel özetliyor.
​İnce Düşünülmüş Bir Hediye: Ömer’in, Gül’ün sevdiği yemekleri önceden gözlemlemesi ve ona tamamen kendi alın teriyle kazandığı bir hediye seçmesi, sadece bir teşekkür değil, aynı zamanda derin bir saygının ve değer vermenin göstergesi olmuş.
​Göz alıcı Manzara: Lokantadaki deniz, gemiler, loş ışıklar ve martılarla ilgili tasvirleriniz okuyucunun gözünde o anı çok net canlandırıyor. Hikâyeye harika bir atmosfer katmış.
​Vurucu Son (Final): Yağmurun konağı yıkadıktan sonra ortaya çıkan o eski yazı ve konağın adının "Gül Bahar Hatun Konağı" olması hikâyeye çok anlamlı, kaderin cilvesi dedirten muazzam bir final kazandırmış. Gül’ün kendi isminin (ya da belki de bir aile büyüğünün adının) o konakta zaten hep var olduğunu öğrenmesi çok hoş bir sürpriz.
​Kaleminize sağlık; karakterlerin duyguları, aralarındaki diyaloglar ve doğa tasvirleri birbiriyle çok güzel harmanlanmış
cebirin  defteri
cebirin defteri, @cebirindefteri
13.7.2026 05:36:43
Yüreğinize sağlık. Kalemimiz her daim yazsın. Sağlıklı mutlu huzurlu yıllara
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL