1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
266
Okunma
Bence bazı kelimeler sözlükte doğmaz.
Hayatın içinde doğar.
"Çek kırdırmak" da onlardan biridir.
Son günlerde bu ifadeyi kullandığım için çeşitli eleştiriler aldım.
Kimileri bunun teknik olarak yanlış olduğunu söyledi.
Kimileri böyle bir finans terimi olmadığını anlattı.
Haklılar.
Çünkü gerçekten de banka mevzuatında, faktoring yönetmeliklerinde veya finans kitaplarında "çek kırdırmak" diye resmi bir tanım bulamazsınız.
Ama bence hayat sadece mevzuattan ibaret değildir.
Bir gün Anadolu’da bir sanayi sitesine gidin.
Bir üreticinin yanına oturun.
Bir toptancının çayını için.
Bir esnafın ödeme günündeki telaşını dinleyin.
Orada size kimse "çek iskontosu yaptım" demez.
"Çeki kırdırdım" der.
Çünkü insanlar yaşadıkları şeyi anlatır.
Terimleri değil.
Bir milyon liralık çekiniz vardır.
Vadesini beklemezsiniz.
Bankaya veya faktoring şirketine gidersiniz.
Bir maliyet ödersiniz.
Kasaya daha düşük bir tutar girer.
İnsan zihni bunu şöyle tarif eder:
"Çekin bir kısmı gitti."
İşte bu yüzden yıllardır buna çek kırdırmak denir.
Bence burada tartışılması gereken şey kullanılan kelime değildir.
Asıl mesele, o kararın işletmeye neye mal olduğudur.
Çünkü bazen doğru zamanda kullanılan finansman işletmeyi büyütür.
Bazen de yanlış maliyetle alınan para, gelecekteki kazancı sessizce tüketir.
Benim ilgimi çeken de her zaman kelimelerden çok sonuçlar olmuştur.
Çünkü masa başında terminoloji konuşulur.
Sahada ise ödeme günü gelir.
Bence gerçek hayat, ikincisine biraz daha yakındır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.