Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar. herbert spencer
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1

Yan Yana Ölenler Apartmanı

Yorum

Yan Yana Ölenler Apartmanı

( 20 kişi )

18

Yorum

43

Beğeni

5,0

Puan

1168

Okunma

Okuduğunuz yazı 17.6.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Yan Yana Ölenler Apartmanı

İnsan, tuğlasını zamandan, harcını ise anılardan kardığı çok katlı bir yalnızlıktır.
Dışarıdan bakıldığında tek bir isimle anılan, tek bir çatı altında toplanmış yekpare bir bina gibi görünse de, dış cephenin arkasında birbirine hiç uğramayan, dilleri ve mevsimleri bambaşka onlarca hayat yaşanır.

Dışarıdan bakanlar "Ne kadar güçlü, ne kadar korunaklı bir bina" derler.

En tuhafı da budur ya; İnsan, kendi içindeki bu apartmanın sadece "şimdi" denen giriş katında ikamet ettiğini sanır.
Peki ya katlar arasındaki o merdiven boşlukları? Ya yaşlar, anlar ve anılar, ya komşularıyla arasındaki o mesafe!

Dünya bize mesafeleri kısaltmayı övüp durdu. Teknolojiyi övdü, hızı övdü, yan yana gelmeyi bir başarı saydı.
Oysa insan kendi içine döndüğünde geometrinin kurallarının tersine işlediğini görür. Ruhun mimarisinde mesafeler kısaldıkça soğukluk daha da büyür ve umulmadık bir sızıya dönüşür.

Çocukluğumuz, gençliğimiz, ilk yenilgimiz ve son vedamız... Hepsi aynı binanın içinde, sadece birkaç basamak uymayan tavan yükseklikleriyle birbirinin üzerinde oturuyor. Bir üst kata çıksan gençliğin pencere kenarında rüzgarı bekliyor.. Daha yukarıda yaşlı biri hatıra çayı demliyor,
en tepede ise kimsenin bilmediği bir yalnızlık çamaşır asıyordur gökyüzüne. En alt katta ise çocukluğun dizini kanatmış ağlıyordur.

Şimdi otuzunda, kırkında ya da ellisinde bir odada oturuyorsun. Duvarın hemen arkası, tavanın sadece birkaç santim üzeri on yedi yaşın. Hani o her şeye inanan, gözleri parıl parıl parlayan, dünyayı değiştireceğini sanan o saf çocuk. Aranızda sadece bir kat var. Bir tıkırtıyla duyulacak, bir seslenişle uyanacak kadar yan yanalar. O kadar yakınsındır ki elini uzatıp o çocuğun saçını okşayamazsın. Yakınlığın çaresizliğidir bu.


Dünyanın en büyük yalanı yakınlığın şifa olduğuydu. Yan yana gelirsek eğer ısınırız sandık. Oysa ruhun o daracık, o kapkaranlık apartman boşluğunda geometrinin kuralları birer işkence aletine dönüşür. Orada mesafeler kısaldıkça, soğukluk bir bıçak gibi bilenir. İnsan büyüdükçe katlar örer ruhuna. Ama her yeni kat, bir öncekinin tavanını ezer, onu karanlığa gömer.

Ama asıl ironi de şudur; ’’Birbirine en yakın olanlar, birbirine dokunması en imkansız olanlardır.’’

Fiziksel mesafe azaldıkça katlar arasındaki o aşılmaz zaman bariyeri daha da katılaşır. Mesafe kısaldıkça, o katların arasındaki geçişsizlik insanın canını daha çok yakar, ruhunu daha çok üşütür.

İnsan büyüdükçe genişlediğini zanneder. Ancak hayat her zaman çiçek açmaz. Hayatın ona her mevsim bahar borçlu olduğunu sanır. Bazen tek bir kış gelir ve içerideki tüm tomurcukları kökünden kurutur.

’’Çiçek açmayan hayat, insanı kendi ördüğü duvarların içine gömer.’’

Daha da fenası da var, o da kayıplar.. Gidenlerin ardından açık kalan pencerelerden içeri sızan o soğuk rüzgâra dayanamaz olur bir süre sonra. Ve insan, korumak için kendini, o pencereleri tuğlayla örmeye başlar. Manzarayı feda eder, ışığı feda eder; yeter ki içerideki o kırılgan sakinler daha fazla üşümesin. Bina büyür, katlar yükselir, dışarıdan bakıldığında daha görkemli, daha tecrübeli bir yapı yükselir göğe doğru. Ama içerideki odalar küçülür, pencereler azalır, koridorlar sessizleşir.

Sonra kaçtığı herkesi dışarıda bırakır. Kapıyı kilitler, sokağa çıkmaz, insanları hayatından uğurlar. Telefonları kapatır, şehri terk eder. Kendini bir odaya kapatıp dünyayı yok saymaya başlar.

Peki ya içeridekiler ne olacak? Kendi binanın içinde mahsur kaldığında, o sığınakta seninle birlikte kilitli kalan o eski ölülerden nasıl kaçacaksın?

Giriş katında otururken üst kattan ayak sesini duyduğumuz o eski "biz"den nasıl kaçacağız?
Alt katta durmadan aynı şarkıyı çalan o ilk gençlik sızısını nasıl susturacağız?


İşte insan, ömrü boyunca dışarıdaki dünyayı fethettiğini sanırken, aslında sadece kendi binasının koridorlarında şaşkınlıkla dolaşan bir kiracı olduğunu unutuverir. Kendimize taşınırız bir ömür boyu ama kendi sakinlerimizle anlaşamayız.
Duvarları yıkamayız, zamanı geri sarıp katları birleştiremeyiz. Ama o karanlık koridorlarda içimizdeki o yabancılaşmış sakinlerin kapısını tek tek çalıp onlarla barışabiliriz.

Hayat işte, mekanizması bozulunca bizi asla istediği katta indirmez.
Yıllar geçtikçe bina büyür, sakinleri birbirini tanımaz olur.

Çocukluk gençliği tanımaz.
Gençlik yaşlılığı anlamaz.
Dünün insanı bugünkü yüzüne şaşırır.

Nihayetinde anlar ki insan, kendi inşa ettiği o dikey mezarlığın hem mimarı, hem katili, hem de tabutudur.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (20)

5.0

100% (20)

Yan yana ölenler apartmanı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yan yana ölenler apartmanı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yan Yana Ölenler Apartmanı yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Believe-TüLa(y)L
Believe-TüLa(y)L, @believe-t-layslan
18.6.2026 14:08:57
İnsan nedir?



Din mi!
Kitap mı!


Ya da
Melek
Ya da
Şeytan




Yapaya yazdırıp;
Maral okumasınlar zira müslim fetvalarının naylon poşet
işleri
Kangrenli flu bir Lahza
👇🏻
Balçık ve İrin Çorbası
Şişhane boyları çukur aman dikkat!!




Tepemin tepesi çatladı
21 gündür dirilip
öldüm
Öldüm dirildim

En basitçe buraya bir örnek vereyim.
İnsanın ruh abdesti vardır yani o abdest nurdur ışıktır.


Rahmanın en Kutsi mührü budur.
Öyleyse ne diye ruhsallıkların şiirlerine tecavüz
etme var.

Kul hakkı var mı var….

Ve tabi iftiralarda çabası.
Damga vuran damganın ta kendisidir.
Şiirlerde ona buna iftira atıp yazıp gurur abidesi gibi gerilmeler nedir yahu 🪐

Bilmez mi ki kendi dipçik aynasını yazıyor ne güzel bir ifşa etme yolu öyle değil mi?
Kendi kendisini ifşa ediyor farkında değil ah bu cehenneme çivi vuranlar 🪐

Kendi içini başkasına yaftalayan düşük çürüme evresi makberi ile komşulardır.



Yani şu yazdığın yazı sahilik kazansın diyerek
Ve mübarek olsun





Koşulsuz sevgimle Borancım
🪐🪄🤍✨🪷

Believe-TüLa(y)L tarafından 18.6.2026 14:17:36 zamanında düzenlenmiştir.

Believe-TüLa(y)L tarafından 18.6.2026 14:26:06 zamanında düzenlenmiştir.
Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
19.6.2026 06:58:30
İnsan, tuğlasını zamandan, harcını ise anılardan kardığı çok katlı bir yalnızlıktır.

Ramazan Boran 1
Yan Yana Ölenler Apartmanı

Karadeniz dalgalanmaya başlarsa
İki sevgiliyi birbirbirinde ayırır
Erkek ve katın çatıdır muhtaçtır birbirine
Yalnızlık Allaha mahsus biz insana



Dışarıdan bakıldığında tek bir çatı altında toplanmış yekpare bir bina gibi görünse de, dış cephenin arkasında birbirine hiç uğramayan, dilleri ve mevsimleri bambaşka onlarca hayat yaşanır.


Ramazan Boran 1
Yan Yana Ölenler Apartman


İnsanın yüzü görünsede onun gönlü hep pusludur hiç bir zaman insanın gönlünde ne saklıdır bilemezsiniz onca hayat yaşanır onca mevsim ve renk değişir insanın içinde niyetleri okuyamazsınız




dilleri ve mevsimleri bambaşka onlarca hayat yaşanır. Dışarıdan bakanlar "Ne kadar güçlü, ne kadar korunaklı bir bina" derler.Peki ya katlar arasındaki o merdiven boşlukları?

Ramazan Boran 1
Yan Yana Ölenler Apartman

İnsanın en büyük hazinesidir sevdikleri
Hiç bir mevsime değişilmez nefesleri
Yaşanan onlarca hayatın vardır hikâyesi
Ayrılık başlarsa çöker dağın en kuvvetlisi




Ya yaşlar, anlar ve anılar, ya komşularıyla arasındaki o mesafe! Dünya bize mesafeleri kısaltmayı övüp durdu. Teknolojiyi övdü

Ramazan Boran 1
Yan Yana Ölenler Apartman

Bir gün geri döndüğünüzde o eski mahalleyr belkide siz yaşlanmış komşular gitmiş ve anılar yıpranmış olabilir





Oysa insan kendi içine döndüğünde geometrinin kurallarının tersine işlediğini görür. Ruhun mimarisinde mesafeler kısaldıkça soğukluk daha da büyür ve umulmadık bir sızıya dönüşür.

Ramazan Boran 1
Yan Yana Ölenler Apartman

Gözden akan yaşlar bir ömrü soldurur
İnsan dönerse özüne huzur bulur
Hasretten akan yaşlar dereleri kurutur
Tersine işleyen saat elbet bir gün durur



neneh.
neneh., @neneh-
18.6.2026 23:47:12
5 puan verdi
Muhteşem analiz, muhteşem yazı.Bir kere okumak yetmez.Yazı devamlı göz önünde bulundurmamız gereken veriler içeriyor.Harikaydı.Üstad'a saygıyla.
Berlin
Berlin, @berlin
18.6.2026 23:34:28
5 puan verdi
Her kata uğradım okurken her odaya girmeye çalıştım belki de kaçmaya bazı odalardan
Ne kadar güzeldi
bir insanın hayata dair beklentileri, yaşadıkları, yaşayamadıkları
bir bir geçtim insan apartmanımdan

Tebrik ediyorum
Gün seçkinizi ve muhteşem eserinizi

Saygılarımla
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
18.6.2026 22:24:31
5 puan verdi
Çocukluk gençliği tanımaz.
Gençlik yaşlılığı anlamaz.
Dünün insanı bugünkü yüzüne şaşırır.

Nihayetinde anlar ki insan, kendi inşa ettiği o dikey mezarlığın hem mimarı, hem katili, hem de tabutudur.


Güzel yazı ve yazarımızı kutluyorum Kaleminize bereket İlhaminiz bol olsun Tebrikler Selam sevgiler.
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
18.6.2026 20:58:41
5 puan verdi
Yüreğine sağlık üstadım. Hayat ve insan ve insanın hayatı nasıl cehenneme çevirdiğini çok çarpıcı ifadelerle dile getiriyorsunuz. Güne gelmeyi çoktan hak eden eserinizi selamlıyorum. Hayırlı geceler dileğimle
Davidoff
Davidoff, @davidoff
18.6.2026 19:30:31
5 puan verdi
Hani derler ya ''Büyüklerin sözü üzerine söz söylenmez.''

. . .

Bu yazı aynen öyle.
Keşke ''ŞIMARMAK'' diye bir kelime olmasa.

Tebrik ederim.

Etkili Yorum
Müjgan Akyüz
Müjgan Akyüz, @mujganakyuz
18.6.2026 15:14:12
5 puan verdi
Teknoloji insanların arasını yakınken uzaklaştırdı, bir tık yakın bir arşın uzağız. Dikey yapılanmanın kaçınılmaz olumsuzlukları.
Toprak ile iç içe yaşamak, bahçeli nizama geçmek elzemdir. Bu dikili taş binalar ilişkileri de etkiliyor.
Etkili Yorum
ayşe1
ayşe1, @ayse1
18.6.2026 14:46:46
5 puan verdi
Çeşitlilik ; düşlenen , özlenen gerekli uyum, ahenk hoşgörü , anlayışla ortak paydalarda birlik olununca toplumların zenginliğidir . Ne elimdir ki katman katman ayrışma, yozlaşma, kopma ; tükenişe , yok oluşa doğru savrulma, sizin de güçlü edebi dilinizle mükemmelen belirttiğiniz gibi empati kuramadığımız, yaşananlardan ders çıkaramadığımız , olgunlaşamadığımızın göstergesidir.
Değerli yazınızın düşündürmesi , uyarması ve amacına ulaşması dileğiyle kutlarım sizi.
Saygılarımla.
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
18.6.2026 13:49:07
5 puan verdi
İnsanı MERHALELER olarak yaratan Allah'a hamd olsun.


Çok saygımla Üstadım
elif.kurt
elif.kurt, @elif-kurt
18.6.2026 10:53:32
5 puan verdi
insan ruhunu zerrelerine kadar okuyabilen kardeşim, her detayı , her duyguyu kalıplarından çıkarıp onun özüne inerek o duygunun yaşanmasındaki sebepleri sıralar adeta insanın duygusunun hafızasını yazar.

bu eser de öyle güzel anlatmış ki, apartman imgesi ne çok doğru, her yaşadığımız yıl her dönemimiz kat kat inşa ediliyor, çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık. Bu katlar inşa oldukça bir diğer kattan diğer kata bakarken pişmanlık denen o duyguyla o bir kat yakınlıkta iken aramıza binler batman koyduğumuz uzaklık hissedildi, ne kadar yakınız oysa dokunsak , elini tutacağız çocukluğun ancak öyle bir rüzgar var ki savuruyor adeta bizi .

insan kendinden kaçamaz, dönüp dolaşıp baktığında hep kendini görür, yıllar geçtikçe aramızda büyüyen o mesafeyi daha çok hissederiz, oysa çarenin de yine kendi içimize dönüp kendimizle barıştığımızda çare olacağını öğreniriz.

dışarıda verdiğimiz mücadele de bile içimizde derin bir boşluk hissederiz , o boşluk kendimizle aramıza koyduğumuz soğukluktur, kafamızı hep meşgul eder düşünmemeye çalışırız çünkü o acı insanı zayıf düşürür, insanın ölmesi bundandır işte kendi içinde ki o acıyı çok yoğun hissetmesi.

her cümlesi ile güne çok yakışan ve insanı kendi içinde yolculuğa çıkaran, o katlardaki sırları çözen güzel kalemini tebrik ederim can kardeşim çokça sevgimle.
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
18.6.2026 10:19:13
5 puan verdi
çalışmayı kutluyorum
Y. Kaya
Y. Kaya, @yasar-etinkaya
18.6.2026 09:17:32
En İçten tebriklerimle
Saygıyla

Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
18.6.2026 07:29:40
Değerli okuyucular saygıdeğer yazarlar Cenabı Hakın sonsuz isimleri ile ona sığınır ondan yardım dilerim birbirimizle kardeş olalım dualar okuyup dualar alalım o zaman bir aile olacağız inşAllah dua ile
Emine Elif
Emine Elif, @elif-v-mim
18.6.2026 04:40:05
5 puan verdi
Belki en yakından en büyük darbeleri yediğimiz içindir.

Yazının güne gelişini tebrik ederim.
Etkili Yorum
Sevtap Kaya Nurgönül
Sevtap Kaya Nurgönül, @sevtap-kaya-nurgonul
18.6.2026 01:15:30

Bu yazıyı okurken insan kendi içinde yankılanan seslerden kaçamıyor…
Sanki her cümleniz, kapısını yıllardır çalmaya cesaret edemediğimiz bir odanın anahtarı gibi.
En çok da şu duygu çarpıyor insanı:
Aynı binada yaşayıp birbirine hiç dokunamayan “biz”ler…
Ne kadar yakınız kendimize, ne kadar uzağız aslında…
Okurken anladım ki, insan bazen başkalarını değil, kendi içindeki katları kaybediyor.
Ve belki de en büyük yalnızlık; dışarıda değil, tam da o merdiven boşluklarında saklı.
Bu yazı sadece anlatmıyor…
İnsanı kendi kapısına götürüp, usulca “çalmaya hazır mısın?” diye soruyor.

Sorgulayan, sorgulatan kaleme ve değerli yazarına içten tebriklerim, sevgim ve saygımla...
BEŞİĞİ KALEMDEN
BEŞİĞİ KALEMDEN, @besigikalemden
17.6.2026 16:55:24
5 puan verdi
Bu yakın uzaklıklar yıpratıyor insanı; daha doğrusu, insan kalmaya direnen o kırılgan yanını. Aslında özlememeli insan alt kattaki gençliğini ya da çocukluğunu... Ama belki de onları zamanında gönlünce ağırlayamadığımızdan, bugün bir 'merhaba' demek için bile kapılarını çalacak yüzümüz kalmıyor. En çok da bu mahcubiyet üşütüyor apartman boşluğunu.

Derin bir tespitti hocam, harika anlatımıyla... Yüreğinize, kaleminize sağlık.
Saygılarımla 💐
imbatto
imbatto, @imbatto
17.6.2026 16:55:23
müstakil olmalı, aşklar, dostluklar, yaşananlar, yaşanacak olanlar.....

eyvallah boran şair....
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL