3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
245
Okunma
Zeynep kollarını kavuşturdu merhaba
Bahar geri döndü yüzünde alaycı bir ifade vardı, merhaba bu ne tesadüf, ben buraya gelince mi geliyorsunuz, benimi kolluyorsun?
Yok hayır niye seni kollayayım, yemek molası benim başka zamanım yok, rahatsız ettimse giderim.
Ömer elini, uzattı yok hayır, gel gel.
Zeynep yavaşça yaklaştı.
Bahar kalktı ben gidiyorum, hava alanında buluşuruz deyip Zeynep e bakmadan odayı terk etti, Zeynep ne ukala şey, kendini ne sanıyor diye Kızgınca söylendi. Sen ona boş ver Zeynep kızmana gerek yok.
Hayır niye kızayım ki. Kendi ni beğen miş, ukala dedi. Ömer güldü, biliyor muşun kızınca bir başka güzel oluyorsun elini tutup avuçlarına aldı.
Otur. Sana söyleyecek o kadar şey var ki, ama anlatamıyorum. “Yarın. Gidiyorum, Zeynep seni çok özleyeceğim.” Ya sen, dedi
Zeynep şaşkın bilmem bende özlerim, mektup yazarsın, telefon edersin ne bileyim ameliyat olunca vaktin geçtiğini anlamazsın,
Yanında bahar hanım var, seni eğlendirir
İşte vakit geçer.
Ömer biraz buruk, biraz üzgün. Zeynep dilin başka söylüyor gözlerin başka konuşu yor nedir bu halin, seni artık hiç anlamıyorum. Öyle durgun öyle dalgınsın ki neler oluyor sun seni böyle bırakıp gitmeyi hiç istemiyorum. Biliyor musun gitme dersen çekinmeden vaz geçerim.
Hayır Ömer o da nereden çıktı, bu senin hayatın, istikbalin ben çok iyiyim yalnızda değilim,
Beni bırak sen kendini düşün, iyi olmaya çalış
Şimdilik gitmek zorunda yım , hastaların ilaçları var, sonra yine gelirim., hoşça kal.
Ağlamamak için kendini zor tuttu akşama değin uykuda gezer gibi gezdi durdu.
Mesai sonunda yine Ömer in yanına geldi.
Ömer yalnız değildi, ev halkı gelmişti,
Kadn ana annesi Lale ve Bey de hep beraberdiler.
Zeynep onları görünce sevindi, hey kimler gelmiş hoş geldiniz deyip yaşlı kadınlara sarıldı, Laşeye sarıldı Beyle tokalaştı herkes nasıl iyimi siniz.
Kadın ana sen nasılsın kızım dedi
Eh iyiyim mesaim bitti, siz
Ömer e geldik, bu gece son onu yalnız bırakmayalım dedik dedi Lale.
Bu sırada kapıda Bahar hemşire görün dü özür dilerim yalnız değilmişsin.,
Merhaba dedi herkese
Üzerinde çok şık bir kıyafet vardı, makyaş yapmış iyice süslenmişti.
Zeynep onu hep formalı gördüğü için biraz yadırgadı. Ömer. Misafirlerin, kim. dedi Bahar
Biraz saygısızca.
Kadın ana biz onun ailesiyiz sen kinsin?
Bahar yaşlı kadına biraz küçümser gibi bakıp ben onun yolculuk da arkadaşlık edeceğim, adım Bahar.
Bey lafa karıştı, arkadaşlık değil, hemşirelik iki kelime arasında çok fark var.
Bahar bozuldu ya benim için arkadaş dedi. Biraz sertçe.
Bir şeye ihtiyacın var mı diye Ömere baktı
Yok sağ ol.
Yarın görüşü rüz hoşça kalın diyerek geri döndü.
Lale bir dakika dedi, umarım ne için gittiğini unutmazsın dil bilen bir hemşiresin, kendini havalara kaptırma diye arkasını döndü.
Bahar çok bozulmuştu böyle bir tepki beklemiyordu. Omuz silkip uzaklaştı.
Kadın ana, nereden bulmuşlar bu yellozu dedi. Hepsi gülüştü.
Onu boş verin siz ne iyi ettiniz de geldiniz dedi Ömer, Epeyce oturdular, sohbet iyi idi,hep dualar Ömer içindi, şifalar dilendi. Bey hadi bakalım, bu kadar ziyaret yeter, sabah yine görüşeceğiz
Herkes Ömere sarılıp veda etti iyi gecelerdendi
Zeynep geri kalmıştı. Ömer gitme sen. Dedi yavaşça. Kalamam ne diyeyim onlara, siz gidin ben kalıyorum mu ,bunu yapamam sabah gelirim.
Biliyor musun bu gece hiç bitmeye cek benim için.
Niye dedi Zeynep. Sabah erken kalkacak uçak,
Sabah olmasın, sen yanımda ol.
Zeynep gülümsedi, acı bir gülüştü bu.
Hiçbir şey düşün me uyu maya bak dinlen yarın zorlu bir yolculuk var, senin için.
Allah rahatlık versin, Zeynep eğilip yanağına bir öpücük kondurdu bunu ilk defa yapıyordu.
:;Zeynep kollarını kavuşturdu. "Merhaba," dedi mesafeli bir sesle.
Bahar arkasını döndü. Yüzünde her zamanki alaycı ifadesi vardı. "Merhaba... Bu ne tesadüf? Ben buraya gelince mi geliyorsunuz, yoksa beni mi kolluyorsunuz?"
"Yok, hayır. Niye seni kollayayım?" dedi Zeynep savunmaya geçerek. "Yemek molam, başka zamanım yok. Rahatsız ettimse giderim."
;Ömer elini uzatarak araya girdi: "Yok, hayır. Gel, gel..."
;Zeynep yavaş adımlarla onlara doğru yaklaştı. Bahar ise hemen ayaklandı. Zeynep’in yüzüne bile bakmadan, "Ben gidiyorum, havaalanında buluşuruz," deyip odayı terk etti.
Onun arkasından öfkeyle soluyan Zeynep, "Ne ukala şey! Kendini ne sanıyor bu?" diye mırıldandı.
;Ömer sakinleştirmeye çalıştı: "Sen ona boş ver Zeynep, kızmana gerek yok."
"Hayır, niye kızayım ki? Kendini beğenmiş, ukala işte..."Ömer hafifçe güldü. Zeynep’in elini tutup avuçlarının içine aldı. "Biliyor musun, kızınca bir başka güzel oluyorsun. Otur lütfen... Sana söyleyecek o kadar çok şeyim var ki ama bir türlü anlatamıyorum. Yarın gidiyorum Zeynep, seni çok özleyeceğim. Ya sen?" dedi gözlerinin içine bakarak.
;Zeynep şaşkındı, ne diyeceğini bilemedi. "Bilmem... Ben de özlerim. Mektup yazarsın, telefon edersin. Ne bileyim, ameliyat olunca vaktin nasıl geçtiğini anlamazsın bile. Üstelik yanında Bahar Hanım var, seni eğlendirir. İşte, vakit geçer..."
;Ömer’in yüzü düşmüştü; biraz buruk, biraz üzgündü. "Zeynep, dilin başka söylüyor, gözlerin başka konuşuyor. Nedir bu halin? Seni artık hiç anlamıyorum.
Öyle durgun, öyle dalgınsın ki... Neler oluyor? Seni böyle bırakıp gitmeyi hiç istemiyorum. Biliyor musun, ’Gitme’ dersen çekinmeden vazgeçerim."
;"Hayır Ömer, o da nereden çıktı?" dedi Zeynep aceleyle. "Bu senin hayatın, istikbalin. Ben çok iyiyim, yalnız da değilim. Beni bırak, sen kendini düşün. İyi olmaya çalış. Şimdilik gitmek zorundayım, hastaların ilaç saatleri geldi. Sonra yine gelirim, hoşça kal."
​Ağlamamak için kendini zor tuttu. Odadan çıktıktan sonra akşama kadar uykuda gezer gibi, darmadağın bir halde çalıştı.
Mesai bitiminde ayakları onu yine Ömer’in odasına götürdü. Ancak Ömer bu kez yalnız değildi; ev halkı baskın yapmıştı. Kadın ana, annesi Lale ve Bey hep birlikte oradaydılar. Zeynep onları görünce rahat bir nefes aldı, içini bir sevinç kapladı.
"Hey, kimler gelmiş! Hoş geldiniz," diyerek yaşlı kadınlara sarıldı, Lale’yle kucaklaştı, Bey’le tokalaştı. "Herkes nasıl, iyi misi;Kadın ana şefkatle sordu: "Sen nasılsın kızım?"
;"Eh, iyiyim işte, mesaim bitti. Ya siz?";Lale araya girdi: "Ömer’e geldik. Bu gece son gecesi, onu yalnız bırakmayalım dedik."
;Tam o sırada kapıda Bahar hemşire belirdi. İçerideki kalabalığı görünce hafifçe duraksadı. "Özür dilerim, yalnız değilmişsin. Merhaba herkese..." dedi.
;Üzerinde çok şık bir kıyafet vardı. Ağır bir makyaj yapmış, iyice süslenmişti. Zeynep onu hep hastane formasıyla görmeye alışık olduğu için bu halini biraz yadırgadı.
;Bahar, biraz saygısız bir tavırla Ömer’e döndü: "Misafirlerin kim?Kadın ana hemen lafa girdi: "Biz onun ailesiyiz. Sen kimsin?"Bahar, yaşlı kadını küçümser bir bakışla süzdü. "Ben yolculukta ona arkadaşlık edeceğim. Adım Bahar."
Bey, sert bir ses tonuyla araya girdi: "Arkadaşlık değil, hemşirelik. İki kelime arasında çok fark var.";Bahar bozulmuştu. "Ya... Benim için arkadaş," dedi diklenerek. Ardından Ömer’e döndü: "Bir şeye ihtiyacın var mı?"
"Yok, sağ;"Yarın görüşürüz o zaman, hoşça kalın," diyerek arkasını döndü.
;Lale arkasından seslendi: "Bir dakika! Umarım ne amaçla gittiğini unutmazsın. Dil bilen bir hemşiresin, kendini havalara kaptırma!"
;Bahar bu sert tepki karşısında neye uğradığını şaşırdı. Büyük bir bozulmayla omuz silkip hızla uzaklaştı.
​Kadın ana arkasından bakıp söylendi: "Nereden bulmuşlar bu yellozu?"
;Odadakiler bu lafa hep birlikte gülüştü. Ömer minnetle gülümsedi: "Onu boş verin siz... Ne iyi ettiniz de geldiniz."
​Epeyce oturdular. Sohbet derin, dualar hep Ömer’in sağlığı ve şifası içindi. Vakit iyice ilerleyince Bey ayaklandı: "Hadi bakalım, bu kadar ziyaret yeter. Sabah yine görüşeceğiz nasılsa."
;Herkes Ömer’e sarılıp veda etti, iyi geceler diledi. Zeynep en arkada kalmıştı, gitmek için yeltendiğinde Ömer yavaşça fısıldadı: "Gitme, sen kal..."
​"Kalamam... Ne diyeyim onlara? ’Siz gidin, ben kalıyorum’ mu? Bunu yapamam. Sabah gelirim."
​"Biliyor musun, bu gece hiç bitmeyecek benim için."
;"Niye?" dedi Zeynep gözlerini kaçırarak. "Sabah erken kalkacaksın, uçak var."3;"Sabah olmasın... Sadece sen yanımda ol."
;Zeynep’in dudaklarında acı bir tebessüm belirdi. "Hiçbir şey düşünme, uyumaya bak. Dinlen... Yarın senin için zorlu bir yolculuk var. Allah rahatlık versin."
zeynep yanağına bir öpücük kondurdu bunu ilk kez yapıyordu.
AYŞE KARAN
DEVAM EDECEK
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.