Kadınlar zayıftır;ama analar kuvvetlidir! victor hugo
-Tesbih-
-Tesbih-
VİP ÜYE

Jüli: Şiir ve Müzik

Yorum

Jüli: Şiir ve Müzik

( 12 kişi )

11

Yorum

44

Beğeni

5,0

Puan

1519

Okunma

Okuduğunuz yazı 7.7.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Jüli: Şiir ve Müzik

Jüli: Şiir ve Müzik




Çayın buharı çoktan çekilmişti. İnce belli bardağın dudağında silinmeyen bir iz, masanın üzerinde dağılmış birkaç ekmek kırıntısı. Camın önündeki fesleğenin yapraklarında öğleden sonranın ışığı.Kapının yanında duran iki çift ayakkabı. biri sokağa, biri eve dönük. Aynı eşiğin sessizliğini taşıyorlardı.

Bu odadan bir gün Turgut Uyar geçseydi, pencerenin önünde biraz oyalanırdı belki.Pencere aynı pencere, ışık aynı ışıktı.

Jüli.

"Kalbimdeki okyanus gözlerin susmakla demek arası bir es her kelam dilimizde pürpürüm bildiğin gibi."


Söz odanın içinde dolaşmadı; masanın üzerine, dikiş kutusunun açık kapağına, mavi ipliğin yanındaki siyah makaraya ilişti. Tek kalmış düğme avuç içini bekler gibi duruyor, çekmecenin dibindeki eski anahtar yıllardır çevrilmeyen bir kapıyı hatırlatıyordu. Masanın köşesindeki çatlak fincan olduğu yerde duruyordu.

“Bildiğin gibi...”

Sanki o cümle çok önceden söylenmişti de, odadaki her eşya payına düşen sessizliği o günden beri taşımayı sürdürüyordu.


Sabah erkenden karılan harç, akşama doğru ağırlaşıyor. Bir kova su. Açılmış bir çimento torbası. Küreğin ucunda aynı günün yükü. Duvar boyunca dizilen tuğlalar. Sıvanın altında kalan parmak izleri. Akşam, hepsini aynı griye bırakıyor. Sokağın ucundan geçen biri yalnızca yükselen duvarı görüyor. İçerideyse omuzların taşıdığı başka bir ağırlık.

Jüli.

"Ben kendimi bulmanın sancısı Benim bir inşaata çimento taşımam abes Zerafet diye bir kelimeyi alıp dilime Evirip çevirsem şeker niyetine."


Şiir sustuğunda kürek yeniden harca girdi. Kireç kokusu havada asılı kaldı. Bir torba daha açıldı. Suyun rengi yavaşça değişti. Avuç içinde çevrilen "zarafet" kelimesi. Çocukluğun bayram sabahlarından kalmış küçük bir şeker. Dilin gerisinde yavaşça eriyen bir tat.


Kapının eşiğinde yılların bıraktığı ince bir aşınma. Askılıkta koyu renk bir ceket. Cebinde katlanmış beyaz bir mendil. Koridora sinen hafif naftalin kokusu. Duvardaki saat, akşamı ağır ağır taşıyor. Kapının önünde yan yana duran ayakkabılar. Çözülmüş bağcıklar. Masanın üzerinde yarım kalmış bir bardak çay. Pencereye usulca çekilen akşam.

Jüli.

"Hüzzam makamında seyrü seferdi işte Ayakkabılarımı kapının kapısına koymuşlar Gitmeye hazır misafirim."

Odanın içinde eski bir gramofon. İğne aynı yerde dönüyor. Kapı aralık.Hüzzam eşiğe ilişiyor.


Gece pencerenin önüne erken geliyor. Camın üzerinde birkaç parmak izi. Masanın ortasında sedef kakmalı küçük bir kutu. Ay ışığı kapağın üzerine düşüyor; odanın içindeki her şey aynı solgun parlaklığın içinde.

Jüli.

"Yaşamadın, bilemezsin inci nedir; görmedin gecenin en derin yerinde göğe bakmayı, böğüre böğüre."

Pencerenin dışında gökyüzü. İçeride sedefin sessiz parıltısı. Ay ışığı ikisine de aynı sessizlikle değiyor.


Terzi masasının üzerinde açık bir makas. Yanında siyah iplik, tebeşir tozu, yarım kalmış bir ceket. Pencerenin arasından süzülen akşam ışığı, kumaşın üzerine ağır ağır yayılıyor. Masanın kenarında milaj kâğıdı. Üzerinde iğnenin bıraktığı ince delikler.

Jüli.

"Başımdaki müzmin ağrıyı ince ince işliyoruz Siyahın her tonunda senle konuşabilmek Söyledim, kimse kimseye bir şey borç taşımıyor."

Makas olduğu yerde. İplik makarasında. Kumaş masanın üzerinde bekliyor. Akşam, pencerenin ardından içeri süzülürken siyahın her tonu birbirine karışıyor.


Sabah, gölün üzerine ağır ağır iniyor. Kıyıda birkaç ıslak taş. Suya bağlı küçük bir kayık. Halatın liflerinde tuzun bıraktığı beyazlık. Karşı kıyı, ince bir sisin ardında.


Hüzün, öfke ve sessizlik..

Bir nilüfer suyun ortasında. Yaprağın üzerinde tek damla. Kıyıya vuran küçük halkalar, sabahın ilk ışığında usulca genişliyor. Uzakta bir ev. Bacasından yükselen duman, suyun sessizliğine karışıyor.


Oda yine aynı oda. Masanın üzerinde eski fotoğraflar. Pencerenin önünde fesleğen. Kapının yanında yan yana duran ayakkabılar. Dikiş kutusu açık. Çekmecede eski anahtar. Bardağın dibinde çay tortusu. Gün, camın üzerinde solgun bir iz bırakıyor.

Jüli.

"Yok başka hayat, güzel yaşa her anını. Günler gelip geçer, nefes almak büyük şanstır. Sevdiğini söyle ona..."

Oda sessiz. Fesleğen pencereye dönük. Anahtar çekmecede.

Kapının aralığından ince bir ezgi geçiyor.

Jüii ve Si Be Mol

...

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (12)

5.0

100% (12)

Jüli: şiir ve müzik Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Jüli: şiir ve müzik yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Jüli: Şiir ve Müzik yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Jüli d.
Jüli d., @efemera
7.7.2026 17:48:29
5 puan verdi
Önce kocaman bir gülümseme insan ve şair yanına :)
Sonra duymak içselleştirmek ve söz ile dokunmak başka bir insana. Teşekkür ederim verdiğin değere.

Yazını okuyunca dönüp kendime baktım mecazen.

Bir başka insanda rezonans oluşturan pek çok isim bilirim hayranlıkla okuduğum. Onlardan biri olmak keyiflendirdi.(Mütevazı olamayacağım :))))


//paslı makasla ikiye ayırdığım umudun ipleri
bütün yalanların arkasına saklandım
dövüşemem çok yorgunum
hem herkes haklı hem saçım başım dağınık

otursan ya
konuşur çay içerdik merdivenlerinde evin
başka şehirlerdeki birini özlerdik senle//


Sevgili Tesbih yüzümde kocaman bir gülümsemeyle sayfana bakıyorum.

Daim ol, yi ol sevgili kardeşim.
ayşe1
ayşe1, @ayse1
8.7.2026 16:44:56
5 puan verdi
Edebi değeri özel ve üstün. Ayrıcalıklı bir vefa örneği sunumu. İnsanı yaşam sevinciyle buluşturan , kavrayan ve gururlandıran.
Gönülden kutlarım.
Sevgiler, esenlikler.
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
8.7.2026 16:22:07
beğeniyle okudum kutluyorum
DÏYAR FERZAN
DÏYAR FERZAN, @dyarferzan
8.7.2026 11:45:04
5 puan verdi
Ustaca her cümle her sözcük
Seçkin
İtina ile işlenmiş
Dostluğun en güzel renginin yansıması


Tebrik ediyorum Tespih şair

Kıyısız selam ile
Beyzade
Beyzade, @beyzade2
8.7.2026 10:15:07
5 puan verdi
Tebrik ediyorum. Selam ve saygılarımla.
Emine Elif
Emine Elif, @elif-v-mim
8.7.2026 10:08:22
5 puan verdi
Yazı güzel ve başarılı.
Konu hoş. Dostlukların şiire dönüşmesini okumak ayrı güzel.

Güne seçilmesini kutlarım.
hüzünlükent
hüzünlükent, @huzunlukent1
8.7.2026 00:04:16
5 puan verdi
Tebrik ediyorum canı gönülden
Sevgiler olsun🤍
Etkili Yorum
Yahya İncik
Yahya İncik, @yahyaincik
7.7.2026 17:57:29
5 puan verdi
Şairinlerin; şairlere en güzel armağanı, şiirilerine dair yapmış oldukları değinileridir. Böylesi bir yazımı kaleme almak için şairin yaşamına ve serencamına ortak olmak ve bu yaşamla ünsiyet bağı kurmak gerekir.

Tesbih şair ve Jüli aynı altın makasın biçtiği imge dünyasından II. Yeni süreğinde buluşturan bu bağlamda Turgut Uyar'ın [Terziler Geldiler] şiirindeki teyelleri söke söke buluşması bu yazının ana omurgası oluşturmuşken;

Sanki, inşaat-çimento derken ; antikacı Edip Cansever kapalı çarşıdaki dükkanın çatı katından,
Taaa Ömer Edip Cansever imzasını taşıyan [ Şekerli Gerçek ] şiirinden vazgeçip [Umutsuzlar Parkına] oturan bir dolu insanın ruh iklime işaret ettiği döneme göz kırpmaktadır.

Evlerin şairi Behçet Necatigil :

Küllerdirdiği sigaralarını uç uca ekleyerek yaza durduğu [ Nilüfer] Tesbih ve Jüli'nin kavuştak noktası olarak yazıdaki yerine Belkıs tahtına otururcasına yerleşmiştir.

Sedef kakmalı kutunun sakladığı anahtar Necatigil'in üvey anne elinde yaşadığı acıların ve aç susuz uyuya kaldığı odanın anahtarı olabilir mi ? Ya da her çocuğun gizli hazilerini saklamayı düşündüğü dünyasının anahtarı mı ? Bu soru açık uçlu olarak okura bırakılmıştır.

Belki de ; Küçük kızın kilitli bir hatıra defterinin anahtarı olması bile yazının kurgusuna uyabilir mi ? Okur bunu düşünmeden edemiyor bunu en iyi yazarın bildiği gerçeğini yadsımadan.

Gramafon iğnesi taş plağa her deyişinde hüzün makamı olan hüzzam bir ezgi perdeyi havalandıran rüzgar eşliğinde fesleğenlerin kokusunu kırık pencere camından içeriye yayarken zarif bardağın dibinde Tanpınar'ın [Saatleri ayarlama enstitüsü ] sökün ediyor ve muvakkitler saat kulesindeki çarkların kırılan dişlilerini onarmaya çalışıyor gibiler adeta .
Ve iki şairin şiirlere ortak ettiği melankolinin ayarını yapıyorlar gibi.

Doğa kendi ıslığıyla melodisini biteviye seslendirirken jazz'ın siyahi hüznü yazının temasına bir müzik resitali gibi nakş oluyor.
...
Böylesi bir yazının kaleme alınıp bizlere sunulması bir şans olmalı diye düşünürken, iki şairin on yıllardır şiir evrenlerini takip eden bir okur olarak beni büyülediğini söylemeden edemeyeceğim.

Şiir ve Müziğin bu buluşması bir okur olarak çokça tebrik ediyorum.

Sonsuz sevgimle
Etkili Yorum
Tüya
Tüya, @tuya
7.7.2026 17:10:35
Farklı bir hikaye, farklı bir doku ve anlatı tekniği ki, ipeksi pasajlarla bağ oluşmuş aralarında, bütünleşmiş...

Dilin yalınlığıyla, Turgut Uyar da aynı kare içine alınmış, anılmış...

Çok çok güzel, Tesbih şairim.

Sana da, T. Uyar'a da sevgiler olsun.

Müjgan Akyüz
Müjgan Akyüz, @mujganakyuz
7.7.2026 15:08:52
5 puan verdi
Tüm zamanlarına ortak olduk bu naif terzinin, beraber yaşadık, gördük gibi sanki, çok başarılı.
Tebrikler, sevgiler
Etkili Yorum
Davidoff
Davidoff, @davidoff
7.7.2026 13:45:24
5 puan verdi
Ürperdim. . . Yalan yok.

Bir kalem bu kadar mı güzel anlatabilir:

''Yaşamla barışık, kibar bir terzinin masanın üstünde bütün mirası olan o makasını, tebeşirini bırakıp hoşçakal bile diyemeden gidişini.


Bu satırları Turgut Uyar okumalıydı.

Ruhu Şad olsun.


Tebriklerimle.


© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL