Denk olmayan birleşmelerin en kötüsü gönüllerinkidir. chamort
andelip
andelip
VİP ÜYE

NEREYE GİDİYORSUNUZ?

Yorum

NEREYE GİDİYORSUNUZ?

( 5 kişi )

5

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

273

Okunma

NEREYE GİDİYORSUNUZ?

NEREYE GİDİYORSUNUZ?

FE-EYNE TEZHEBÛN? " Nereye Gidiyorsunuz?"

Bazen tek bir soru, ciltler dolusu cevaptan daha tesirlidir.
Kur’ân-ı Kerîm’in insan vicdanına yönelttiği bazı hitaplar vardır ki; yalnız bir döneme değil, bütün zamana seslenir.
İşte Tekvîr Sûresi’nin yirmi altıncı ayetinde geçen:
"Fe-eyne tezhebûn?" " Nereye gidiyorsunuz?"
hitabı da bunlardan biridir.
Bu soru ilk bakışta inkârcılara yöneltilmiş gibi görünür. Ancak Kur’ân’ın üslubu yalnız belirli bir topluluğu değil, insanlığın tamamını muhatap aldığı için, ayetler, her çağın insanına, her seviyedeki mümine ve hatta kendi nefsini sorgulayan her gönle yöneltilmiş ilâhî bir ikazdır esasında...

Istılahî yönden bakacak olursak;
Ayetin merkezinde bulunan "tezhebûn" fiili, Arapçada "gitmek", "yönelmek", "bir istikamete doğru hareket etmek" anlamlarına gelir.
Buradaki soru ise bilgi edinmek için sorulmuş değildir.
Allah Teâlâ kullarının nereye gittiklerini elbette bilmektedir.
Bu soru, belâgatta "istifhâm-ı inkârî" denilen bir üslupla gelmiştir.
Yani:
"Bu apaçık hakikat ortadayken hangi yöne sapıyorsunuz?"
"Neden doğru yolu bırakıp başka yollara yöneliyorsunuz?"
"Hakikatin karşısında hangi mazerete sığınıyorsunuz?"

Gibi manalar taşımakla birlikte, ayet yalnız bir istikamet sorusu değil, aynı zamanda bir muhasebe çağrısıdır.

Kur’ânî Perspektiften bakılınca;
Tekvîr Sûresi’nin bağlamına bakıldığında bu soru, vahyin hakikatini ortaya koyan ayetlerden sonra gelmektedir.
Kur’ân önce vahyin ilâhî kaynağını bildirir, sonra Hz. Peygamber’in getirdiği mesajın doğruluğunu vurgular ve ardından insana dönerek:
"Fe-eyne tezhebûn?" "Öyleyse nereye gidiyorsunuz?" buyurur…
Sanki Kur’ân şöyle seslenmektedir:
Hakikat ortadadır.
Delil ortadadır.
Vahiy ortadadır.
Peygamber ortadadır.
Bütün bunlara rağmen insan başka hangi kapıyı çalabilir?
Bu yönüyle ayet, insanın zihinsel ve ahlâkî sapmalarını sorgulayan alem şümul bir hitaptır.

Tasavvufî Açıdan bakınca;
Tasavvuf ehli için bu ayet çok daha derin bir çağrıdır.
Onlara göre insanın en büyük yolculuğu ayaklarıyla yaptığı yolculuk değil, kalbiyle yaptığı yolculuktur.
Bir sûfî, bu ayeti duyduğunda kendisine şu soruları sorar:
Ey gönül! Sen nereye gidiyorsun?
Dünyaya mı?
Makama mı?
Şöhrete mi?
Nefse mi?
Yoksa Hakk’a mı?

Çünkü insanın bedeni Kâbe’ye yönelirken kalbi dünya pazarında dolaşabilir.
Dili Allah derken gönlü başka ilahlara secde edebilir.

Tasavvufun bütün mücadelesi işte bu noktada başlar.
"Fe-eyne tezhebûn?" sorusu sûfînin kulağında sürekli yankılanan bir muhasebe sesine dönüşür.
Nefsin Yolculuğu ve Ruhun Yolculuğu
İnsan iki farklı davetin ortasında yaşar.


Bir tarafta nefis vardır.
Nefis daima aşağıya çağırır.
Daha fazlasını ister.
Daha çok sahip olmak ister.
Daha çok görünmek ister.

Diğer tarafta ruh vardır.
Ruh ise aslını arar.
Kaynağını özler.
Vatanına dönmek ister.
Bu yüzden tasavvuf ehli:

"İnsan aslında nereye gittiğinin değil, kimi takip ettiğinin neticesidir."
demişlerdir.
Nefsi takip eden dünya gurbetine,
Ruhu takip eden ise Hakk’ın huzuruna ulaşır.


Modern İnsana Sorulan Kadim Soru
Bugün insanlık, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı hareket etmektedir.
İnsanlar çoğaldı,
Yollar çoğaldı,
Araçlar çoğaldı,
Bilgi çoğaldı,

Fakat bütün bu hızın ortasında aynı soru hâlâ canlıdır:
"Fe-eyne tezhebûn?" "Öyleyse nereye gidiyorsunuz?"
Daha çok tüketmeye mi?
Daha çok kazanmaya mı?
Daha çok görünmeye mi?
Yoksa kendinizi bulmaya mı?
İnsan bazen dünyanın bir ucuna gider ama kendisinden bir adım uzaklaşamaz.
Bazen de bir seccade üzerinde otururken sonsuzluğa doğru yol alır.

Netice itibariyle;
"Fe-eyne tezhebûn?" yalnızca bir ayet değildir; insanın vicdanına bırakılmış ilâhî bir ikaz ve ilahi bir aynadır.
Bu soru her sabah yeniden sorulur insana...
Her kararın eşiğinde, her günahın öncesinde ve her tevbenin sonrasında yeniden sorulur.
Belki de insan ömrünün bütün hikâyesi bu soruya vereceği cevaptan ibarettir.
Çünkü mesele yürümek değildir.
Mesele, hangi yöne yürüdüğünü bilmektir.
Ve bir gün bütün yolların sonunda insan, kendisine sorulan o kadim hitabın hakikatini anlayacaktır:
"Fe-eyne tezhebûn?" "Nereye gidiyorsunuz?"


Nereye gidersin, ey gönül söyle,
Hayat bir telaştır, nereye böyle?
Bir avuç dünyaya aldanıp kaldın,
Hakikat açıktır, nereye böyle?

Yolların sonunda bir menzil vardır,
Her nefes içinde gizli bir sırdır.
Kendinden kaçarak, olsan da uzak,
O sana yakındır, nereye böyle?

…andelip…


Not: Bu yazı hazırlanırken teknolojinin tüm imkanlarından istifade edilmiştir.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Nereye gidiyorsunuz? Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Nereye gidiyorsunuz? yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
NEREYE GİDİYORSUNUZ? yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
çiftçi
çiftçi, @ciftci1
26.6.2026 17:39:06
Sen kimsin?
Yol nereye?
Hedef ne?
Kim ki bu kısacık sorulara iradesini ve aklını kullanarak, gönülden yani samimiyetle cevap verebiliyorsa hem gönül erbabı, hem irade sahibidir.
Kısaca aklı başında, kalbi insanca ve hakkaniyetle çarpıyor demektir.
Bütün insanlara Hak ve hakikat yolu dilerim.
Saygı ve selamlar.
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
26.6.2026 10:33:46
5 puan verdi
Kıymetli kaleminizi gönülden tebrik ediyorum..
Her zaman için güzel yazılar yazmaya diyor ve çok kıymetli eseri yazan kaleminize hürmet ediyorum..
Kalın sağlıcakla...
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
26.6.2026 06:57:22
5 puan verdi
Tekvîr Sûresi’nin 26. ayetindeki "Nereye gidiyorsunuz?" (Fe-eyne tezhebûn?) ilâhî sorusunun, zaman ve mekândan bağımsız olarak her insanın kendi iç dünyasını, hayatının amacını ve istikametini sorgulaması gereken evrensel bir vicdan muhasebesi çağrısı olmasıdır.kalemin daim olsun inşallah
Zümrüt Kul Hasani
Zümrüt Kul Hasani, @hasanbelek
26.6.2026 00:28:18
5 puan verdi
Harika eseri ve üstat yazara kut yolluyorum.
Selamlar saygılar sunuyorum ✍️☕🙏
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
26.6.2026 00:26:25
5 puan verdi
Güzel kaleminizi yürekten kutluyorum.
Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL