Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar. herbert spencer
AYSE 09
AYSE 09

ADINI KAYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM35

Yorum

ADINI KAYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM35

( 4 kişi )

3

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

245

Okunma

ADINI KAYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM35

Zeynep kollarını kavuşturdu merhaba
Bahar geri döndü yüzünde alaycı bir ifade vardı, merhaba bu ne tesadüf, ben buraya gelince mi geliyorsunuz, benimi kolluyorsun?
Yok hayır niye seni kollayayım, yemek molası benim başka zamanım yok, rahatsız ettimse giderim.
Ömer elini, uzattı yok hayır, gel gel.
Zeynep yavaşça yaklaştı.
Bahar kalktı ben gidiyorum, hava alanında buluşuruz deyip Zeynep e bakmadan odayı terk etti, Zeynep ne ukala şey, kendini ne sanıyor diye Kızgınca söylendi. Sen ona boş ver Zeynep kızmana gerek yok.
Hayır niye kızayım ki. Kendi ni beğen miş, ukala dedi. Ömer güldü, biliyor muşun kızınca bir başka güzel oluyorsun elini tutup avuçlarına aldı.
Otur. Sana söyleyecek o kadar şey var ki, ama anlatamıyorum. “Yarın. Gidiyorum, Zeynep seni çok özleyeceğim.” Ya sen, dedi
Zeynep şaşkın bilmem bende özlerim, mektup yazarsın, telefon edersin ne bileyim ameliyat olunca vaktin geçtiğini anlamazsın,
Yanında bahar hanım var, seni eğlendirir
İşte vakit geçer.
Ömer biraz buruk, biraz üzgün. Zeynep dilin başka söylüyor gözlerin başka konuşu yor nedir bu halin, seni artık hiç anlamıyorum. Öyle durgun öyle dalgınsın ki neler oluyor sun seni böyle bırakıp gitmeyi hiç istemiyorum. Biliyor musun gitme dersen çekinmeden vaz geçerim.
Hayır Ömer o da nereden çıktı, bu senin hayatın, istikbalin ben çok iyiyim yalnızda değilim,
Beni bırak sen kendini düşün, iyi olmaya çalış
Şimdilik gitmek zorunda yım , hastaların ilaçları var, sonra yine gelirim., hoşça kal.
Ağlamamak için kendini zor tuttu akşama değin uykuda gezer gibi gezdi durdu.
Mesai sonunda yine Ömer in yanına geldi.
Ömer yalnız değildi, ev halkı gelmişti,
Kadn ana annesi Lale ve Bey de hep beraberdiler.
Zeynep onları görünce sevindi, hey kimler gelmiş hoş geldiniz deyip yaşlı kadınlara sarıldı, Laşeye sarıldı Beyle tokalaştı herkes nasıl iyimi siniz.
Kadın ana sen nasılsın kızım dedi
Eh iyiyim mesaim bitti, siz
Ömer e geldik, bu gece son onu yalnız bırakmayalım dedik dedi Lale.
Bu sırada kapıda Bahar hemşire görün dü özür dilerim yalnız değilmişsin.,
Merhaba dedi herkese
Üzerinde çok şık bir kıyafet vardı, makyaş yapmış iyice süslenmişti.
Zeynep onu hep formalı gördüğü için biraz yadırgadı. Ömer. Misafirlerin, kim. dedi Bahar
Biraz saygısızca.
Kadın ana biz onun ailesiyiz sen kinsin?
Bahar yaşlı kadına biraz küçümser gibi bakıp ben onun yolculuk da arkadaşlık edeceğim, adım Bahar.
Bey lafa karıştı, arkadaşlık değil, hemşirelik iki kelime arasında çok fark var.
Bahar bozuldu ya benim için arkadaş dedi. Biraz sertçe.
Bir şeye ihtiyacın var mı diye Ömere baktı
Yok sağ ol.
Yarın görüşü rüz hoşça kalın diyerek geri döndü.
Lale bir dakika dedi, umarım ne için gittiğini unutmazsın dil bilen bir hemşiresin, kendini havalara kaptırma diye arkasını döndü.
Bahar çok bozulmuştu böyle bir tepki beklemiyordu. Omuz silkip uzaklaştı.
Kadın ana, nereden bulmuşlar bu yellozu dedi. Hepsi gülüştü.
Onu boş verin siz ne iyi ettiniz de geldiniz dedi Ömer, Epeyce oturdular, sohbet iyi idi,hep dualar Ömer içindi, şifalar dilendi. Bey hadi bakalım, bu kadar ziyaret yeter, sabah yine görüşeceğiz
Herkes Ömere sarılıp veda etti iyi gecelerdendi
Zeynep geri kalmıştı. Ömer gitme sen. Dedi yavaşça. Kalamam ne diyeyim onlara, siz gidin ben kalıyorum mu ,bunu yapamam sabah gelirim.
Biliyor musun bu gece hiç bitmeye cek benim için.
Niye dedi Zeynep. Sabah erken kalkacak uçak,
Sabah olmasın, sen yanımda ol.
Zeynep gülümsedi, acı bir gülüştü bu.
Hiçbir şey düşün me uyu maya bak dinlen yarın zorlu bir yolculuk var, senin için.
Allah rahatlık versin, Zeynep eğilip yanağına bir öpücük kondurdu bunu ilk defa yapıyordu.

