Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar. herbert spencer
AYSE 09
AYSE 09

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİBÖLÜM 39

Yorum

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİBÖLÜM 39

( 2 kişi )

1

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

186

Okunma

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİBÖLÜM 39


Bir saat kadar konuştular, doktorda yanlarına. E artık. sen iyice iyileş, bize bakacaksın dedi. Saatler çok güzel geçti. Zeynep, Ömer den hiç haber yok mu? Var dedi doktor doktoru ile konuştum, bir ara seninle konuşacak, ayarlayacaklar, ne zaman
Orasını doktoru bilir, onlar arayacak
Bu böyle giderse çabuk taburcu olur. Baksana iyi maşallah neyse ben gidiyorum deyip gitti.
Doktorun ardından anneler geldi. Aman, kızım iyi olmuş oturuyor diye sevinç göz yaşı döktüler. Ağlamayın ne olur, dedi Zeynep sizleri üzdüm, beni af edin Kadın ana af edilecek bir durum yok
Akşama kadar gün güzel geçti.
Zeynep yavaş da olsa dolaşmaya başladı. Hastaları ziyaret etti,
Hepsi geçmiş olsun diyor, bizleri korkuttun ama şükürler olsun diyor kimse ne kadar uyuduğunu söylemiyor.
Zeynep hep iki gün sanıyor,
Akşam doktor yine geldi, elinde telefon vardı.
Belki ararlar diye aldım demişti.
Ömer den. Zeynep in hastalığını saklamışlar. Hafif bir grip denmişti. Sakın. Ameliyat, olduğunu söyleme bilmiyor Diye de tembih etmişlerdi.
Doktor konuşurken telefon çaldı. Alo ha evet evet tamam burada veriyorum. Zeynep e. Ömer dedi. Konuş bakalım.
Zeynep telefonu kulağına koydu. Ömer. dedi sesi titredi. Doktor gözleri ile yok heyecan yok, sakin ol sakin konuş diye ikaz etti. Zeynep kendini toparladı, nasılsın. Ben iyiyim sesin iyi gelmiyor,
Ameliyat ne zaman dedi? Zeynep. Sesler parazit yapmaya başladı. Anlamıyorum, diyordu. Zeynep zorda olsa sesini duymuştu, iyiyim demişti, telefon kapandı,
“Hiç bir şey anlamadım, diye söylendi.
Neyse sonra bir daha ararız dedi doktor.
Ben, gidiyorum. Bir istediğin var mı?
Yok sağ ol, artık kendimi iyi hissediyorum, biraz halsizimi. O geçer biraz yemek yiyeceksin.
Kapıya kadar doktoru geçirdi. Yalnız dı
Elmas eve kadar gitmişti, odaya döndü.
Pencereden bakındı, dışarısı soğuk gibi geldi. Rüzgar var, iki gün önce hava güzeldi nereden çıktı bu rüzgar, diye kendi kendine konuştu.
Canı, sıkılıyor du, yatmak istemedi, dolaşayım bari.
Tam kapı da. Bahar, hemşire ile karşılaştı, şaşırdı sen ne arıyorsun burada, dedi Zeynep.
Bahar çok sert bir dille, ne mi arıyorum beni kovdular, işe yaramazmışım diye.
Zeynep ayakta duramadı, yatağın kenarına oturdu, ne demek ki kovdular?
Evet Ömer, bey beni istemedi ona faydalı olamamışım,
orda bir Türk doktoru vardı. Tercüman lık o yapıyor.
Ömer senin neyin oluyor da bu kadar kıymetlisin onun yanında?
Bu seni ilgilendirmez dedi Zeynep, sen sadece görevini yapacaktın, ama sen ne yaptın, bizleri hor gördün kendini bir şey zannettin.
Zeynep yorulmuştu konuşacak gücü kalmamıştı.
Zorda olsa, Ömer nasıl dedi, sen ne zaman geldin?
Ben bu gün geldim. Ömer de iyi artık ayağa kalkmaya başlayacak yarın ilk denemesi olacak, yavaş yavaş yürütecek ler.
İyi de ameliyat olmadan nasıl oluyor bu yürüyüşler?
Ne diyorsun aptal, dedi Bahar. Ameliyat olalı on beş günü geçti, gittiği mizin ertesi günü yapıldı ameliyatı.
Gittiğinizin mi ne zaman gittiniz, bir şey anlamıyorum.
Biz gideli on beş gün oldu kızım. Sen neredesin günlerimi unuttun?
Zeynep in başı zonkluyor nasıl yani demekten kendini alamıyordu. Ne demek om beş gün bu gün günlerden ne. Ayın kaçı dedi Zeynep.
Sen takvime bakmıyor musun, bana aptal numarası yapma, ekmeğimle oynadın diye sert çıktı. Bahar.
Zeynep ben niye ekmeğinle oynadım senin, sen gittin ben, burada kaldım sana nasıl ulaşıp işinden ettim, anlamıyorum.
Artık gücü kalmamıştı birden başı döndü, fena olacağını hissetti, yavaş ça hemşire çağır düğmesine basabildi.
Bahar Zeynep in, hasta olduğunu duymuştu, ama nesi var bilmiyor du. Zeynep birden yığıldı kaldı.
Bahar korkmuştu, tam dışarı çıkarken. Hemşire ile karşılaştı,
Neler oluyor burada dedi hemşire Zeynep ne istiyorsun demeye kalmadı, Zeynep i yerde gördü.
Koridora koşup bağırdı buraya çabuk buraya gelin.
Bir telaş oldu, hemşire ler, Doktor koşarak geldi.
Zeynep i kaldırıp yatağına yatırdılar.
Nabzı tansiyonu çok bozuktu
Zeynep baygındı. Hemen müdahale ye, başladı yarım saat kadar uğraştı doktorlar, serumlar. takıldı, iğneler yapıldı.
Zeynep biraz normale dönmüştü. Elmas da evden gelmiş Zeynebi böyle görünce ödü koptu.
Neler oluyor? Bizde bilmiyoruz.
AYŞE KARAN
DEVAM EDECEK

