Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar. herbert spencer
AYSE 09
AYSE 09

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 41

Yorum

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 41

( 2 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

190

Okunma

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 41


.Zeynep boş ver dedi, o kendi kendine etti, biz bırakalım onu ,siz den bir ricam var. Ömer bana söz vermişti. Mektup yazacağım diye hiç gelmedi mi?
Evet dedi Bey geldi ama sana veremedik. Uykucu ne yapalım Bey latife olsun diye..
Ama ben ona hiç yazamadım kim bilir ne kadar üzülmüştür. Bey güldü, evet biraz üzülmüş.
Siz nerden biliyorsunuz, doktoru ile devamlı konuşuyorum. O söyledi doktoru senin hastalığını biliyor. Onu orada idare etmeye çalışıyormuş.
Ama, galiba pek muvaffak olamamış, bu sabah konuştum, gideceğim diye tutturmuş.
Ekzersizleri orada yaparım diyormuş. Seni hep rüyasın da görüyormuş, Zeynep e bir şey mi oldu bana yazardı diye çok üzgünmüş.
Onunla konuşa bilir miyim dedi Zeynep sesimi duyarsa sakinleşir. Neden olmasın dedi bey birazdan ararız.
Bu saatlerde bağlamıyor doktorlar vizite geziyormuş.
Zeynep sevinmişti, sonra çiçeklere baktı ne güzel güller senin için.
İyi ama karın doyurmuyorlar ben açım biliyor musunuz deyince.
Bey kahkahayı bastı, gülleri yiyebilirsin
Kızım sen yemek iste dünyayı getiririm ayağına, ne istersin?
Bilmem bu uzun uyku bana yemekleri unuttur du ne olursa getir karnım aç. Bey sevinçle dışarı çıktı. lale Zeynep in elini tuttu seni böyle gülerek görmek ne güzel.
Zeynep in aklına Ömer in mektupları geldi, sahi mektuplar nerede?
Bey, de nereye koydu bilmem, deli kız bir adam için insan bu kadar yanar mı?
Zeynep utandı. Ama bozuntuya vermedi. Ne adamı bunu da nereden çıkarıyorsun dedi.
Ben adam için değil ev derdinden hasta oldum, bu maaşla nasıl geçinilir.
Elmas gülerek bak bu doğru şimdi maaşı da yok ne yapacaksın?
Bak gördün mü ben ne yapacağım biraz buruk biraz neşelenmeye çalışarak.
Kolayı var dedi Lale seni münasip birini bulup evlendirelim kocan baksın. Gülüştüler.
Zetnep kim alır beni baksana kara kuru oldum param yok çeyizim yok. Ya ben çalışıp çeyiz yapacaktım.
Onlar böyle şakalaşırken Bey geldi, arkasında garson elimde bir tepsi yemek ardından da doktor .girdiler.
Oh be böyle ziyafet kaçırılmaz bende kendimi davet ettim diye yemeklere baktı. Doktor
Çorba salata ve büyük bir tabak çeşitli kebaplar, ve köfte vardı, Zeynep e döndü. kraliçe gibisin bir iyi ol o yatakta ben yatacağım. Kendimi de sana baktıracağım. İşte böyle kebaplarla besleyeceksin beni.
Zeynep, gülerek. İyi az önce parasız nasıl
Yaşayacağı mı düşünüyordum, doktor bey maaşım yok bunlar beni münasip birine vereceklermiş çeyiz de yok ben evde kaldım.
Ben kalkayım da siz yatın benim maaşım yürüsün
Doktor kahkaha ile gülüyordu. Ya dedi Bey e dön dü kız doğru söylüyor
Senin tanıdıklarından varsa zengin bulalım bu maaşı yok çeyizi yok yoksa ben mi arayayım. Ne dersin. Hepsi birden gülüyordu.
Aman aman dedi. Zeynep. Allah sizin ağzınıza düşürmesin insanı diyerek ben kalkmak istiyorum yemekleri yiyeceğim.
Yardım ettiler yavaşça yataktan çıktı bacakları titriyordu zorda olsa elini yüzünü yıkadı gelip koltuğa oturdu.
Yemekler mis gibi kokuyordu hadi sizde, buyurun .
Doktor birkaç lokma aldı size afiyet olsun
Zeynep, e döndü çok fazla yeme birden gülerek uzaklaştı.
Zeynep, te biraz biraz yemeğe çalış tı iki hafta geçmiş midesine düzgün yemek girmemişti
Epey sohbet ettiler bey ben gidiyorum işlerim çok
Lale ile ayrıldılar, tam kapıdan çıkar ken Zeynep bey Ömer in mektupları nerede?
Sen hala orada mısın diye güldü. Bir Ömer tutturdun dedi gülerek Zeynep utan dı. Bey geri dönüp çantasından dört tane mektup çıkardı
Yalnız bir şartla eğer yine bayılacaksan okumak yok. Bir mektup okudun günlerdir kendini de bizi de bitirdin. Yok mektuptan değil . tabi ya onun için mektup elinde bayıldın.
Zeynep sahi o mektup nerede,
Bilmiyoruz biz seni baygın bulunca mektubu unuttuk, dedi Lale. Allah ısmarladık deyip çıktılar
Elmas arkalarından baktı yüzü hüzünlü idi
Zeynep Elması görmüş tü. İçin den zavallı kadın dedi sonra gel biraz konuşalım.
Bey sana nasıl davranıyor, yani Laleyi almadan önce nasıldı, şimdi nasıl.?
Elmas derin bir iç çekti, iyi bana hiç kötü davranmadı, hele seni tanıyınca dahada iyi davranıyor.
Zeynep bazı şeyler sormak istiyor cesaret edemiyordu yalnız teselli olsun diye sizin bu yörede bu durum alağan pek çok var iki eşli dedi.
Evet dedi Elmas. Zeynep e döndü şimdi bunları bırakalım. Sen kendini nasıl hissediyorsun
İyiyim biraz daha iyiyim.
Elindeki mektup ları tarihine göre açtı. içinde kısa notlar vardı. Birincisi indiği gün yazmış, ikincisi ameliyat olma dan diğerleri ameliyattan sonra yazılan bir şey yazmamış. yokluğu nun sıkıntısını çekiyorum demiş. Geceleri rüya ma giriyorsun niçin cevap yazmadın diye sitem ediyor.
Zeynep hepsini okudu hasret dolu kelimelerle gözleri doldu ama ağlamaya cağım ağlamak istemiyorum. Elmasa döndü bir duş alsam sanki daha rahatlarım.
Elmas mektupları çabuk okudun ne oldu
Fazla bir şey yok öyle kısa notlar yazmış
Ona yazmadığım için üzgün yazsam eline geçer mi
İstersen yaz belki geçer
Yok telefonla konuşmam daha iyi dedi.
Zeynep o zaman aklına geldi, hani Bey beni konuşturacaktı yine beni uyuttu gitti.
Elmas kusura bakma, bu ara işleri o kadar çok ki birazda ihmal edildi, üzerine alınma. Ömerin hastalığı senin hastalığın, Bey buradan ayrılamadı
O bu zamanlar buralara pek uğramaz
Köyleri dolaşır hasatları kışlıkları obadan köye inmeleri, malum kış geliyor. Pek çok sorumluluğu var.
Zeynep o zaman Ömer in Bey in kaç köyü var bilmiyorum dediğini hatırladı.
Sormak istedi ama yapamadı.
Bu iyi insanlara sizin kaç köyünüz var diye nasıl sorardı? Sonra yavaşça üzüldüm adamcağızı işin den de ettik
Lafı değiştirmek için, Elmas hadi duş ol biraz rahatlarsın.

AYŞE KARAN
DEVAM EDECEK

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Adını koyamadığım bir sevgi bölüm 41 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Adını koyamadığım bir sevgi bölüm 41 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 41 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
6.6.2026 19:04:29
5 puan verdi
1..Zeynep’in iki haftalık uzun uykusundan uyanır uyanmaz güller için "Karın doyurmuyorlar ben açım" demesi ve ardından gelen "çeyizsizlik, parasızlık ve evde kalma" şakaları, bölümün en dinamik kısımlarıdır. Doktorun, Bey’in ve Lale’nin bu neşeli sohbete dahil olması, karakterler arasındaki ailevi bağı ve Zeynep’e duyulan sevgiyi çok sıcak bir şekilde hissettiriyor. Yazar, okuyucuyu sürekli bir hüzne boğmak yerine hayatın içindeki o tebessümleri araya çok iyi serpiştirmiş.

2. Ömer ile Zeynep Arasındaki Telepatik Hasret
Zeynep’in buradaki hastalığı ile Ömer’in uzaktaki huzursuzluğu ve birbirlerini rüyalarında görmeleri, aralarındaki bağın ne kadar güçlü ve derin olduğunu gösteriyor. Zeynep’in utansa da bir yolunu bulup Bey’den mektupları istemesi ve satır aralarında Ömer’in sitem dolu ama hasret yüklü cümleleriyle karşılaşması, hikayenin romantik ve duygusal damarını başarıyla beslemeye devam ediyor. Zeynep’in "Ağlamayacağım" diyerek güçlü durmaya çalışması da karakterin gelişimindeki metaneti gösteriyor.

3. Elmas’ın Hüznü ve Bölgesel Gerçekler
Yazar, neşeli atmosferin ortasına Elmas’ın hüzünlü yüzünü ve kuma (iki eşlilik) gerçeğini incelikle yerleştirmiş. Zeynep’in kadına karşı hissettiği empati ve "Sizin bu yörede bu durum olağan" tesellisi, hikayenin geçtiği coğrafyanın sosyolojik yapısına gerçekçi bir ayna tutuyor. Elmas’ın burukluğuna rağmen Zeynep’e bir abla, bir anne gibi kol kanat germesi karakterin asaletini vurguluyor.

4. Bey’in Otoritesi ve Ağalık/Sorumluluk Detayı
Bölümün sonunda Elmas’ın ağzından öğrendiğimiz "hasat zamanı, obadan köye inmeler, kışlık hazırlıkları" detayları, Bey karakterinin sadece zengin bir adam değil, aynı zamanda büyük sorumlulukları olan, sevilen bir figür (muhtemelen bir ağa ya da bölge ileri geleni) olduğunu netleştiriyor. Bu arka plan, hikayenin geçtiği atmosferi ve mekân duygusunu daha da zenginleştiriyor.

Özetle;
41. Bölüm; hastane odasındaki o kasvetli havayı dağıtan, karakterleri birbirine daha da yakınlaştıran ve Ömer ile Zeynep’in kavuşma arzusunu harlayan çok akıcı bir köprü bölüm olmuş. Ayşe Karan’ın kalemi, özellikle diyalog yönetiminde ve karakterlerin iç dünyasındaki o nahif geçişleri aktarmada çok başarılı.

Merak uyandıran, sıcak ve sonraki bölümü sabırsızlıkla bekleten harika bir anlatım. Yüreğine, emeğine sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL