Nefretin kök salması, tıpkı kötü ün gibidir: yok edilmesi zordur. baltasar gracian
AYSE 09
AYSE 09

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 18

Yorum

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 18

( 6 kişi )

5

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

190

Okunma

ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 18

Zeynep gözleri dalgın , sanki bir hayal, gibi düşünceye daldı tam bir şey diyecek ti ki,kapı çalındı
Zeynep kim o diyerek kapı yı açtı, Bey ve annesi göründü,
Ana kadın, dedi Zeynep, torunu özledin, onsuz duramadın, değil mi.
Kadın biraz, solgun du, ama bozutu ya, verme di,
He ya oğlanı özledim,
Günaydın, diye içeri girdi. Beyde arkasından gelip günaydın dedi,
Lale biraz korku dolu gözlerle, kocasına, baktı.
Bey anneler gidecek, diye, onları uğurlamaya gelmek için kendini ,şoföre getirtmiş.
Yüzü biraz solgundu. Kahvaltı yaptınız mı
Yok yeni kalktık sayılır,
Ben söylerim getirsinler, telefona sarlı dı. Saat epey olmuş geç kalacaksınız,
Zeynep niye geç kalacağız, ki.
Lale sahi senin haberin yok, saat onda arabanız, kalkıyor,
Zeynep, şaşkın bu acele niye,
Kızım buranın havası bana pek yaramadı, tansiyonum yükseldi, bir an önce gitmeyi ben istedim.
Zeynep saat e, baktı oy bir buçuk saatimiz kalmış nasıl yetişeceğiz.
Yetişiriz kahvaltıdan sonra çıkarız.
Zeynep telaşla banyoya koştu üstünü değiştirip bavulunu kapattı.
Bu arada kahvaltı, gelmişti, Beraber yediler.
Eşyaları komiye verip arabaya yerleştirin dedi Bey
Hep beraber aşağıya indiler,
Zeynep, Beye yaklaştı, size bir şey sora bilir, miyim, evet sor,
Ömer nerede bizim, gideceği mizi biliyor mu. Yoksa bilmiyor mu uğurlama,ya gelmedi.
Bey dalgın hem biliyor hem bilmiyor, gideceğinizi biliyor ama bu gün olduğunu bilmiyor. İşi çıktı başka bir köye gitti. Birkaç gün gelemez, ,g gider ken bana bir emenet, bıraktı, bunu sana vermemi istedi,
Zeynep e, ver, beni af etsin unutmasın dedi. Cebinden, küçük bir kutu çıkarıp verdi
Zeynep açmak istedi.
Bey sonra açarsın geç kalıyoruz deyip yürüdü.
Zeynep merak etmişti, ama zaman yoktu çantasına koydu. Beye teşekkür etti ona söyleyin onu hiç ama hiç unutmayacağım.
Hep ona dua edece ğim, mutlu olsun diye, ben ne zaman dönerim bilmem, benim yokluğumda düğün olursa bilsin ki hep yanında yım ,kalbim onunla.
Otobüs onları bekliyor du, hemen vedalaşıp bindiler, sizler ide unutmayacağım dedi gözleri yaşlı.
Onlarda bizde seni çok sevdik hiç unutmayacağız, seni bekliyoruz tekrar gel ,oralarda kalma.
Otobüs ayrıldı şehri terk etti.
Zeynep, gözünde ki, yaş kuruyana kadar, sesiz ce, ağladı, sonra derin hülyalara daldı.
Zaman hızla akıp gidiyor, saatler, saatleri, kovalıyor du, yollar yolları.
Nice, dağlar dağların doruklarında karlar gördüler, beyazca,
Bazen de yeşil çayırlar gördüler kırmızı gelinciklerle bezeli, uzun bir yolculuğun sonunda, İstanbul , göründü, geçmişi unutulmayan,
Camileri gökyüzüne uzanan minareleri denizi surları, hey gidi koca İstanbul, bir gün genç bir kız gönderdin umut dolu,
Şimdi bir kız geliyor ,kalbi kırık gönlü yaralı, nasıl saracaksın bakalım bu yaraları.
