14
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
582
Okunma

Ete kemiğe bürünmüş bir tablonun Gökyüzüne dağılırken altın renginden denizin mavisine dalgalar boyunca nasıl boyandığını merak ediyorsan bu satırları okumaya devam etmelisin.
Bir varmış bir yokmuş, biri kalamamış, diğeri gidememiş, kader onları bir cümleye hapsetmiş. Bir tablonun öyküsü işte böyle başlamış.
Bir yere ait hissetmekle bir yerde misafir olmak arasındaki fark, ruhuna işleyen ince çiziklerden belli olur. Çok konforlu çok eğlenceli bir misafirlik elbette keyif vericidir. Sahip oldukların ve sana sunulanlar o yere ait olmana yetmiyorsa anın tadını çıkarabilirsin. Tıpkı güzel bir tatil gibi. Valizlerini tam olarak boşaltmadan, kırışan kıyafetlerine aldırmadan, banyoya koyduğun diş fırçan kadar ait olduğunu bilerek odana dolan gökyüzüne gülümsersin. Bilirsin ki odanın açıldığı penceredeki o enfes manzaranın tadını çıkarmak için sana ait olması gerekmiyor. Bir elin hep kapı tokmağında, bir ayağın hep dışarıda olur olmasına ama o, gökyüzü dolmuş odanda kaldığın her an buna değer.
İçimin sesleri öyle çok gürültü yapıyor ki bazen gökyüzündeki o ihtişamlı kartalın süzülüşünü kaçırıyorum. Buruk bir hüzün bulutu geçerken ardı sıra çiseleyen yağmuru umursamadan gözlerimi kapatıyorum. İşte o an, tam da o an göremiyor olsam da çok uzakta olsam da kartalın kanat çırpışını duymanın o odada kalmakla ilgili olmadığını anlıyorum. Göğsümün ortasında kocaman bir kuş uçuşu biriktirmişim meğer. Gözlerimi her yumduğunda ruhuma doğru yolculuğunu sürdüren o kanatları seviyorum. Kanatlarını çırparken içimin duvarlarında acıtan ince çizikler bıraksa da o kartalın izlerini taşımayı seviyorum. Seve öpe binlerce satır biriktiriyorum.
Bavullar dolusu cümleler yüklendiğim bu tatilden sonra en büyük problem bu olacak gibi. Onca kelime, noktalama işaretine tek kişilik dünyamda nasıl yer bulacağım? Zaman içinde tavan arasına gizleyip unutmaya mı çalışacağım yoksa evimin tüm duvarlarını bu cümlelere boyayıp başımı ne yöne çevirsem o muhteşem manzaralı gökyüzündeki tatili mi anacağım, bilinmez. Belki de uzunca bir süre yükümü o bavulların içinde bırakıp nereye gitsem sürükleyeceğim. Bir yağmur bulutu gelip an an silecek bazı cümleleri zamanla belki de. Bilmiyorum… Bildiğim tek şey, bu cümlelerin eninde sonunda biteceği.
Ah! Yüce kartal Aynı cümle içinde iki özne oluyoruz böylece, ben kalamayan sense gidemeyen bir yüklemin içinde öylece süzülüyoruz gökyüzünde.
Boşver…
Senin maviliklerinin her tonuna kendi dalgalarımca karışmayı seviyorum ben gökyüzünün tanrısı. O yüce kartalın kanatlarına her tutunduğumda milyon fit yüksekte ne hissettiğimi kimse anlayamaz. Hafızamın bile silindiği sonsuzluk kadar yukarıda seninle tertemiz bir havayı solurken kanatlarının arasında o mükemmel koku ile sarhoş oluyorum. Bu kokudan geleceğe bir miktar depolamak lazım cancağızım. Hiçbir cümleye sığdıramadığım o rayihayı kalan ömrüme nasıl taşıyacağım? Binbir teşekkürle vedalaştığım senli şeylerin pek çoğu gibi onu da mı tavan arasına tıkıştıracağım? Yoksunluğunu çektiğim zamanlarda onu oradan geri alacak gücü nereden bulacağım?
Bilmiyorum…
Bin milyon fitte Gustav Klimt’in “Öpücük” isimli başyapıtına uğruyorum kimi zaman. Öylece uzanıp kutsuyorum o mükemmel tablonun saflığını bin milyon başka öpücükle. Varoluşumuzun gerçek sureti gibi bu, teslimiyetin özgürlüğü. Kendi içinden geçen pek çok tezat fiilin tören geçişinde kavrulup yok oluyor zaman. Bu zaten kimin umurunda ki…
O son öpücüğe kadar bir tabloda ya hapsolup olan biteni cümlelere yığıyorum. Sonraki gitmeler neye veya nereye olacak hiç bilmesek ne çıkar. Belki de en büyülü tarafı budur diye gülümsüyorum gökyüzüne.
Kartal kanatlı nadir kuşun upuçsuz gökyüzünün tanrısının nasıl masum bir çocuk kadar savunmasız kalabildiğine tanıklık ettim. Pek çok bulutun ve kanat tüylerinin arasında gizlediği kocaman bir yüreği olduğunu öğrenip bu sırrı içimin en kuytu gizine sakladım. Sert pençelerini araladığında sıcacık bir dünyaya davet edildim ve bu misafirlik belki de başka hiçbir yolcuya nasip olmayacak. Kalamayan ve gidemeyen olan iki özneli şu zavallı yüklemin masalsı macerasında sen hep benim gökyüzüm, sen hep benim kartal kanatlı koruyucu tanrım olarak kalacaksın.
Sevgilerimle…
Deniz…
5.0
100% (20)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.