:;Zeynep kollarını kavuşturdu. "Merhaba," dedi mesafeli bir sesle.
Bahar arkasını döndü. Yüzünde her zamanki alaycı ifadesi vardı. "Merhaba... Bu ne tesadüf? Ben buraya gelince mi geliyorsunuz, yoksa beni mi kolluyorsunuz?"

"Yok, hayır. Niye seni kollayayım?" dedi Zeynep savunmaya geçerek. "Yemek molam, başka zamanım yok. Rahatsız ettimse giderim."
;Ömer elini uzatarak araya girdi: "Yok, hayır. Gel, gel..."
;Zeynep yavaş adımlarla onlara doğru yaklaştı. Bahar ise hemen ayaklandı. Zeynep’in yüzüne bile bakmadan, "Ben gidiyorum, havaalanında buluşuruz," deyip odayı terk etti.
Onun arkasından öfkeyle soluyan Zeynep, "Ne ukala şey! Kendini ne sanıyor bu?" diye mırıldandı.
;Ömer sakinleştirmeye çalıştı: "Sen ona boş ver Zeynep, kızmana gerek yok."
"Hayır, niye kızayım ki? Kendini beğenmiş, ukala işte..."Ömer hafifçe güldü. Zeynep’in elini tutup avuçlarının içine aldı. "Biliyor musun, kızınca bir başka güzel oluyorsun. Otur lütfen... Sana söyleyecek o kadar çok şeyim var ki ama bir türlü anlatamıyorum. Yarın gidiyorum Zeynep, seni çok özleyeceğim. Ya sen?" dedi gözlerinin içine bakarak.
;Zeynep şaşkındı, ne diyeceğini bilemedi. "Bilmem... Ben de özlerim. Mektup yazarsın, telefon edersin. Ne bileyim, ameliyat olunca vaktin nasıl geçtiğini anlamazsın bile. Üstelik yanında Bahar Hanım var, seni eğlendirir. İşte, vakit geçer..."

;Ömer’in yüzü düşmüştü; biraz buruk, biraz üzgündü. "Zeynep, dilin başka söylüyor, gözlerin başka konuşuyor. Nedir bu halin? Seni artık hiç anlamıyorum.

Öyle durgun, öyle dalgınsın ki... Neler oluyor? Seni böyle bırakıp gitmeyi hiç istemiyorum. Biliyor musun, ’Gitme’ dersen çekinmeden vazgeçerim."
;"Hayır Ömer, o da nereden çıktı?" dedi Zeynep aceleyle. "Bu senin hayatın, istikbalin. Ben çok iyiyim, yalnız da değilim. Beni bırak, sen kendini düşün. İyi olmaya çalış. Şimdilik gitmek zorundayım, hastaların ilaç saatleri geldi. Sonra yine gelirim, hoşça kal."

