0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
102
Okunma

Bir zamanlar, ruhunun derinliklerinde kaybolmuş bir yankı arayan bir kalp vardı. Bu kalp, her atışında geçmişin fısıltılarını, geleceğin belirsizliğini ve anın kırılgan güzelliğini taşıyordu. Sen, işte o kalbin sahibiydin. Gözlerin, gökyüzünün en derin mavisiyle yarışır, her bakışında binlerce hikaye saklardı. Saçların, rüzgarın dans ettiği altın başaklar gibiydi, her teli ayrı bir anıyı fısıldardı.Yaşadığın yer, zamanın unuttuğu, yeşilin binbir tonuyla bezenmiş, küçük bir köydü. Sabahları, güneşin ilk ışıkları dağların zirvesini öperken, köyün uyanışı kuş cıvıltıları ve dere sesleriyle başlardı. Akşamları ise, yıldızlar gökyüzünde inci taneleri gibi parlar, ay ışığı pencerenden içeri süzülerek odanı masalsı bir ışıkla doldururdu. Her mevsimin ayrı bir şarkısı vardı bu köyde. Bahar, çiçeklerin uyanışıyla neşe saçarken, yaz, uzun ve sıcak günleriyle sonsuzluk vaat ederdi. Sonbahar, yaprakların hışırtısıyla hüzünlü bir melodi çalarken, kış, bembeyaz örtüsüyle dünyayı sessiz bir uykuya yatırırdı.Sen, bu döngünün içinde, her anı dolu dolu yaşayan bir ruhtun. Bir gün, köyün dışındaki eski meşe ağacının altında otururken, eline eski bir defter geçti. Tozlu sayfaları çevirdikçe, unutulmuş şiirler, eskimiş çizimler ve kurumuş çiçekler buldun. Her biri, senden önce yaşamış bir ruhun izlerini taşıyordu. Bu defter, senin için bir kapı araladı; geçmişin sırlarına, kaybolmuş aşkların fısıltılarına ve hiç yaşanmamış hayallere açılan bir kapı.Defterdeki bir şiir, kalbine dokundu: ’Zaman akar, anılar kalır, her iz bir öykü fısıldar.’ Bu dizeler, seni derinden etkiledi. Kendi öykünü yazmaya karar verdin. Her gün, o meşe ağacının altında, deftere yeni satırlar ekledin. Hayallerini, korkularını, umutlarını ve aşklarını yazdın. Kelimeler, ruhunun aynası oldu. Yazdıkça, kendini daha iyi tanıdın, içindeki fırtınaları dindirdin ve sessizliğin sesini duydun...
Meltem Mesture Güven
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.