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Adını koyamadığım bir sevgibölüm 39 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Adını koyamadığım bir sevgibölüm 39 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİBÖLÜM 39 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
4.6.2026 17:14:42
5 puan verdi
1. Büyük Sırrın Sarsıcı Şekilde Çözülmesi
Yazar, Zeynep’in 15 günlük koma/uyku sürecini ondan saklayarak harika bir dramatik altyapı kurmuştu. Zeynep her şeyi iki gün sanırken, okuyucu gerçeğin ne zaman patlayacağını merakla bekliyordu. Bu gerçeğin, Ömer’in yanından kovulan hırslı ve öfkeli hemşire Bahar vasıtasıyla, hem de en acımasız ve filtresiz şekilde Zeynep’in yüzüne vurulması kurgusal açıdan çok zekice. Gerçek, bir doktor veya aile ferdi tarafından yumuşatılarak değil, bir intikam dalgasıyla Zeynep’e çarptı.
2. Bahar Karakterinin Çatışma Unsuru Olarak Başarısı
Bahar, hikayedeki "antagonist" (çatışma yaratan olumsuz karakter) rolünü bu bölümde çok güçlü sergiliyor. Kendi başarısızlığının ve işten kovulmasının faturasını Zeynep’e kesmesi, Zeynep’in henüz çok taze olan ameliyatlı ve zayıf halini gözetmeden ona "Aptal numarası yapma" diye çıkışması, karakterin bencilliğini ve kibrini çok iyi gözler önüne seriyor.
3. Zaman Algısının Yıkılması ve Fiziksel Çöküş
Zeynep’in pencereden bakıp havanın soğuduğunu hissetmesi ve "İki gün önce hava güzeldi, nereden çıktı bu rüzgar?" diye kendi kendine konuşması, aslında doğanın bile ona zamanın geçtiğini fısıldama şekliydi; harika bir edebi önsezi (foreshadowing). Hemen ardından Bahar’dan gerçeği (15 gün geçtiğini ve Ömer’in çoktan ameliyat olduğunu) öğrenmesiyle yaşadığı şok, zayıf bedeni için çok ağır oldu. Yazar, Zeynep'in bilinciyle bedeni arasındaki o bağı, bayılma sahnesiyle çok dramatik aktarmış.
4. Heyecan Verici Final (Cliffhanger)
Bölümün tam da Zeynep’in tekrar fenalaşıp yatağa yığılması, doktorların seferber olması ve Elmas’ın korku içinde hastaneye dönmesiyle bitmesi, tipik bir arkası yarın/dizi tekniğidir. Okuyucuya "Acaba Zeynep tekrar komaya mı girecek?", "Bahar’ın bu yaptığı hastane yönetimince nasıl cezalandırılacak?" ve "Ömer bu durumu öğrenecek mi?" sorularını sordurarak merak duygusunu zirveye taşıyor.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL