0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
151
Okunma
İnsan bazen gerçekten sevildiğini sanıyor.
Çünkü karşısındaki gitmesin diye verdiği kırıntıları, sevgi zannediyor. Bir süre sonra kendini kandırmaya başlıyorsun zaten.
“Yoğun herhalde.”
“Bir derdi vardır.”
“Aslında seviyor ama gösteremiyor.”
Yok.
Bazı insanlar sevemiyor değil.
Sadece işlerine geldiği kadar yaklaşıyorlar.
Canın ne zaman sıkılsa seni arayan, yalnız kalınca sana dönen, morali bozulunca seni hatırlayan biri tarafından sevildiğini düşünmek… insanın kendine yaptığı en büyük kötülüklerden biri olabilir. Çünkü sen onun için limandın. Ama o, senin içinde fırtına bırakıyordu.
Ve en acısı ne biliyor musun?
İnsan bunu bile bile kalabiliyor bazen.
Çünkü gitmeyi değil, yine terk edilmeyi daha çok korkutucu buluyor. Çocukken yeterince sevilmemiş bir tarafın varsa, büyüyünce sana iyi gelene değil, tanıdık gelene bağlanıyorsun.
Tanıdık olan şey bazen huzur değil; ihmal oluyor, belirsizlik oluyor, değersizlik hissi oluyor. Sonra geceleri kafanın içinde aynı cümle dönüp duruyor:
“Neden yetmedim?”
İnsan bir yerden sonra karşısındakine değil, kendi eksiklik hissine savaş açıyor zaten. Birinin seni seçmesiyle değerli olacağını sanıyorsun.
Biri kalırsa tamamlanacağını…
Biri severse içindeki boşluğun kapanacağını… Ama olmuyor. Çünkü mesele hiçbir zaman sadece onlar değildi.
Mesele, senin kendini hep birilerinin gözünde değerli olmaya çalışırken tüketmendi.
Bir bakıyorsun…
Sürekli anlayan sensin.
Sürekli alttan alan sensin.
Sürekli empati yapan sensin.
Kırılan sensin ama özür dileyen yine sensin.
Sonra insanlar sana “çok iyi birisin” diyor.
Ama nedense en çok da iyi insanlar tükeniyor. Çünkü bazı insanlar sevgiyi emek gibi değil, imkan gibi kullanıyor.
Sen ne kadar verirsen ver, alışıyorlar.
Bir süre sonra yaptığın fedakarlık bile görünmez oluyor. Sen kendini paralarken onlar bunu normal sanıyor. Ve bir gün aynaya bakıp şunu fark ediyorsun:
Ben kimseye bunu yapmazdım.
İşte insanı en sert vuran farkındalık bu oluyor. Çünkü canını yakan şey onların kötülüğü değil sadece… Senin, bunu hak edecek kadar değersiz olduğuna bir dönem inanmış olman.
Ama bir yerden sonra yoruluyor insan.
Kendisini sevmeyen insanların sevgisini kazanmaya çalışmaktan yoruluyor.
Kendisini açıklamaktan…
Kendisini ispatlamaktan…
Hep biraz daha anlayışlı olmak zorunda bırakılmaktan yoruluyor. Ve bazı kopuşlar kavga ederek olmuyor. İnsan bazen bir gün sessizce soğuyor. Çünkü içinde kırılacak yer kalmıyor.
İşte o noktadan sonra kimseye “kal” demiyorsun artık. Gitmek isteyen gitsin diyorsun. Çünkü insan en sonunda şunu öğreniyor:
Sevgi uğruna kendinden eksiliyorsan, orada aşk değil, yavaş yavaş kendini kaybetme vardır.
Bir gün gerçekten iyileştiğinde şunu fark ediyorsun:
Seni en çok yoran şey yalnızlık değildi.
Kendini, seni sevmeyen insanların gözünde değerli hissetmeye çalışmaktı.
UZMAN PSİKOLOG GİZEM BADEM
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.