Güneş odaya ,dolmuş sabah olmasına rağmen, sıcak bastırmıştı,
Zeynep gerindi esnedi, gözlerini açtı, oh sabah olmuş deyip ,kalktı, pencereden baktı. Hava çok sıcak ve nemliydi,
Deniz masmavi güneş ışığında parlıyordu,
Buraya geleli, bir hafta olmuştu,
Günler çok çabuk geçiyor dedi, kendi kendine.
Odadan çıktı annesinin kapısı aralıktı, yaşlı kadın uyuyor du, bir an onu seyretti, ne kadar da yaşlandı diye mırıldandı. Sekiz yıldır tanıyor du, onun öz annesi gibi olmuştu, zavallı annem diye bir öpücük gönderdi uzaktan,
Aşağıya indi burası bahçe için de jumba pencereli denize nazır tarihi bir, evdi küçük ama kullanışlı idi.
Üs katta yatak odaları alçt katta mutfak ve oturma odası banyo tuvalet
Büyükçe balkonu vardı bahçesi çiçeklerle donatılmış ,insana, huzur veriyordu.
Bir haftadır içindeki yar kabuk, bağlar olmuştu,
Ama yine içi acıyordu nedenini bilmediği bir acı vardı.
Geleli arkadaşları geliyor beraber gezip eyleniyorlar, ama onun bir tarafı kırıktı.
Bazen arkadaşları bu durumu ,fark ediyor ne oluyorsun neyin var, diye sorunca e artık ebe hanım oldum, sakin yaşamam lazım. Şımarıklık yok deyip geçiştiriyordu
Bunlar düşünürken, ayna ya baktı, yüzüne su atmıştı, sular yanaklarından üstüne süzülüyordu.
Sıcağa karşı birazcık serinlik veriyordu, birden kulağındaki küpeleri gördü, içi ciz etti her seferinde böyle oluyordu.
Bu küpeleri çok beğenmiş param yok diye almamıştı
Ömer onları ona hediye almış, ilk açtığında kalbi duracak gibi olmuştu.
Sesiz ce, ağlamış çok da sevinmişti. Öpüp koklamış canım arkadaşım seni nasıl unuturum, ben unutsam bile kalbim asla unutmayacak.
Deyip hemen kulağına takmış,
Sana nasıl haber verebilirim sevincimi nasıl anlatırım diye mırıldandı.
Aklına Bey geldi ona anlatırım ,diye oturup mektup yazdı.
Sevincini onlarla paylaşırım .
Bakalım cevap ne zaman gelecek diye beklemeye başladı.
Her gün bir umutla kalkıyor ,postacıyı bekliyor du.
Mutfağa girdi ,çayı koydu ,kahvaltı hazırladı,
Anneme sürpriz olsun ,
Köyde geçirdiği kahvaltıları düşündü, çoğu zaman muhtarlarda ,yapardı, Ömer de gelir birbirileri ile, şakalaşır, yumurta tokuşturur , ne günler geçirmiştiler.
Acaba Ömer ne yapıyor, öyle merak ediyor du ki, keşke gelmeseydim dedi, keşke gelmeseydim.
Çok acele ettim, Muhtar amcalar ne yapıyor bakalım bana yazacaklar mı.
Bahçe kapısı açıldı, içeri arkadaşları girdi,yakın evlerde oturuyor ,her günü beraber geçiyordu.
Günaydın kalktın mı.
Bu gün ne yapıyorsun.
Hiçbir planım yok, ne yapalım.
Annede kalkmış günaydın kızlar nasılsınız diye laflamıştı. İyiyiz
Hayrola,
Zeynep i, almamıza, izin, verir mi sin. Adalara gidelim, birkaç gün kalalım. diyoruz ne dersin.
Yaşlı kadın, neden olmasın, dedi, gidebilirsiniz Zeynep isterse.
Zeynep yok olmaz, mektup bekliyorum, köyden dediyse de.
Kızlar mektup için burada durulmaz, iki üç gün içinde mektup gelmeye bilir.
Hadi nazlanma eskiden koşarak gelirdin. Şimdi kendini naza çekiyorsun.
Zeynep adaları çok seviyordu, doğruydu ,eskiden oradan gelmek bile istemezdi. Ama şimdi içinden gelmiyordu
Kızları kıramazdı ,annesi de git demişti, tamam kahvaltı yapalım gidelim.

,AYŞE KARAN
DEVAM EDECEK

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Adını koyamadığım bir sevgi bölüm 18 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Adını koyamadığım bir sevgi bölüm 18 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ADINI KOYAMADIĞIM BİR SEVGİ BÖLÜM 18 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
14.5.2026 15:50:25
5 puan verdi
Güzel bir YAZI Güzel anlatım
Kutluyorum emeği
selamlar gönderdim kaleminiz daim olsun
Müjgan Akyüz
Müjgan Akyüz, @mujganakyuz
14.5.2026 12:23:45
5 puan verdi
Mücadeleni takdir ediyorum, bu mücadele gücünü hikayendeki kahramanlara da yansıtıyorsun.
Candan tebrikler, sevgiler
superbaba
superbaba, @superbaba
14.5.2026 12:12:56
5 puan verdi
Bölümlerin çoğunu okumam için fırsatım olmadı.
Bu bölümü okudum ama eveliyatı kopuk olduğu için anlamak zor oluyor. Zaman bulursam baştan okumak isterim.
Bu arada bir uyarım olacak. Yazınızda çok yazım hatası var.
Saygılar...
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
14.5.2026 11:20:12
5 puan verdi
Hikâye Değerlendirmesi: Adını Koyamadığım Bir Sevgi - Bölüm 18
Ayşe Hanım, hikâyenizin bu bölümünde Zeynep’in iç dünyasındaki o hüzünlü dönüşü ve İstanbul’un kalabalığı içindeki yalnızlığını çok naif bir dille anlatmışsınız. Anadolu’nun samimi havasından çıkıp İstanbul’un nemli sıcağına ve hatıraların yüküne geçiş, okuyucuya Zeynep’in yaşadığı o "mekân değişikliği ama değişmeyen acı" hissini çok iyi veriyor.

Bölümde dikkat çeken ve okuyucuyu etkileyen noktalar:

Zeynep’in Telaşı ve Vedası: Ömer’in uğurlamaya gelmemesi, Zeynep’in kalbinde büyük bir boşluk açsa da Bey’in verdiği o küçük kutu (emanet), hikâyeye çok güzel bir gizem katmış. Zeynep’in otobüsteki sessiz ağlayışı, bir devrin kapanışını temsil ediyor.

İstanbul Portresi: "Hey gidi koca İstanbul, bir gün genç bir kız gönderdin umut dolu / Şimdi bir kız geliyor kalbi kırık gönlü yaralı..." Bu dizeleriniz, Zeynep’in yaşadığı değişimi çok epik bir dille özetlemiş. Şehri camileri, minareleri ve deniziyle selamlamanız, Zeynep’in köklerine dönüşünü hissettiriyor.

Küpe Detayı ve Ömer: Ömer’in Zeynep’in beğendiği ama alamadığı küpeleri ona hediye etmesi, aralarındaki o "adı konulamayan" sevginin en zarif kanıtı olmuş. Zeynep’in aynada kendine bakarken kulağındaki küpelerle Ömer’i hatırlaması, hatıraların nasıl canlı kaldığını çok güzel simgeliyor.

Annelik ve Vefa: Zeynep’in sekiz yıldır yanında olduğu yaşlı kadını "öz annesi gibi" görmesi, onun karakterindeki merhameti ve vefayı bir kez daha ön plana çıkarıyor.

Adalar ve Kaçış: Arkadaşlarının onu Adalar’a götürme çabası, hayatın devam ettiğini hatırlatsa da Zeynep’in aklının hâlâ postacıda ve gelecek mektupta olması, kalbinin aslında nerede kaldığını gösteriyor.

Bir Dost Tavsiyesi:
Hikâyenizin duygusu o kadar güçlü ki; noktalama işaretlerine ve bazı kelime birleşimlerine (Örneğin: diyerek kapıyı açtı, süzülüyordu, haber verebilirim) biraz daha dikkat ederseniz, bu güzel anlatımınız çok daha akıcı bir hal alacaktır.

Bakalım Adalar yolculuğu Zeynep’in yaralarına merhem olacak mı, yoksa mektup bekleyişi adanın rüzgârında daha mı zorlaşacak? Bir sonraki bölümü merakla bekliyoruz.

Emeğinize, kaleminize sağlık.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
14.5.2026 11:19:55
5 puan verdi
Tebrik ediyorum. Mutluluk gölgeniz olsun. Ve o gölge her nefes yanınızda olsun...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL