13
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
298
Okunma

Gel benim diğer yarım…
Gel de konuşalım içimizde kalan o eski dili…
Şu beton yığınlarının arasında unutulan,
Kalabalıklar içinde sesi kısılan o hakiki insanı…
Gel de kendimize dönelim biraz.
Çünkü biz kendimizi unuttuk…
Adımızı değil, özümüzü unuttuk.
Bir zamanlar göğe bakınca umut gören gözlerimiz vardı bizim…
Şimdi ekran ışıklarında kaybolmuş gecelerimiz var.
Bir zamanlar bir lokmayı bölüşürken kardeş olan insanlar vardı,
Şimdi herkes kendi gölgesine bile yabancı…
Gel benim diğer yarım…
Ben seni ne uzak diyarlarda arıyorum,
Ne masallarda…
Sen benim içimde kaldın.
Kırılmış bir çocukluğun kenarında,
Yorgun bir vicdanın kıyısında,
Sessizce bekliyorsun biliyorum…
Ve ben sana sesleniyorum şimdi;
Bir ozanın sazından düşen hüzün gibi,
Bir alimin duasından yükselen hikmet gibi…
Gel!
Çünkü insan kendine dönmeden
Hiçbir yere varamıyor.
“Kül sandığın yerde kor saklıdır bazen,
Bir nefes yeter yeniden yanmaya…”
Ey benim diğer yarım…
Biz ne ara kendimizi başkalarının terazisinde tartar olduk?
Ne ara kendi tırnağımızı,
Başkasının dişinden değersiz gördük?
Oysa insanın özü,
Kendi alın terinde gizlidir.
Kendi yarasında, kendi sabrında…
Bir millet düşün ki;
Yorgun ama hâlâ ayakta…
Kırılmış ama hâlâ içinde bir diriliş taşıyor.
İşte ben o millete sesleniyorum şimdi.
Sadece sana değil,
İçindeki kayıp ülkeye hasret kalan herkese…
Gel benim diğer yarım…
Gel de yeniden insan olalım.
Birbirimizi ezmeden, tüketmeden, unutmadan…
Gel de yeniden merhameti hatırlayalım.
Bir çocuğun başını okşamayı,
Bir annenin duasında yaşamayı,
Bir babanın suskunluğunda koca bir ömrü anlamayı…
Çünkü dünya büyüdü ama insan küçüldü.
Binalar yükseldi ama gönüller çöktü.
Herkes konuştu ama kimse kimsenin içine dokunamadı.
Şimdi vakit…
Küllerimizden yeniden doğma vakti.
Yeniden kendine gelme,
Yeniden kendini bilme vakti.
“Bir ses duydum içimden;
Dön dedi…
Kendine dönmeyen,
Hiçbir yere varamaz dedi…”
Gel benim diğer yarım…
Gel de şu iç savaşımızı barışa çevirelim.
Nefsimizle, öfkemizle, kırgınlığımızla…
Bir kez olsun hakikatin önünde diz çökelim.
Bak…
Hâlâ gecelerin ardından sabah oluyor.
Hâlâ toprağın altında filiz bekliyor.
Hâlâ insanın içinde ölmemiş bir taraf var.
Ve ben işte o tarafa sesleniyorum;
Ey içimde saklı kalan güzel insan…
Ey unuttuğum ama kaybetmediğim yanım…
Gel…
Gel ki yeniden başlayabilelim.
Bütün dostlara selam olsun...
ALİ RIZA COŞKUN
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.