​Ağlamamak için kendini zor tuttu. Odadan çıktıktan sonra akşama kadar uykuda gezer gibi, darmadağın bir halde çalıştı.

Mesai bitiminde ayakları onu yine Ömer’in odasına götürdü. Ancak Ömer bu kez yalnız değildi; ev halkı baskın yapmıştı. Kadın ana, annesi Lale ve Bey hep birlikte oradaydılar. Zeynep onları görünce rahat bir nefes aldı, içini bir sevinç kapladı.
"Hey, kimler gelmiş! Hoş geldiniz," diyerek yaşlı kadınlara sarıldı, Lale’yle kucaklaştı, Bey’le tokalaştı. "Herkes nasıl, iyi misi;Kadın ana şefkatle sordu: "Sen nasılsın kızım?"
;"Eh, iyiyim işte, mesaim bitti. Ya siz?";Lale araya girdi: "Ömer’e geldik. Bu gece son gecesi, onu yalnız bırakmayalım dedik."
;Tam o sırada kapıda Bahar hemşire belirdi. İçerideki kalabalığı görünce hafifçe duraksadı. "Özür dilerim, yalnız değilmişsin. Merhaba herkese..." dedi.
;Üzerinde çok şık bir kıyafet vardı. Ağır bir makyaj yapmış, iyice süslenmişti. Zeynep onu hep hastane formasıyla görmeye alışık olduğu için bu halini biraz yadırgadı.
;Bahar, biraz saygısız bir tavırla Ömer’e döndü: "Misafirlerin kim?Kadın ana hemen lafa girdi: "Biz onun ailesiyiz. Sen kimsin?"Bahar, yaşlı kadını küçümser bir bakışla süzdü. "Ben yolculukta ona arkadaşlık edeceğim. Adım Bahar."
Bey, sert bir ses tonuyla araya girdi: "Arkadaşlık değil, hemşirelik. İki kelime arasında çok fark var.";Bahar bozulmuştu. "Ya... Benim için arkadaş," dedi diklenerek. Ardından Ömer’e döndü: "Bir şeye ihtiyacın var mı?"
"Yok, sağ;"Yarın görüşürüz o zaman, hoşça kalın," diyerek arkasını döndü.
;Lale arkasından seslendi: "Bir dakika! Umarım ne amaçla gittiğini unutmazsın. Dil bilen bir hemşiresin, kendini havalara kaptırma!"

;Bahar bu sert tepki karşısında neye uğradığını şaşırdı. Büyük bir bozulmayla omuz silkip hızla uzaklaştı.
​Kadın ana arkasından bakıp söylendi: "Nereden bulmuşlar bu yellozu?"
;Odadakiler bu lafa hep birlikte gülüştü. Ömer minnetle gülümsedi: "Onu boş verin siz... Ne iyi ettiniz de geldiniz."
​Epeyce oturdular. Sohbet derin, dualar hep Ömer’in sağlığı ve şifası içindi. Vakit iyice ilerleyince Bey ayaklandı: "Hadi bakalım, bu kadar ziyaret yeter. Sabah yine görüşeceğiz nasılsa."
;Herkes Ömer’e sarılıp veda etti, iyi geceler diledi. Zeynep en arkada kalmıştı, gitmek için yeltendiğinde Ömer yavaşça fısıldadı: "Gitme, sen kal..."
​"Kalamam... Ne diyeyim onlara? ’Siz gidin, ben kalıyorum’ mu? Bunu yapamam. Sabah gelirim."
​"Biliyor musun, bu gece hiç bitmeyecek benim için."
;"Niye?" dedi Zeynep gözlerini kaçırarak. "Sabah erken kalkacaksın, uçak var."3;"Sabah olmasın... Sadece sen yanımda ol."
;Zeynep’in dudaklarında acı bir tebessüm belirdi. "Hiçbir şey düşünme, uyumaya bak. Dinlen... Yarın senin için zorlu bir yolculuk var. Allah rahatlık versin."
zeynep yanağına bir öpücük kondurdu bunu ilk kez yapıyordu.



AYŞE KARAN
DEVAM EDECEK

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Adını kayamadığım bir sevgi bölüm35 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Adını kayamadığım bir sevgi bölüm35 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ADINI KAYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM35 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Deniz🌿
Deniz🌿, @deniz-127807
31.5.2026 15:53:58
Öykü güzeldi ama düzeltmeler için yaoay zekadan yardım almanız yerinde olur
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
31.5.2026 18:46:37
5 puan verdi
Karakter Çatışmaları ve "Bahar" Faktörü
Bahar karakteri, Zeynep ve Ömer arasındaki o sessiz anlaşmanın, dile dökülemeyen aşkın üzerindeki en büyük test unsuru.

Zeynep'in İçsel Savaşı: Bahar’ın ukala tavırları karşısında Zeynep’in kıskançlığını saklamaya çalışması, "Yanında Bahar Hanım var, seni eğlendirir" derken aslında içinin kan ağlaması çok gerçekçi işlenmiş. Dilinin "git" dediğine gözlerinin "kal" demesi, Ömer’in gözünden kaçmıyor.

Bahar’ın Süslenmesi: Hastane ortamından sıyrılıp şık ve makyajlı bir şekilde Ömer’in odasına gelmesi, onun Ömer’e sadece bir "hasta" olarak bakmadığının, bu yolculuğu kendi adına bir fırsat gördüğünün çok net bir görsel simgesi olmuş.

🏠 Aile Koruyuculuğu ve Anadolu Asaleti
Ev halkının (Kadın ana, Lale ve Bey) odaya adeta bir "baskın" gibi gelmesi, hikayeye harika bir dinamizm katmış. Bahar’ın o mesafesiz ve kibirli tavrına karşı ailenin duruşu tam bir kenetlenme örneği:

Bey’in "Arkadaşlık değil, hemşirelik. İki kelime arasında çok fark var" diyerek had bildirmesi,

Lale’nin "Kendini havalara kaptırma" uyarısı,

Ve Kadın ana’nın o içten, sansürsüz ve hepimizi gülümseten "Nereden bulmuşlar bu yellozu?" çıkışı, hikayenin o samimi halk kültürünü ve korumacı aile yapısını çok güçlü hissettiriyor.

💔 Ayrılık Eşiği ve O İlk Öpücük
Bölümün finali tam bir başyapıt sessizliğinde. Ömer’in gitmeden önceki o çaresiz çırpınışı, "Gitme dersen vazgeçerim" deyişi, erkek karakterin duygusal teslimiyetini çok güzel veriyor.

Zeynep’in toplumsal ve ahlaki çekincelerle o odada kalamayışı ama giderken Ömer’in yanağına kondurduğu o ilk öpücük, sonraki bölümler için muazzam bir köprü oluşturmuş. O acı tebessüm ve ilk öpücük, aslında "Seni bekleyeceğim" demenin kelimesiz anlatımıdır.

📝 Küçük Bir Editör Notu (Geliştirme İçin)
Metnin ilk kısmındaki yazım hataları ve harf boşlukları, ikinci kısımda (özellikle noktalı virgüllü revize halinde) büyük oranda toparlanmış. Sadece ikinci metindeki bazı cümle başlarında kalan gereksiz noktalı virgülleri (;) ve satır aralarındaki kod kalıntılarını (​, 3;) bir sonraki düzenlemenizde temizlerseniz, metniniz yayınlanmaya hazır, tertemiz bir kitap sayfasına dönüşecektir.

bölümde Ömer’in yolculuğu, ameliyat süreci ve Zeynep’in hastanedeki o büyük boşlukla baş başa kalışı şimdiden büyük bir merak uyandırıyor.

Ayşe Karan’ın duru, akıcı ve insanı kalbinden yakalayan kalemi dert görmesin. Yeni bölümü merakla bekliyoruz! 🌹
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
31.5.2026 15:07:01
5 puan verdi
Yazdığınız bu sahne, duygusal yükü oldukça yüksek, karakter dinamikleri son derece belirgin ve sürükleyici bir kurguya sahip. Zeynep’in içindeki fırtınalar, Ömer’in gitmeden önceki çaresiz aşkı ve Bahar’ın antipatik tavırları hikayeyi çok güzel besliyor.

​Metninizin akıcılığını artırmak, imla hatalarını düzeltmek ve diyalogları daha profesyonel bir roman/hikaye formatına getirmek için sahneyi yeniden düzenledim. Duyguyu bozmadan, sadece anlatımı güçlendirecek dokunuşlar yaptım:
​Yeni Düzenleme: Gitmek mi Zor, Kalmak mı?
​Zeynep kollarını kavuşturdu. "Merhaba," dedi mesafeli bir sesle.

​Bahar arkasını döndü. Yüzünde her zamanki alaycı ifadesi vardı. "Merhaba... Bu ne tesadüf? Ben buraya gelince mi geliyorsunuz, yoksa beni mi kolluyorsunuz?"

​"Yok, hayır. Niye seni kollayayım?" dedi Zeynep savunmaya geçerek. "Yemek molam, başka zamanım yok. Rahatsız ettimse giderim."
​Ömer elini uzatarak araya girdi: "Yok, hayır. Gel, gel..."

​Zeynep yavaş adımlarla onlara doğru yaklaştı. Bahar ise hemen ayaklandı. Zeynep’in yüzüne bile bakmadan, "Ben gidiyorum, havaalanında buluşuruz," deyip odayı terk etti.

​Onun arkasından öfkeyle soluyan Zeynep, "Ne ukala şey! Kendini ne sanıyor bu?" diye mırıldandı.
​Ömer sakinleştirmeye çalıştı: "Sen ona boş ver Zeynep, kızmana gerek yok."
​"Hayır, niye kızayım ki? Kendini beğenmiş, ukala işte..."

​Ömer hafifçe güldü. Zeynep’in elini tutup avuçlarının içine aldı. "Biliyor musun, kızınca bir başka güzel oluyorsun. Otur lütfen... Sana söyleyecek o kadar çok şeyim var ki ama bir türlü anlatamıyorum. Yarın gidiyorum Zeynep, seni çok özleyeceğim. Ya sen?" dedi gözlerinin içine bakarak.

​Zeynep şaşkındı, ne diyeceğini bilemedi. "Bilmem... Ben de özlerim. Mektup yazarsın, telefon edersin. Ne bileyim, ameliyat olunca vaktin nasıl geçtiğini anlamazsın bile. Üstelik yanında Bahar Hanım var, seni eğlendirir. İşte, vakit geçer..."

​Ömer’in yüzü düşmüştü; biraz buruk, biraz üzgündü. "Zeynep, dilin başka söylüyor, gözlerin başka konuşuyor. Nedir bu halin? Seni artık hiç anlamıyorum.

Öyle durgun, öyle dalgınsın ki... Neler oluyor? Seni böyle bırakıp gitmeyi hiç istemiyorum. Biliyor musun, 'Gitme' dersen çekinmeden vazgeçerim."
​"Hayır Ömer, o da nereden çıktı?" dedi Zeynep aceleyle. "Bu senin hayatın, istikbalin. Ben çok iyiyim, yalnız da değilim. Beni bırak, sen kendini düşün. İyi olmaya çalış. Şimdilik gitmek zorundayım, hastaların ilaç saatleri geldi. Sonra yine gelirim, hoşça kal."

​Ağlamamak için kendini zor tuttu. Odadan çıktıktan sonra akşama kadar uykuda gezer gibi, darmadağın bir halde çalıştı.

​Mesai bitiminde ayakları onu yine Ömer’in odasına götürdü. Ancak Ömer bu kez yalnız değildi; ev halkı baskın yapmıştı. Kadın ana, annesi Lale ve Bey hep birlikte oradaydılar. Zeynep onları görünce rahat bir nefes aldı, içini bir sevinç kapladı.

