Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar. herbert spencer
Sözlerim yüreğim
Sözlerim yüreğim

Sonradan anlıyor insan

Yorum

Sonradan anlıyor insan

( 2 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

314

Okunma

Sonradan anlıyor insan

Çok karmaşık herşey fazlasıyla üstelik.
Gördüğüm ile hissettiğim birbirini tutsada, bir olmamasını yeğlerim.
Düşüncelerim zıt olsa, ayırşıssa ve hiç var olmasa,
Nasıl bir kader ki, istikamet aynı, sapan yolundan ayrılan yok.
Farkındayım herşey çok karmaşık yaşadığım onca sıkıntılar gibi,
Kendime sormaktan çok yoruldum neyin içindeyim?
Neden niye herşeyin illaki bedeli olmalı
Olmalı da iyiliğin hakkın yada merhametin de bedeli olabilir mi?
Oluyor muş muhtemelen kendime merhametsizliğimin!
Keşke yalnızca ben bana, merhametsiz olsaydım bir şekilde telafi edebilirdim.
Kendimle tanıştığım, kendimi bulduğum günden beri sağ omzunu teselli eden bir Kadın olarak zaten öğrendim.
Başkaları uğruna girdiğim yollarda hala kaybolsam da önceliğim "ben " demeyi yeni anlamış olsamda.
Ruhumun kıyılarına yer eden insan kalabilme çabası,
Yüreğime mühürlediğim vicdan sahibine bağlı.
Gözlerime, yüzüme ellerime ve hüznü giyinen bakışlarıma
Çoktan gark ettiim merhameti!



Etmesine ettimde ne kazandım ?
Bu soru zihnimi kurcalıyor
Fazlasıyla insan mı ?
Çokca dost mu ?
Aşk’ la bağlı sevgili mi ?
Parmakla gösterilen emekçi mi ?
Ya da ailemin içinde sevgiyle şımartılan mı?
Hiç biri !!


Bir hiç! Üç harç tek hece , hayatımı baştan sona özetleyen, beni derinlere sürükleyen, vasfımı varlığımı dibe çeken.
Umudun penceresini siyaha boyayan, çiçeğini ezen kökünü koparan.
Nasıl olur da üç harf kırk iki senelik yaşantımın özeti olabilir, çocukluk, gençlik hayaller gerçeği dökülemedi otuzlar en çetini kırklı yıllar ise en yorgun hevessiz ve isteksiz, sol yastığım da yerini aldı.
Yastık demişken, dolmayan boşluğu günbe gün artan yalnızlığı ile bakışıyoruz.
Odamın soğuk duvarlarında solan sadece güzellik değil, acıyı da saklıyor bu duvarlar, kapanan kapı ardında gözyaşı sessiz bir çığlık.
Oysa yalnız yaşadığım bir evde değilim en çokta acıtan bu!
Tek göz bir evde boş odaların tenhalığı sarsa, ışıklar yanmasa zil çalınmasa bu kadar ağır gelmez!
Nasılsa kimse bilmiyor tanımıyor, çevreyle bağım yok deyip kendimi avuturum.
Ama gerçek öyle değil!


Odamın sağ çaprazında Annem, mutfakta banyoda oturma odasında Evin her köşesinde karşı karşıya geldiğim beni doğuran Annem.
Bilhassa yaşantımın son on iki senesinde olan yani yanında olduğum Annem,evlne kalbine yurduna sığamadığım Annem!
Kapı dışında kalan varlığım yerleşemedi, nüfusta ikamette yazdığı gibi değil.
Kağıtlar doğruyu söylemiyor ve maalesef gerçekler de kağıtlara sığmıyor, aynı benim gibi.
Öyle günler geceler anlar oldu ki; acıdan bedenim bitap düştü fiziksel acıların görülmesi ne muazzam, ruhun acısı gibi olsaydı bir de ölüden beterdi insan.
Siz hiç duyguların asıldığına şahit oldunuz mu ?
Ben oldum, hemde öyle bir astım ki ipi geren de, sandalye’yi iten de bendim.
Yada acıdan bedeniniz delirecek duruma geldi mi ?
Ben geldim, her gece deli gömleğini giyindim üstüme, o gece ki hiçbir antideprasan işlemedi.
Uykusuz sabahı sabah eden geceler de şafak sökerken ezanla Rabbime yakaran kalbim, şifa şifa diye dilendim.
Siz hiç ağlayamayan gözler gördünüz mü ?
Ben gördüm, acının bedeni şoklaması, mayınlı tarlaya girmişcesine dona kalmaları.
Ve daha dahası...
Şimdi diyeceksiniz bunları neden anlatıyorsun!
Bir oda içinde aile evinde görünmez olduğumu anlatıyorum.
Evet ben bir görünmezim, bazen etimi çimtikliyorum yada aynaya bakıp kendimi inceliyorum varmıyım diye.
Muhtemelen odamda, bir gün ölüm bulunursa yirmidört saat sonra haberleri olur.
Kendilerine sonradan anlıyor insan deyip hayıflanırlar mı bilmiyorum!

Ben ailesiyle detayları konuşan dertleşen biri değilim.
Anlatsam değişen bir şey olmayacağını bildiğimden,en derin en sarsıcı acılarım küçük görülmüş, kaale alınmamışken kime neyi anlatayım ki.
Aynadaki suretime, kupamda ki çayıma ve kendime defalarca bırakacağımı söz verip bir türlü bırakmak istemediğim sigaram!
Dostlarım bu kadarcık!
Odamın sağ çaprazında uyuyan Annem, sessiz veya bağıra çağıra çığlıklarıma sağırken, kimden neden dostuluk ,bekleyeyim anlamsız değil mi ?

Sonradan anlıyor insan, yitip giden gelmeyecek ,ölen toprağından dirilmeyecek ve kıymeti bilinmeyenlerin, ardından çekilen ahlar feryatlar bomboş olacak.

Ailesini memnun ,edemeyen ne yaparsa yapsın mutlu edemeyen benim gibi görünmez evlatların yanlışı ne ola ki?
Sorulan danışılan herşeyi çözen halleden ama sevilmeyen fark edilmeyen,fazlalık olarak görülen ( bakın bu kısımda görülüyorum)

Saçlarımı en son kim okşadı hatırlamıyorum, hangi zaman diliminde sevildim, en son ne zaman ağız dolusu kahkaha attım bilmiyorum,
İçim çıkana kadar kimin yanında ağladım? Veya korkmadan içimi dışımı paylaştım?
Görüyorsunuz ( yani umarım) soru işaretleri sürgün olmuş bir yaşam yada yaşanmayan...

( devamı...!!!)

A/K

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Sonradan anlıyor insan Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sonradan anlıyor insan yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sonradan anlıyor insan yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
7.7.2026 02:42:59
5 puan verdi
öncelikle tebrik ediyorum...
yazarın, aile içinde fiziksel olarak var olmasına rağmen duygusal olarak görünmez hisseden bir insanın iç dünyasını anlatmakta, öyle ki yazının konusu tam olarak yalnızlık, değersizlik hissi, karşılıksız fedakarlık ve anlaşılma özlemi üzerine kurulmuş oldukça güçlü bir iç hesaplaşma niteliğinde, akıcılığı ve yer yer tekrarlara o duygu yoğunluğuna rağmen samimiyeti direk olarak okura geçiyor ve bu da insanın en çok yakınları tarafından nasıl da görülmeme acısını etkileyici bir şekilde yansıtmakta...
gönlünüze sağlık bir çok kişinin yaşadığı ama susmak zorunda kaldığı ya da gerek duymadığı hayatın içinde var olan gerçeklerden olması ilgi çekiciydi başarılar diliyorum ve selam....
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL