0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
116
Okunma
Özür dilemek, dilimize kelime olarak girmiş olsa bile aslında bir kelime değildir. Özür dilemek, insanın yaşayacağı bir derinlik gibidir. Haklı da olsa, haksız da olsa, karşısındakine özür dilemek tereyağından kıl çekmekten daha zordur.
"Karşımdakini tekrar incitecek miyim?", "Onu tekrar üzersem..." gibi düşünceler içinde kaybolursunuz. Aslında sadece bir kelime söyleyeceksinizdir ama bunları dile getirmek gerçekten çok zordur.
O, içinde bir sürü soru bulunan çatışma, insanı uyutamaz bile. Karşısındakini üzme korkusu aklına gelir ve bir daha da çıkmaz. Aklını hep farklı şeylere çekmeye çalışırsın ama olmaz yine; yalnız kaldığında tekrar seni bulur o karşısındakini üzme korkusu.
Özür dilemek, mutluluk da getirebilir. O özürden sonra karşındakinin yüzünde beliren hafif tebessüm, seni alır götürür buralardan. Düşünürsün: "Sadece özür diledim, ne oldu ki acaba?" Sen sadece özür dilediğini sanırsın ama aslında yaptığın şey, karşındakini tamir etmektir.
Belki onu üzdüğün için tamamen tamir edemezsin ama onun, kendisi için çabaladığını görmesi bile yeter. Çünkü bazen insanlar kusursuz olmanı değil, hatanı fark edip düzeltmeye çalışmanı ister.
"Hatasız kul olmaz." sözü de burada anlam kazanır. Çünkü bazen insanın yapabileceği en önemli şey, hatasını fark edebilmektir. Karşıdaki insan için de çoğu zaman bu yeterlidir. İnsanlar her zaman kusursuzluk beklemez; bazen yalnızca hatanın kabul edildiğini görmek isterler.
İnatlaşmak yerine özür dilemek gerekir. Tek bir özür bile hayatı değiştirir, tek olmasına rağmen...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.