9
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
308
Okunma
Yüreğin Zindanı...Nefretin Yıkımı..
Kendi Ruhunun İnfazını durdur:
Affetmek
Bir Beraat; Bildirisidir...
Nefret, insanın göğüs kafesine yerleşen ve orayı yavaş yavaş bir mahzene dönüştüren soğuk bir ateştir.
İnsan, öfkesiyle karşıdakini yakacağını sanırken,
Aslında kendi gönül hanesini harabeye çevirir.
Birine duyulan nefret, o kişiyi hayatınızın baş köşesine oturtmaktır; gece yastığa başınızı koyduğunuzda zihninizi işgal eden o karanlık misafir, aslında sizin hürriyetinizi prangaya vuran bir gardiyandır...
Affetmemek..
kendi ruhuna kendi ellerinle kurduğun bir dar ağacıdır.
Sen, "O bunu hak etmedi" dedikçe, aslında ipi kendi boynuna doluyor, o kişinin sana yaşattığı o kara anı, ömrünün her saniyesine nakşediyorsun.
Nefretin kölesi olmak, gardiyanı kendin olan bir zindanda, yüreğini ömür boyu müebbet yemektir.
Kalbin Karanlık Mahkemesi...
Birini affetmediğinde, kalbini bir mahkeme salonuna çevirirsin.
Her gün o kişiyi sanık sandalyesine oturtur, tekrar tekrar yargılar, tekrar tekrar yaralanırsın.
Oysa o kişi çoktan yürüdü gitti; hayatına, gününe, gülüşüne devam ediyor.
Sen ise, o anının küflü dehlizlerinde, celladına aşık bir mahkûm gibi bekliyorsun.
Nefret .. etiğin kişiyi affetmemek..
aslında geçmişin o irinli yarasını her gün yeniden deşmektir; iyileşmesine asla izin vermemektir
.
.
.
Ruhun Beraati...
Affetmek, bir nezaket eylemi değil, bir isyan eylemidir. Nefretin senin üzerine giydirdiği o zifiri karanlık elbiseyi yırtıp atmaktır...
Affediş; "Senin kötülüğün, benim ruhumun üzerinde bir daha asla söz sahibi olamaz" demenin en keskin, en sarsıcı yoludur.
Ruhun, affettiğin an o zindandan tahliye olur.
Çünkü affediş, suçluyu serbest bırakmak değil; kendi kalbini, o kişinin zehrinden mutlak surette beraat ettirmektir.
Artık o kişi senin zihninin, uykunun, rüyalarının sahibi değildir.
Sen, kendi iradenle o kapıyı kilitledin ve anahtarı nefretin o bataklığına gömdün.
"Affetmek, geçmişin üzerine çekilen bir çizgi değil, ruhun kendi kendine okuduğu bir beraat hükmüdür.
Zincirlerinden kurtulmuş bir kalp, karanlığa hükmetmeye başlar."
Artık o ağır yükü omuzlarından indir.
Çünkü affettiğinde küçülmezsin; aksine, o kişiden daha büyük, daha yüce ve daha özgür olduğun gerçeğiyle tanışırsın.
Karanlığın hükmü bitti, kendi içindeki o nurlu adaleti kurma vakti geldi.
Ruhunu prangalayan o eski davayı bugün, şu an kapatmaya cesaretin var mı?
Affetmek, bir insanın kendine yapabileceği en büyük iyilik, kendi yaralarını kendi elleriyle sarmasıdır.
Bırakın o hançer yere düşsün; bırakın elleriniz, nefretin soğuk ağırlığından kurtulup sevginin ve huzurun sıcaklığıyla yeniden dolsun. Geçmişin hapisane bahçesinden çıkmak, artık sizin elinizde.
Kendi yüreğinize dönecek olan o yolu, affedişin sükûnetiyle döşemeye hazır mısınız?
Bu içsel özgürleşme yolculuğunda, kırgınlıklarınızdan arınıp kendi huzurunuza dönmek..
(size en çok hangi yeni kapıları açabilir?)
Yorumlarınız bekliyorum.
Kin, zehirli bir sarmaşık, dolar ince ruhuna,
Veda et o kederin sığmayan her ahına.
Gönlünü ferah eyle, dön sevginin şahına,
Karanlığı gündüze, döndür artık gülüm.
Öfke bir paslı çivi, batar gider özüne,
Söküp at prangayı, bak hayatın yüzüne,
Sevgi rehberin olsun, kulak ver bu sözüme,
Gönlündeki ateşi, söndür artık gülüm.
Hazan Gülü Fatoş...17..06..2026...
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.