7
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
172
Okunma

ŞİİRDE KALİTE
Bazen, keyfim yerinde olmasa bile okuduğum bir şiir beni sarmışsa o şiir hakkında bir şeyler yazma ihtiyacı hâsıl olur bende.
Aslında bu konuda çok da kararlı olduğumu söyleyemem. Zira yıllardır dolaylı ve doğrudan şiirin /edebiyatın içindeyim.
Mütereddit oluşum, tahsilini gördüğüm, okuduğum, öğrendiğim ve kendimce bildiğim, düşüncelerimi açıklamama rağmen, eleştiriye tahammülü olmayanlarca farklı değerlendirmelere maruz kalışımdır. Bu yüzden kendime diyorum ki:
“Neden başkalarının yazdıklarına karışıyorsun? Herkesin kendine göre bir düşünce tarzı, şiire bakış açısı, oluşmuşsa kendine has üslubu, tekniği ve takdir ettiği yahut tercih ettiği hatta etkilendiği bir şair, bir yazar mutlaka vardır. Onun için ister serbest, ister hece şiiri yazsın, kendi yolunu kendi çizecektir.
Klasik şiirden hoşlanıyorsa o yönde çalışmalarını sürdürecek, kendince Avrupai tarzı tercih etmişse o yönde gayret gösterecektir.”
.
İşte bu noktada okuduğum şiir hece şiiriyse zaten nelere dikkat edilmesi gerektiği, yani hece şiirinin kurallılarına uygun yazılıp yazılmadığı ve şiirin tamamında işlenen konu bütünlüğüne paralel olarak dörtlüklerdeki anlam bütünlüğü de uygun ifade edilmişse, anlaşılır bir dil, samimi bir hava yakalanmışsa o şiir tamam demektir.
Geriye anlatımı güçlendirmek için
daha uygun kelimeler var ise onlarla değiştirmek kalır.
Abartıya kaçılmayan tasvirler, imgeler şiirin sihirli gücünü oluşturur.
Bir dize veya satırda iç içe geçmiş, ilgili veya dolaylı benzetmeler, tasvirler, imgeler şiirin anlamını sisler içinde bırakır.
Güneşin doğmadığı sabaha huzurlu uyanmak beklenemez.
Masmavi bir gökyüzünün sonsuzluk hissi yaratan derinliği yerine, başımızın üstünde kapkara bulutların dolaştığı, ruhumuza gece gibi çöktüğü bir günde, kendiliğinden huzurlu olmak, hayata iyimser bakmak kolay değildir.
Kısaca, şiir de ışıltılı bir gün gibi sımsıcak, aydınlık, cevher gibi görkemli; görünüşüyle, şekliyle göze güzel, gönle huzur, ruha sükûnet verebilmeli.
İlk dörtlükten veya bölümden sonuna kadar “beni oku” dedirtebilmeli.
Biraz da merak uyandırabilirse daha anlamlı, daha değerli olur şiir.
Bir de gereksiz yere noktalama işaretleri kullanmamak tabii.
Dileyen sütü, ister soğuk veya sıcak içsin, ister yoğurt olarak yesin, ister ayran olarak tüketsin.
Dilerse kefir veya peynir yaparak…
Ana maddesi ’süt’tür.
Şiirin de ana maddesi ’dil’dir.
O zaman kendi dilimizi, Türkçemizi değerli kılmalıyız ve kullanmalıyız.
Bizler Türkçemizi doğru ve bilinçli kullanmayı başarırsak zenginleşmesini de sağlamış oluruz.
Son olarak söyleyeceğim, öğrenmek için araştırmak, yazmak için çokça okumak şarttır.
Şiirimizi geliştirmemiz için gerekli olduğu unutulmamalı derim.
Eleştirilere açık olmak, haklı ve doğru eleştirileri dikkate almak bizi üzmemeli.
Ancak, bazı kişiler okumadan, anlamadan ve başka şiirlerinizi de dikkate almadan, sırf “siyasi gözle bakarak” haksız şekilde eleştiri yapmış, eleştirilerinde geçerli ve haklı gerekçelerini belirtmemişse, sizin yazdıklarınızı küçümsemişse bu tür yorumlar moralinizi bozmasın.
Ben derim ki, böyle yorumları hiç tereddüt etmeden silin veya kasıt olduğuna eminseniz kişiyi engelleyin.
İlhamınız eksilmesin.
Duygularınız her daim çağlasın.
Yazdıklarınız ve yazacaklarınız ruhunuzun, gönlünüzün güzelliklerini yansıtsın.
Sevgi, saygı, hoşgörü ve anlayış temel düsturunuz olsun.
‘KURBAN BAYRAMI’NIZ MÜBAREK OLSUN.
Hikmet Çiftçi - 2026
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.