0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
135
Okunma
İlk dantel ilk nakış
Dergahına vardım meylim sanadır
Aşk ile yürüyen Hak tan yanadır
Bu menzil, bu durak bana kaledir
Dizinin dibindeki kul neme yetmez
Ayla Kaya
Neme Yetmez
Örgü ören Ayla hanım dantel motifi olarak kendisine örümcek motifi ve örümcek deseni seçmişti bakın dedi akşam beş çayına misafir olarak evine çağırdığı hanım arkadaşlarına bu küçük örümcek
desenleri dergahına aşk ile vardığımız Cenabı Hakkın hiç bir işi hikmetsiz yaratmadığını gösterir jale emrolunduğunuz gibi doğru olamadığınız için tığınız kırılmış dedi evet bu örümcek
kavramı mitolojiden günümüze gelen bir tefekkür damlasıdır tüm sanatların özünde mutlaka örümcek motifi işlenmiştir ayla hanımda gözlüğünü taktı ve kanaviçe el yapımı dantelaya örümcek
motifini işlemeye devam etti bu arada evin küçük kızı birsen çayları tazeledi elif nine 70 inde bir türk halk kadınıydı bir devletin sınırlarını tanklar korusada geleceği özgür düşünce özgür beyinler
inşa eder diyordu kadınlar kararsızdı acaba hangi örümcek motifini çizip nakşetmelilerdi tarantulalar ağ örümceği binlerce motif vardı fakat kadınlar ilkin kendilerini inşa edecek ve kendi
mahallelerini imar edeceklerdi Ayla hanım hadi kadınlar hadi odaklanalım keşfedip öğrenelim diyip ilk örümcek işlemesini bitirdi o gün perşembe pazarında ilk danteli satın alanlar kadınlardan korkulur onlar nice beyinler inşa edecek diyordu
Anne karnında ölenlere el fatiha
Mühürler söküldü, kalktı o perde
Dermanı arama ulu orta yerde
İki gönül bir olup düştüyse derde
Yar ile çekilen hû neme yetmez
Ayla Kaya
Neme Yetmez
Nurten Kaya hanfendi ilk önce evdeki perdeyi indirdi şöyle masmavi bir deniz meltemi ve tertemiz bir oksijen girdi içeri münir bey gözlüklerindeki buğuyu silince gözünün önündeki sis ve buğuyu kaldırdı
Münir bey oya yapan hanımına baktı insan sevince niyet edince en güzel işlemeyi yapıyor dedi münir bey evleneli 15 yıl olmuştu Nurten hanımla iki gönük bir ise dertler çözülürdü iki gönülün bir olması
servet ve zenginlik değilmi idi Nurten hanım güzel bir kadındı dilinde gönlünde iman olunca bu hanım efendide en güzel danteli işliyor fiskos masalarını süslüyordu eline bir sineklik alan Münir bey ilk önce evdeki sinekleri avladı bir tanesi dolabın en üstüne yuva kurmuştu taburenin üzerine çıkan Münir bey ne zaman düşecek olsa onu nurten hanım tutardı şimdi evi örümceklerden
arındıran Nurten Hanım hamile idi yuvaların en zayıfı örümceklerinkidir diyip ilk önce örümcek yuvasını dağıttı ve kartal slx araba ile kornalar çala çala hastane odasına gittiler milyonlarca anne adayı
tüp bebek odası önünde çare sensin Allahım şifa sensin ey kuraanı kerim diyip teselli arıyordu 2 ay hastanede yatan Nurten hanım çocuğunun mezar taşına Muhammed Emin yazdırdı anne karnında ölü doğan Muhammed şimdi cennetteydi
Son yadigar son hatıra
ebedi bir nöbet tutar gibi
​masada durur babadan kalma
köstekli saat içindeki o yorgun çarklar
Ayla Kaya
Zamansız
Mustafa Kayaner bey amca örümcekleri avlamakta ustaydı her örümceği avlar iken küçük oğlu alpere bak evlat dünyanın en saf ve canlandırıcı hissi yaşamaktır her adım attığında mutlaka heybene bir aşk
dolduracaksın dedi küçük alper baba Allahı bırakıp başkalarını dost edmeyelim baba Mustafa yine ilaçlama hazırlıklarını yaptı uçağına bindi yanında oğlu Alperen de vardı yakıt ikmali tamammı evlat dedi
Amasya tarlalarında örümcekler yuva yapmış olsada ilaçlama uçağı yuvaların en çürüğü en zayıfı olan örümcek yuvalarını tek tek bozuyordu Mustafa çavuş bir böceği kaldırıp işte Allah
düşmanlarının sonu böyle ezilmektir dedi
Mustafa çavuş yaşlandıkça kendini doğaya aşık bir savaşçı bilip yaş tecrübe ve deneyim kazandırır dedikten sonra tüplerini hazırladı gün ne getirir bilinmez
kimine keder kimine üzüntü yaşatır diyen Mustafa çavuşun o gün son kez uçağa bindiğini doğanın düşmanlarını öldürüp yabana attığını sadece küçük oğlu biliyordu ve havada arıza yapan uçak
yanarak düştüğü zaman olay yeri inceleme kaza raporu olarak örümcek saldırısı olarak not yazılmıştı miras olarak oğluna masada nöbet tutar gibi duran bir köstekli saat bırakmıştı bu babanın oğluna son yadigarı son hatırasıydı
Örümcek ısırığı ve şifalı ölüm
hangi rüzgar dokunsa şimdi
perdeye paslı bir yelkovan batar kalbime
ne zaman dokunsam
o durmuş zamana
kendi içine çöker gece
Ayla Kaya
Zamansız
Nuray nine tam yirmi yıldır felçli ve inmeli bir hasta olarak tedavi görüyor kızı süheylanın gözetimi altında nuray ninenin saçına ne zaman bir rüzgar dokunsa içine gecenin acısı çöküyordu zaman yıllar
önce durmuştu onun için altını değiştirip serumunu bağlayan kızı sen ölmeyecek yaşayacaksın dedi fakat Nuray ninenin hayatı sanki bir örümcek ağı üzerinde asılı duruyordu örümcek yuvaları çürük ve
temelsiz olsada örümcek ağı bir çelikten daha sağlamdı yıllar önce aniden ayağının kayması ile beli kırılan nuray nine örümceklere bile merhametli davranır onlara yuva yapar ölmesin diye korurdu
süheyla hanıma gelen doktor Müfit şunları söyledi süheyla hanım mahzun olmayın bazıları sevilirken çok güzeldir bazıları ise severken siz kalbiniz kırıkta olsa ömür boyu sevenlerden olun dedi
o gün sekiz bacaklı bir örümcek Nuray ninenin elinde dolaşıyordu evin içinde yıllardır susan guguklu saat ilk kez ses çıkardı Süheyla hanım Allahım iki hayırlı kapıdan birini aç diye dua ederken evin
kıdemli emeklilik nedir bilmeyen örümcek şifalı iğnesini nuray hanımın koluna enjekte etti örümcek o gün ipek değil ölüm ve rahmet salgılıyordu ve bazen ölüme ulaşmak nice acılar çekiliyordu süheyla çok şükür diyip annesine baktı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.