0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
211
Okunma

Çocukken bayramlar bir başka güzeldi…
Şimdi düşünüyorum da, insanın en mutlu olduğu zamanlar aslında en az şeye sahip olduğu zamanlarmış.
Bayramdan bayrama yeni kıyafet alınırdı bize. Aylar öncesinden başlardık bayram gününü saymaya… Babamın sürpriz yaptığı ayakkabı kutuları… Hele o yeni ayakkabı kokusu… Şimdiki çocuklar anlamaz belki ama bizim çocukluğumuzda yeni bir ayakkabı, dünyalara bedeldi…
Benim kırmızı rugan ayakkabılarım vardı mesela…
Hâlâ dün gibi aklımda.
Bayram gecesi onları başucuma koyup uyurdum. Sabah gözümü açar açmaz ilk onları görmek isterdim. Yeni elbisemi giyip aynanın karşısına geçtiğimde kendimi prenses sanırdım.
R harfini söyleyemediğim zamanlardı… Bir gece uykumda,
“Bayyam geldi…” diye sayıklamışım.
Babam hâlâ anlatır ve güler… Gülerken gözleri uzaklara dalar. Çünkü bazı anılar insanın içine işliyor, yıllar geçse de eskimiyor.
Ama Kurban Bayramı…
İçimde hep başka bir yere dokundu bu bayram.
Bir gün babam eve minicik bir kuzu getirmişti. Çocukluk evimizin bahçesinde büyüttük onu. Her gün ot, su verip beslerdik, severdim. Peşimizden eve girene kadar gelirdi… Bir kedi gibi sürtünürdü bize.
Çocuk aklımla onu ailemizden biri sanmıştım.
Sonra bayram geldi…
O sabah bahçedeki kalabalığı hiç unutmuyorum. İnsanların telaşını, bıçak seslerini, toprağa karışan kırmızı rengi…
Ve gözlerimin önünde kesilen o kuzuyu…
Bu olaydan sonra uzun süre et yemedim ben.
Çünkü çocuk kalbi ölümle tanışmıştı…
Belki bu yüzden hiç sevemedim Kurban Bayramı’nı.
Her yerde kan görmek, çocuk gözümde hep bir acıya dönüştü.
Ama yine de o bayramların güzel bir yanı vardı…
Kesilen kurbanlar paylaşılırdı.
Mahallede evine aylarca et girmeyen insanlar vardı. Kapılarına elimizde kurban etleriyle giderdik. O çocukların gözlerinin içi gülerdi. Bir parça et değil, umut girerdi o evlere.
Şimdi düşünüyorum da…
Eskiden yoksulluk vardı ama dayanışma da vardı.
Bugün ise insanlar sabahın köründe işe gidiyor, akşam yorgun dönüyor… Asgari ücretle çalışan nice anne baba, bırak kurban kesmeyi, ayda bir kez et alabilmenin hesabını yapıyor.
Bayramlar değişti belki…
Ama insanın içindeki çocuk değişmiyor.
Ben hâlâ bir mağazada kırmızı rugan ayakkabı görsem durup bakıyorum.
Ve içimden sessizce bir çocuk sesi geçiyor:
“Bayyam geldi…”
Güzelliklerle, sağlıkla ve umutla dolu bayramlar diliyorum tüm okurlarıma…
Selda İyiekmekçi Erdoğan
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.