Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar. herbert spencer
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel

Köyümde bir gün

Yorum

Köyümde bir gün

( 5 kişi )

2

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

199

Okunma

Köyümde bir gün

Köyümde bir gün

Yeşilderede – Köyümde gündelik süre gelen yaşam..
Eski Yeşildere yani tarihten gelen ismi olan Dereşıh ile ilgili yazı...

Hayal ürünüdür temanın kişilerle ilgisi yoktur

Yeşilderem, İdris dağın’ın eteklerine yaslanmış küçük bir köydü. Evler birbirine uzak değildi yan yana damları bitişik ama kimse kimsenin nefesini bastırmazdı sözümü çigmezdi.
Taş duvarlar, toprak damlar, ardıç kokusunu tutan avluları vardı,
Hepsi köyün kendine has dinginliğini sessizliğini taşırdı. Sabahları horozların sesi birbirine karışır, İdris Sultan’dan inen serinlik evlerin kapı aralıklarından içeri süzülürdü. Güneş yükseldikçe köy yavaş yavaş uyanır, her ev kendi ritmine göre güne başlardı.

Köyün ortasında küçük bir meydan ve camii vardı. Meydanın bir yanında pınar, diğer yanında yaşlı bir ardıç ağacı dururdu. Pınarın başı her sabah kadınların buluşma yeriydi; su doldurulur, kısa kısa konuşulur, sonra herkes kendi rutin işine dağılırdı.
Ardıç ağacı ise köyün hafızası gibiydi. Kimse yüksek sesle söylemezdi ama herkes bilirdi: o ağacın gölgesine oturan, içindekini saklayamazdı sohbet sohbeti açardı.

Yeşilderem’de hayat aceleyle akmazdı. Her şeyin bir zamanı, her sözün bir ölçüsü vardı. Sabahın erken saatleri ev içi işler içindi; su taşınır, hamur yoğrulur, ocak yakılırdı. Sabahın ilk ışıklarıyla erkekler tarlaya gider, kadınlar evin düzenini sürdürürdü. Akşamüstü rüzgâr hafifler, köyün üstüne ince bir sessizlik çökerdi.
Bu sessizlik, kimseyi rahatsız etmezdi; aksine, köyün nefesi gibiydi.

Köprü ise köyün en eski yeriydi,taş kemeri yılların ağırlığını taşır, altından geçen suyun sesi mevsime göre değişirdi.
Köylüler köprüden geçerken konuşmazdı. Bu bir yasak değildi; sadece bir alışkanlık, bir saygıydı. Çünkü herkes bilirdi: köprü, insanın içinden geçirdiğini duyardı.

Yeşilderem’de töre sert değildi ama belirgindi. Kimseyi zorlamazdı; sadece yol gösterirdi. Yeni gelin sabah erken kalkar, evle barkla ocakla ilgilenirdi. Kaynana sözü ölçülü olurdu.
Erkekler çok konuşmaz, kadınlar çok susmazdı. Herkes kendi yerini bilirdi ama kimse kimseyi ezmezdi. Köyün düzeni böyle kurulmuştu.

Akşamları evlerin bacalarından duman yükselir, ardıç kokusu rüzgârla birlikte bütün köye yayılırdı. Bu koku, Yeşilderem’in en tanıdık sesiydi. İnsanlar birbirine “nasılsın” demeden önce o kokuyu duyardı. Çünkü bu koku, köyün yaşadığını hatırlatırdı.

Yeşilderem’de hayat büyük olaylarla değil, küçük anlarla sevgiler mutluluklarla akardı. Bir kapı gıcırtısı, bir horoz sesi, bir kızların çeşme başındaki gülüşü, bir çocuğun toprakta bıraktığı iz… Hepsi köyün hikâyesinin bir parçasıydı. Ve bu hikâyeyi kimse tek başına yazmazdı. Köy, herkesin elinden biraz alır, biraz bırakırdı.

Yeşilderem böyle bir yerdi işte.
Sessiz ama canlı,Yurd olmuş
Küçük ama derin,yöremizdi.
Görünüşte sıradan bir köydü ama içinde sakladığıyla bambaşka.

Ve bu köyde, her yeni gün bir şeyleri değiştirir, bir şeyleri yerinde bırakırdı.
========================================
Vuslat Meclisi
========================================


Viran Oldu Menzil

İçimde bir ışık, bin bir sırrını saklar,
Bahçemde çiçekler solmadan tez gel
Menzilim de sensin, yolum da sensin,
Saçlarıma karlar dolmadan tez gel

Ey kalbe huzur ve güven veren ses
Şu sen dolu cana kıymadan tez gel
Yerini doldurmaz dünyada nefes
Yaramı derinden oymadan tez gel

Yaktığın bağrımı nârlara serme
Bu sızı sinemde durmadan tez gel
Lokman bile anlayamaz, sır verme
Ayrılık kalbime vurmadan tez gel

Özlemin yükünü çekmez bu kalbim
Geceye müebbet yemeden tez gel
Hasretle perişan kaldı sol yanım
Güneşim tamamen sönmeden tez gel

İlahi sırlar bak, çözülür bir bir
Gönlüm aşk nârıyla pişmeden tez gel
Cemalin göster ki kalmasın tek sır
Bu yorgun can yere düşmeden tez gel

Dertler deryasında batarken salım
Ümidin ışığı sönmeden tez gel
Senden gayrı yoktur tutunacak dalım
Şu viran menzile dönmeden tez gel

Yasin Yüksel

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Köyümde bir gün Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Köyümde bir gün yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Köyümde bir gün yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
mesakin
mesakin, @mesakin
14.6.2026 20:53:03
5 puan verdi
Güzel,anlamlı bir şiir okudum tebrik ederim başarlarının devamını dilerim selam ve saygılarımla...
Etkili Yorum
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
14.6.2026 18:10:24
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık köy hayatını ve o güzel huzuru çok güzel anlatmışsınız çok anlamlı bir yazı olmuş tebrik ederim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL