Büyükler neden mi büyüktür? biz, dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. artık ayağa kalkalım! stirnera
Göksel 48
Göksel 48

TUVALLER E DÜŞEN. DUYGULAR

Yorum

TUVALLER E DÜŞEN. DUYGULAR

( 2 kişi )

1

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

284

Okunma

TUVALLER E DÜŞEN. DUYGULAR

TUVALLERE DÜŞEN DUYGULAR
1. Bölüm — Sessiz Atölye
Şehrin en eski sokaklarından birinde, taş duvarlı küçük bir atölye vardı. İnsanlar oradan geçerken içeriden gelen boya kokusunu hisseder ama çoğu zaman kapının kapalı olduğunu görürdü.
Kapının üzerinde küçük, solmuş bir tabela asılıydı:
“Liora Sanat Atölyesi”
Atölyenin sahibi olan Liora, yıllardır resim yapıyordu. Ama onu farklı yapan şey yeteneği değil, tablolarındaki duygulardı.
İnsanlar resimlerine baktığında sadece renk görmüyordu.
Bir şey hissediyorlardı.
Bazıları huzur buluyor, bazıları ağlıyor, bazıları ise uzun zamandır unuttukları anıları hatırlıyordu.
Kimse bunun nedenini bilmiyordu.
Liora da anlatmıyordu.
Çünkü onun bir sırrı vardı.
O, duygularını boyalara karıştırıyordu.
Gerçekten.
Üzüldüğünde maviler koyulaşıyor, mutlu olduğunda sarılar ışıldıyordu. Korktuğunda çizgiler titriyordu.
Ve her tablo, onun ruhundan küçük bir parçayı içine hapsediyordu.
Ama bunun bir bedeli vardı.
Her tablo bittikten sonra Liora biraz daha sessizleşiyordu.
Biraz daha yalnızlaşıyordu.
2. Bölüm — Yağmurlu Günde Gelen Çocuk
Bir sonbahar akşamı yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Liora atölyesinin penceresinden sokağı izlerken kapı çaldı.
Karşısında on iki yaşlarında bir çocuk vardı.
Üstü başı ıslanmıştı.
“Elinizde boş tuval var mı?” diye sordu.
Liora şaşırdı.
“Bu saatte mi?”
Çocuk başını eğdi.
“Resim yapmam lazım.”
Liora onu içeri aldı.
Çocuğun adı Atlas’tı.
Sessizdi. Gözlerinin altında yorgunluk vardı. Sanki küçük yaşına rağmen fazla şey görmüştü.
Liora ona küçük bir tuval verdi.
Atlas saatlerce konuşmadan resim yaptı.
Sadece siyah boya kullandı.
Gökyüzü olmayan bir şehir çizdi.
Penceresiz evler…
Ve ortada küçücük yalnız bir çocuk…
Liora tabloya baktığında kalbinin sıkıştığını hissetti.
“Bunu neden çizdin?”
Atlas cevap vermedi.
Sadece şu cümleyi söyledi:
“İnsan bazen kendi evinde bile kaybolabiliyor.”
3. Bölüm — Boyaların Hatırladığı Şeyler
Günler geçtikçe Atlas atölyeye gelmeye başladı.
Bazen hiçbir şey konuşmadan oturuyordu.
Bazen saatlerce resim yapıyordu.
Liora, çocuğun çizdikçe değiştiğini fark etti.
İlk tablolar karanlıktı.
Ama zamanla renkler görünmeye başladı.
Önce küçük bir sarı lamba…
Sonra mavi bir gökyüzü…
Sonra kırmızı bir uçurtma…
Bir gün Atlas sordu:
“Resimler gerçekten insanları iyileştirebilir mi?”
Liora fırçasını bıraktı.
“Bazen evet.”
“Nasıl?”
“Çünkü insanlar bazı duyguları konuşamaz. Ama çizebilir.”
Atlas uzun süre düşündü.
Sonra sessizce dedi ki:
“Ben annemi özlediğimi hiç söylemedim.”
Liora dondu.
Atlas’ın annesi bir yıl önce hastalıktan ölmüştü.
Babası ise sürekli çalışan, eve geç gelen bir adamdı.
Çocuk yalnız büyüyordu.
Ve bunu kimse fark etmiyordu.
4. Bölüm — Kırılan Tablo
Bir gece Atlas atölyeye ağlayarak geldi.
Babası onun resimlerini çöpe atmıştı.
“Bunlar saçmalık,” demişti.
Atlas’ın elleri titriyordu.
“Belki gerçekten saçmalıktır…”
Liora sessizce depoya gitti.
Eski bir tablo getirdi.
Tabloda denizin ortasında duran yalnız bir kadın vardı.
Gökyüzü griydi.
Ama kadının elinde küçücük altın renkli bir ışık parlıyordu.
“Bunu ben yaptım,” dedi Liora.
Atlas tabloya baktı.
“Bu kadın üzgün.”
“Evet.”
“Ama ışığı bırakmamış.”
Liora gülümsedi.
“Çünkü insan bazen karanlığın içinde bile küçük bir sebep bulur yaşamaya.”
Atlas o gece ilk kez gülümsedi.
5. Bölüm — Şehrin En Sessiz Sergisi
Aylar sonra şehirde büyük bir sanat sergisi düzenlendi.
Liora yıllardır sergilere katılmıyordu.
Ama bu kez Atlas’ın resimlerini göstermek istedi.
Sergi günü insanlar tabloların önünde uzun süre durdu.
Bir tablo özellikle herkesin dikkatini çekti.
Karanlık bir odada pencereye bakan küçük bir çocuk vardı.
Ama pencerenin dışında rengârenk kuşlar uçuyordu.
Tablonun adı şuydu:
“İçeride Kalan Bahar”
Bir kadın tabloya bakarken ağladı.
Yaşlı bir adam uzun süre konuşamadı.
Küçük bir kız annesine sarıldı.
Atlas şaşkındı.
“Nasıl oluyor bu?”
Liora cevap verdi:
“Çünkü insanlar kendi yaralarını görüyor.”
6. Bölüm — Kaybolan Renkler
Zaman geçtikçe Liora zayıflamaya başladı.
Ellerindeki titreme artıyordu.
Bir gün Atlas onu yerde baygın buldu.
Doktor geldiğinde sessizce şöyle dedi:
“Kalbi çok yorulmuş.”
Atlas korktu.
“İyileşecek mi?”
Doktor cevap vermedi.
O gece Liora yatağında otururken Atlas’a baktı.
“Biliyor musun… Ben aslında uzun zamandır eksiliyordum.”
“Neden?”
“Çünkü her tabloya kendimden bir parça koydum.”
Atlas’ın gözleri doldu.
“Bunu neden yaptın?”
Liora pencereye baktı.
“Çünkü bazı insanlar ancak hissedince değişir.”
7. Bölüm — Son Tuval
Bir sabah Liora ortadan kayboldu.
Atölye açıktı.
Boyalar yerindeydi.
Ama kendisi yoktu.
Ortada sadece büyük beyaz bir tuval duruyordu.
Ve yanında küçük bir not:
“Tamamlanmamış şeyler bazen daha güzeldir.”
Atlas günlerce bekledi.
Ama Liora geri dönmedi.
Yıllar geçti.
Atlas büyüdü.
Ünlü bir ressam oldu.
İnsanlar onun tablolarına baktığında aynı şeyi hissediyordu:
Gerçek duygular…
Bir gün eski atölyeye geri döndü.
Her yer toz içindeydi.
Ortadaki beyaz tuvale baktı.
Sonra fırçayı eline aldı.
İlk kez korkmadan resim yapmaya başladı.
Gökyüzünü maviye boyadı.
Bir pencere çizdi.
Ve pencerenin önüne gülümseyen bir kadın yaptı.
Kadının ellerinde boya izleri vardı.
Atlas geri çekilip tabloya baktı.
Sonra sessizce fısıldadı:
“Bazı insanlar gider… ama bıraktıkları renkler kalır.”
Ve o anda, atölyenin içine hafif bir lavanta kokusu yayıldı…

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Tuvaller e düşen. duygular Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Tuvaller e düşen. duygular yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TUVALLER E DÜŞEN. DUYGULAR yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
19.7.2026 16:41:44
5 puan verdi
Çok sevdim bu yazınızı

İlham

Nereden geldiği belli olmayan ve siz bunu yazınızda çok güzel yakalayıp yansıtmışsınız.

İçtenlikle tebrik ederim
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
9.6.2026 14:41:42
Beğeni:
4
Okunma:
284
Yorum:
1
BEĞENENLER
SON YAZILARI
POPÜLER YAZILARI
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL