Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır einstein
belkibirharfimben
belkibirharfimben

Dinozor Parkına kızan Mansur Yavaş Ankara'yı nasıl komple Jurassic Park'a çevirdi?

Yorum

Dinozor Parkına kızan Mansur Yavaş Ankara'yı nasıl komple Jurassic Park'a çevirdi?

0

Yorum

3

Beğeni

0,0

Puan

166

Okunma

Dinozor Parkına kızan Mansur Yavaş Ankara'yı nasıl komple Jurassic Park'a çevirdi?

Hani, daha çok husumet ifadesi olarak, "Sana bundan sonra yağmurlu havada su yok!" denir ya muhterem kârîlerim. Evet. İşte, Ankara’da, ASKİ bu kem temenniyi gerçeğe dönüştürmüş. Ankaralıların suyunu kesmiş. Hem de şu karlı havalarda. Bugün Cüneyt Özdemir’i dinledim de ondan öğrendim. Normalde ikiyüzseksen gün falan yetecek suyu varmış Ankara’nın. Hıı-hııı. Evet. Amaaa... Ama işte o suyu Ankaralılara veremiyor ASKİ’liler. Varlıkta yokluk çekiyor garipler. Cık, ıı-ıııh ve de zinhar! Zira bir yerde işleri fena batırmışlar. Boruları patlatmışlar. Kanalları cortlatmışlar. Teşkilatı hooop hoplatmışlar. Gökçek’in Dinozor Parkına nicedir kızan bu arkadaşlar, evet, Ankara’yı komple Jurassic Park yapmışlar. Yapmışlar emme Ankaralılar çekiyormuş çilesini. Taşdevri döneminin ceremesini.

Rahmetli büyüklerimiz hep derdi zaten: "Başa solcular geçti mi kıtlık olur." Yalan değil billahi. Olur. II. Cihan Harbi yıllarında milletin tahılına "İhtiyaç!" deyu çöküp ambarlarda çürütenler de bunlar değil miydi? Tecrübeyle sabittir. Cumhuriyetin başından beri direksiyonu ne zaman ellerine alsalar fren sesini vatandaştan çıkarmışlardır. Hatta, bırakın müslüman ceddimizi, gayrimüslimler dahi şu fikirde hemfikirdir. CHP’nin tarihteki şöhreti budur. Belki de bu bir Sabetayist büyüsüdür. Selanik işidir. Bilemiyorum. Lakin, onlar, zaten binlerce yıldır (hamdolsun) Rezzak-ı Kerîm’in bahşıyla akan Fırat’a "Akıtacağız seni!" diye vaadde bulunsalar, korkarım ki, mübarek de kurur.

Tıpkı, Arend’den Gazze’ye Ehvenişer Siyaseti kitabında, ex-komünist Brauman’ın dediği gibi:

"Fransa’daki en sert Maocu grup olan GP üyesi bir Maocu’ydum. (...) 1970’lerin sonuna geldiğimizde tam bir anti-komünist olmuştum. (...) Komünizm pratik olmamasının yanısıra tehlikeliydi. Bulutların yağmur getirmesi gibi komünizm de kıtlığa sebep oluyordu."

Geçenlerde Said Alpsoy Hoca’dan da bir benzerini işittim bu sözün: “Sahra çölünün yönetimini CHP’ye verin kum sıkıntısı başgösterir...” Eh, yani, aşkolsun. Hocanın sözlerinin kader tarafından tasdikini görmesi için fazla beklemesi gerekmedi. İşte, Ankara, Mansur Yavaş mârifetiyle "Yağmurlu havada su yok!" pozisyonuna düşürüldü. Hatırlar mısınız? Güya ’Allah Allah’ diyenler bu memleketi geri bırakmışlardı. Çünkü onlar ne yapsa irticaydı. Geri kalmaktı. Çağ dışıydı. Ancak her nedense tecrübe hep aksini gösterdi. ’Allah Allah’ diyenler İHA yaptı, SİHA yaptı, yol yaptı, baraj yaptı, tank yaptı, santral yaptı vs... ’Yallah’ diyenlerinse heykelden başka hünerlerini gören olmadı.

Gözümün nuru Bediüzzaman’ın beyan ettiği gibiydi sanki halleri:

"Kat’iyen hükmediyorum: Şimdiye kadar noksaniyetimiz ve tedenniyatımız, sû-i ahvâlimiz dört sebepten gelmiş: 1) Şeriat-ı garrânın adem-i mürâât-ı ahkâmından, 2) Bazı müdâhinlerin keyfemâyeşâ sû-i tefsirinden. 3) Zâhirperest âlim-i câhilin veyahut câhil-i âlimin taassubat-ı nâ-bemahallinden. 4) Sû-i tâlih cihetiyle ve sû-i intihap tarikiyle müşkilü’t-tahsil olan Avrupa mehasinini terk ederek, çocuk gibi hevâ ve hevese muvafık zünub ve mesâvî-i medeniyeti tûtî gibi taklittendir ki, bu netice-i seyyie zuhur ediyor. Memurîn hakkıyla vazifesini ifa etse, memur olmayan ilcaat-ı zamana muvafık sa’y etse, sefahete vakit bulamayacaktır. Bu iki kısmın herhangisinde bir fert, sefahete inhimak gösterdiyse, bu, heyet-i içtimaiye içinde muzır bir mikrop sûretine giriyor."

Efendim, işte, bu tûtî kuşu misali taklitçilerin, bu sefahete inhimak gösterenlerin, bu muzır mikrop sûretine giricilerin geçtiğimiz yaz İzmir’in çöp dağlarında böcekler açtıran tabiatları, şimdi de, Ankara’nın taşına baktırıp musluğun yaşını unutturacak gibi seyrediyor. Aman kendimizi kollayalım. Musluğumuza, gencimize, vatanımıza rızkımıza sahip çıkalım. Altıoklular kabilesi yaydan çıktı mı ümmet-i Muhammedi telef etmeden tekrar yayına dönmez. Tencerede kar kaynatmakla da bu kış geçmez. Allah Teala Ankaralı mağdurların yardımcısı olsun. Âmin.

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Dinozor parkına kızan mansur yavaş ankara'yı nasıl komple jurassic park'a çevirdi? Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Dinozor parkına kızan mansur yavaş ankara'yı nasıl komple jurassic park'a çevirdi? yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Dinozor Parkına kızan Mansur Yavaş Ankara'yı nasıl komple Jurassic Park'a çevirdi? yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL