5
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
262
Okunma

Muzip bir renkti dileğin ön görüsü ve eşliğinde neşenin.
Gökte saklı trompet:
Yerküre ise sergüzeşt bir beste.
Mavi ırkın da temsilcisi balina ve yunus misali nasıl da nüktedan fasıllar çağlar ardından…
Belki de Yunus Emre ve Mevlana’nın ardından…
Hücum eden ne ki duygular reşit olduktan sonra?
Ve ılıman bir iklim.
Menekşelerse boykot ediyor toprağı:
Hepsi alımlı hepsi manidar hepsi hoş kokulu.
Renklerin coşkusuna tanık eden o manivela ve Tanrı ve işte sulusepken misali yağdırmakta karı.
Mayıs.
Ya, öykündüğü?
Haznesinde aşk ve kıvanç yüklü.
Meyleden bir fırtına ve eli kalem tutan her insan adına…
Öyküler bazen sökük; cümleler bazen devrik.
Mealler ise yitik ve işte çözülmeyi arz etmekte.
Bir kanaviçe ısrarla sökün ediyor ve alkışlıyor her iplik.
Suratı asık bir adam ise çocuksu bir sevince meylediyor:
Şakıyan bülbül; şakırdayan gökyüzü:
Sehven kapılmış iken de aşka…
Sırlar ve serler aynanın yansıttığı.
Surlar ise İstanbul’un yadigâr kalkanı.
Demem o ki:
Diyemediklerimden de sorgulamayın beni…
Demem o ki:
Yaşam bir masal tarafımızca yazılmayı bekleyen…
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.