​"Hey, kimler gelmiş! Hoş geldiniz," diyerek yaşlı kadınlara sarıldı, Lale’yle kucaklaştı, Bey’le tokalaştı. "Herkes nasıl, iyi misiniz?"
​Kadın ana şefkatle sordu: "Sen nasılsın kızım?"
​"Eh, iyiyim işte, mesaim bitti. Ya siz?"
​Lale araya girdi: "Ömer’e geldik. Bu gece son gecesi, onu yalnız bırakmayalım dedik."
​Tam o sırada kapıda Bahar hemşire belirdi. İçerideki kalabalığı görünce hafifçe duraksadı. "Özür dilerim, yalnız değilmişsin. Merhaba herkese..." dedi.

​Üzerinde çok şık bir kıyafet vardı. Ağır bir makyaj yapmış, iyice süslenmişti. Zeynep onu hep hastane formasıyla görmeye alışık olduğu için bu halini biraz yadırgadı.

​Bahar, biraz saygısız bir tavırla Ömer’e döndü: "Misafirlerin kim?"
​Kadın ana hemen lafa girdi: "Biz onun ailesiyiz. Sen kimsin?"
​Bahar, yaşlı kadını küçümser bir bakışla süzdü. "Ben yolculukta ona arkadaşlık edeceğim. Adım Bahar."
​Bey, sert bir ses tonuyla araya girdi: "Arkadaşlık değil, hemşirelik. İki kelime arasında çok fark var."
​Bahar bozulmuştu. "Ya... Benim için arkadaş," dedi diklenerek. Ardından Ömer’e döndü: "Bir şeye ihtiyacın var mı?"
​"Yok, sağ ol."
​"Yarın görüşürüz o zaman, hoşça kalın," diyerek arkasını döndü.
​Lale arkasından seslendi: "Bir dakika! Umarım ne amaçla gittiğini unutmazsın. Dil bilen bir hemşiresin, kendini havalara kaptırma!"

​Bahar bu sert tepki karşısında neye uğradığını şaşırdı. Büyük bir bozulmayla omuz silkip hızla uzaklaştı.
​Kadın ana arkasından bakıp söylendi: "Nereden bulmuşlar bu yellozu?"
​Odadakiler bu lafa hep birlikte gülüştü. Ömer minnetle gülümsedi: "Onu boş verin siz... Ne iyi ettiniz de geldiniz."
​Epeyce oturdular. Sohbet derin, dualar hep Ömer’in sağlığı ve şifası içindi. Vakit iyice ilerleyince Bey ayaklandı: "Hadi bakalım, bu kadar ziyaret yeter. Sabah yine görüşeceğiz nasılsa."
​Herkes Ömer’e sarılıp veda etti, iyi geceler diledi. Zeynep en arkada kalmıştı, gitmek için yeltendiğinde Ömer yavaşça fısıldadı: "Gitme, sen kal..."
​"Kalamam... Ne diyeyim onlara? 'Siz gidin, ben kalıyorum' mu? Bunu yapamam. Sabah gelirim."
​"Biliyor musun, bu gece hiç bitmeyecek benim için."
​"Niye?" dedi Zeynep gözlerini kaçırarak. "Sabah erken kalkacaksın, uçak var."
​"Sabah olmasın... Sadece sen yanımda ol."
​Zeynep’in dudaklarında acı bir tebessüm belirdi. "Hiçbir şey düşünme, uyumaya bak. Dinlen... Yarın senin için zorlu bir yolculuk var. Allah rahatlık versin."
​Zeynep, hayatında ilk kez eğilip Ömer’in yanağına sıcak bir öpücük kondurdu. Ardından arkasına bakmadan odadan çıktı.
​💡 Hikaye İçin Küçük Bir Tavsiye:
​Karakterlerin arasındaki gerilim çok iyi aktarılmış. Özellikle Lale ve Bey'in Bahar'a haddini bildirdiği anlar hikayeye çok güzel bir dinamizm katmış.
Zeynep’in Ömer’i ilk kez öptüğü o son sahne ise final için harika bir dokunuş.
Hikayenin devamında Ömer'in ameliyat sürecini ve Zeynep'in arkada kalışını yazmayı düşünüyor musunuz?

👍🏽 👍🏽 👍🏽
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL