1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
158
Okunma
Atatürk ve Enver paşa
Ulu Önder Atatürk’ün Hastalığı: Siroz
Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü hayattan koparan hastalık hep merak konusu olmuştur.
Gazi Atatürk o gün Atatürk orman çiftliği köşkünde arkadaşlarından kurtuluş savaşı gazilerinden ismet paşa ve yakın dostu celal bayar ile sohbet ediyordu sohbetin konusu yeni yapılacak projeler
ve genç türk neslinin hayallerini aydınlatıp umumu ziyadesi ile memnun edecek çalışmalardı gazi paşa ismet bey dedi çalışmalarımızla bu toplumu değiştiren projeler üretmeliyiz celal bayar efendim
canım efendim diyip yeni üretilen çiftlik dondurmasından bir kaşık aldı ziyade olsun diyip efendim yorgun bir haliniz var isterseniz toplantıya sonra devam edelim diyince gazi paşa her saniye ziyadesi ile
boşa geçen ömür demektir genç türk nesli ancak çalıştıktan sonra dinlenme ihtiyacı hissedebilir diyip içkisinden bir yudum aldı bir ara enver paşaya getirdi sözü ismet paşa Atatürk enver hayallerin
adamıydı biz ise tüm insanlığa gönderildik ilk önce kendi milletimizi iyilrştirecek ve böylece surda gedik açacağız enver toplumu kendi hayalleri ile değiştirmeye çalışacağız biz ise hem
doğudan hem batıdan istifade edeceğiz ve ışık yeniden doğudan yükselecektir dediği anda gazi paşada hafif bir terleme görülüyordu ve burnunda küçük bir kanama başladı Celal bey paşam iyimisiniz diye sordu ve pamuk rica etti
Atatürk ve zeybek efeler
Sayısız başarıya imza atan Başkomutan Gazi Atam beyler bugünlük bu kadar çalışkanlık yeter diyerek Celal Bayar ve ismet paşadan izin istedi koskoca ülkeyi düşmandan koruyan Atatürk kendisini
halsiz ve yorgun hissediyordu salih radyonun sesini aç zafer zafer benimdir diyebilenindir Başarı ise, ‘Başaracağım’ diye başlayarak sonunda ‘Başardım’ diyebilenindir sözüne inanan Gazi Paşa
kendisini radyoda müzeyyen senar hanımın sesi ile biraz toparlanır oldu en sevdiği işlerden biri radyoda müzeyyen hanımın feraye türküsünü dinlemek ve kitap okumaktı rakıyı susuz içsede
akşam üstleri alkolü tavsiye etmezdi o gün kendilerine başıbozuk yada deliler ismini veren kurtuluş savaşı gazi zeybeklerinin hasadı vardı Atatürkü arayan gurup başkanı zeybek efe Atam
egemenlik verilmez alınır sözünün ispatı sizsiniz diyince Atatürk kahraman zeybekleri yalnız bırakmak istemedi salih fikriye hanıma söyleyin hazırlansın egede bağ bozumu ve hasat için bizi çağırırlar
dedikten sonra fikriye hanım gelmek istemedi yol ayrımına gelmişlerdi Atatürk aydın incir hasadında zeybek efe tarafından sevinçle karşılandı büyük işleri büyük milletler yapar diyerek zeybekleri örnek gösterdi onlar haksızlığa gelemezdi
haksızlığa kıyam eden zalimin konağını basan zeybek efe ile birlikte bir kartal gibi kollarını açan Atatürk zeybek oynuyordu
Üzüm hasadı ve hasat bayramı
İçimdek Yabancı...
İçimde bir şey var
adı yok tarifi yok
Ne tam ağlayabiliyorum
ne de susmak yetiyor.
Tercanlı24
1938 yılına kadar binlerce başarılı işlere imza atan Gazi paşa dualarla şarap fabrikaları açmış türk dil ve tarih kurumunun açılmasına öncülük etmişti Atatürkten sonra ise dualarla kurbanlar
kesilerek genelevler açılacaktı Celal Bayar o gün izmirdeki zeybek efenin hasat törenine o da katılmıştı ismet dedi Atatürkün içinde sanki bir yabancı varmış gibime geliyor ancak tarif etmeye dilim
varmıyor dedi 1938 yılında alkolün tesiri ve çalışmanın tükenmezliği ile vücudunu eline geçiren siroz hastalığı onu giderek yoruyor istiklal mahkemelerinde yapılan haksızlıklar ise paşayı giderek üzüyordu
Zeybek efenin 3 oğlundan biri olan küçük sadık üzüm bağında kendi suladığı ağacın dalından bir salkım getirerek paşaya ikram etti paşa teşhis edilmeyen bir haldeydi horon oynarken içinde adı
konulmamış bir yorgunluk taşıyordu celal bayar ismet gazi paşanın sanki dinlenme ve istirahate ihtiyacı var dedi ismet doğrudur paşam bu hal uzun yol yürüyen insanların uyku ve dinlenme ihtiyacıdır
dedi küçük sadığın elinden salkımı alan Atatürk evlat olgunlaşmayan meyveyi koparma diyerek ilk kez küçük bir çocuğa kızdı sonrada hasat traktörünün başına geçti şüphesiz üzüm hasadı üzüm üreticileri için bir bayram vede müjdeydi
Atatürkün masal dünyası ve alkol
1938 başlarında iştahsızlık ve halsizlik şikayetleri yanında vücudunun farklı yerlerinde kaşıntılar fark eden Mustafa Kemal Atatürk’ün, aynı zamanda burun kanamaları da önlenemez bir hal almıştı.
Atatürkün o gün zeybek efenin konağında hazırlanan binbir çeşit yemeğin tadına bile bakamadan artan halsizlik sebebi ile ev sahibi ve ev sahibesinden izin istedi zeybek efenin yüzü biraz asılınca zeybek efe Atamızda bir yorgunluk görüyorum diyince gazi ismet paşa ben müsadeniz ile gidip bir bakayım paşaya diyip ahşap ege konağının en üst katına çıkmıştı burun kanamasını pansuman ile kapatan
Atatürk elinde şampanya istirahate çekilmişti egenin şarapları ünlü idi dünyaya buradan ihracat yapılır ülke ekonomisine önemli bir gelir sağlanırdı ismet paşa efendim biraz meyve
hazırlattım dedikten sonra paşam alkol size dokunuyor biraz mola verin içmeyin deyince doğrudur paşam çocuklarımıza tavsiye etmediğimiz sigarayı alkolü en başta kendimiz içiyoruz neden böyle
paşam diye sordu bilirmisin ismet diye söze başlayan Atatürk rakı bir türk içkisidir hunlara göktürklere kadar uzayan bir tarihi vardır onu terketmek nefsimize ağır geliyor biliyormusun Türkiyede
insanların %60 ı alkol kullanıyor ve biz günaha taş atmak dururken günahkâra taş atıyoruz bankaların sayısını çoğaltıp çocuklara bir masal dünyası kurmalıyız o savaşsız dünyayı kuramamaktan korkarım diyen Gazi Atam gözlerini uykuya kapadı
Beyaz zambaklar ülkesinde
Önceleri bu kaşıntıların nedeninin Çankaya köşkündeki karıncalardan kaynaklandığı düşünülse de, diğer belirtilerle beraber değerlendirildiğinde durumun hiçte böyle olmadığı anlaşıldı.
İsmet paşa ve celal bayar o gün Atatürk uyanmayınca Atatürkün yorgunluk ve halsizliğini bulaşıcı bir bakteri ve tarif edilemeyen enfeksiyona yorarlar ve o gün çankaya köşkünde karıncalar için ilaç
ve zehir hazırlarlar ismet zeybek efenin oğlu küçük sadığı bulun çocuğun kalbini kırdık kırılan kalbin tamir olması zordur ancak bir hediye ve güzel söz nice kırık kalbin tamirine vesile olabilir diyerek o
Aydının engebeli yollarına küçük bir kütüphane yaptırın yakında okullar açıldığı gün engebeli ve dik yamaçlara ulaşım kolay olsun inanıyorum ki okullar kitaplar öncü olacak cehaleti yenecektir inşAllah
dedi doktor bülent şakrak bey celal paşa dedi sizin anlattıklarınıza bakarak şunları söyleyebilirim paşam Atamızın karaciğer bölgesi iflas etmiş görünüyor Ankaranın ve çankayanın yoğun trafiğinden uzaklaşıp sayfiye bir yere çekilmesi zaruri ve mecburidir celal paşa Atanın hastalığı kaçıncı evrede diye sordu paşam hastayı görmeden konuşmak zor olsada skar dokusu karaciğere zarar vermiş eğer
erken müdahale edebilirsek sirozu önleyebiliriz dedi ve aydında zeybek efe oğlu sadık ile birlikte Atatürke yeni açılan kütüphane için dualar ediyor baba oğul Atatürkün en sevdiği beyaz zambaklar ülkesinde adlı kitabı birlikte okuyorlardı
Atatürk siroz ve tedavisi
Atatürk’e tüm şikâyetler doğrultusunda, Dr. Nihat Reşat Belger tarafından 22 Ocak 1938’de Yalova Termal otelde ilk muayenesi yapılmıştır.
Celal paşa gazi paşam dedi yalovada bir süre dinlenmeye çekilip istirahat etmeniz için termal otelde yeriniz hazırdır arabaların hazırlanmasını emir buyuralımmı diye sordu gazi paşa AOÇ
nin çiftlikteki koşu parkurundan yeni gelmişti havlusunu yerine astı Ankarayı ardımda bırakmak zor gelsede termal müdürü şefik beye haber verin sauna ve çalışma odasını hazırlasınlar buyurdu
yalova termal kaplıcasındaki sıcak suyu hekim önerisi ile yapılan muayehaneleri ile şimdi gazipaşanın hastalığınada şifa verecekti gökten inen sular kaç kişiye derman ve şifa olmamıştı ki termal
otelinin müdürü Şefik Bey de doktor bülent şakrak gibi Atatürkün beni türk hekimlerine emanet ediniz dediği değerli doktor ve hekimlerimizdendi ilk sauna tedavisi ve şifalı su mesaisi böylece
başlıyordu Gazi paşanın özel dostu ve hekimi Reşat Belgerde gelmişti termal otele Celal bey dedi Reşat Belger gazi paşanın karaciğeri hasar görmüş ondaki hasarı durdurabilmek için ilk tedavimiz
alkol tedavimiz olacaktır hasta için tuzsuz diyet programı yazılacaktır alkolün zararı faydasından çoktur terkini arzederim dedi ve yalova termal otelde gazi paşa dr reşet belger operatör bülent şakrak ve şefik bey tarafından ilk tedavilerine başladı
Atatürk ve yalova
Bu muayenede karaciğerinin üç parmak kadar büyüdüğü ve sertleştiği tespit edilerek karaciğer hastalığı teşhisi konmuştur. Muhakkak surette perhiz önerilen Başkomutanın, ilk tedavisi Termal Hotel’de başlatılmıştır.
Dr Reşat Belger Dr Bülent bey dedi röntgen resimlerini göstererek bakın dedi eli ile karaciğeri işaret etti gazipaşamızın karaciğerlerinde 3 parmaklık bir büyüme tespit edilmiştir operasyondan sorumlu
olan Bülent Şakrak ve dr şefik aker bey operasyon komutanı olan Reşat Belgere hocam ne tavsiye edersiniz diye sordular bakın çocuklar korkum o dur ki hastadaki karaciğer hasarı önlenemez bir seviyeye
yaklaşıyor Atatürkün bu saatten sonra yapabileceği tek şey muhakkak surette perhizdir aman hocam dedi şefik aker bey Atatürk için alkol vazgeçilmezdir fikriye hanım da daha önce vazgeçirmeye çalıştı
gazi paşayı fakat başarılı olamadı diyince Reşat Belger çocuklar dedi yaşamak istiyorsanız mutlaka alkolden vazgeçmek zorundasınız yoksa alkol sizi ele geçirir ve hem ahireti hem dünyayı kaybedersiniz
Atatürk yalovaya ilk kez fikriye hanımla birlikte 19 ağustos 1929 da gelmişti işte şimdi gene yapımına vesile olduğu dünyaca ünlü şifalı suları ile tanınan termal oteldeydi yalnız bu sefer yalnızdı
yalnızlık ise huzur vermiyordu gazi paşaya üstelik hastalıkta gül benzini soldurmuştu yanında yakın mesai arkadaşları ismet bey ve celal bey ile birlikte oturan gazi paşa 19 ağustos günü halkı ziyaret etti ve halk yoğun ilgi gösteriyordu Atamıza
Atatürk ve Elmalılı münazara
Ancak tüm ısrarlara rağmen Bursa’ya 1 Şubat 1938’te gitmesine ve tedaviyi yarım bırakmasına kimse engel olamamıştır.
Gazi Atatürk son yıllarını fikriye hanımdan uzak yalnız geçirmiş olsada 1938 de başladığı siroz tedavisini yarım bırakaral yalovadaki termal oteli terketmişti Reşat Belger Celal paşam Atatürkü çalışma hırsı ve hızından vazgeçiremezsek sirozu
kontrol etmemizi nasıl beklersiniz desede Atatürk yaveri Salih bozoğa özel antika lincolnü hazırlatarak birlikte bursa sporun maçına gittiler taraftarlara el salladılar büyük insanların çalışma temposuda
büyük ve ölçüsüz oluyordu çankaya köşkünde bu ölçüsüz çalışma saatlerinin birinde ismet paşa Atam istirahat edinizki dinçleşin yorgunlukları dinlenmeden karşılarsınız bu çalışmanın verimini
arttırmak yerine hastalığın verimini arttırır dedi Gazi paşa bana elmalılı hamdi hocayı çağırın dedi elmalılı hoca iyi bir hafız ilim sahibi bir alimdi Atatürkünde onayı ile yeni meal çalışmaları başlamış tekkeler
kapatılar diyanet başkanlığı kurulmuştu Atatürk halsizdi elmalılı hocayı yatakta karşıladı gazi paşa içkinin hükmünü zararlarını sordu Elmalılı paşam terkedin terkedin terkedin diyerek üç kez tekrarladı
ve şu mübarek ayetle cevap verdi gazi paşaya ve ardından güzel bir tilavet yaptılar Gazi paşa her Kuraan okunuşu ile huzur buluyordu ruhu başka bir alemdeydi
.içki ve kumarda büyük bir günah vardır günah ve zararı faydalarından büyüktür.”
10 Kasım ve son saatler
Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar."
Gençler İçin Nutuk
Mustafa Kemal Atatürk
Gazi paşam dedi Elmalılı Hamfi paşam din adamlarımız tekke ve zaviyelerin kapatılmasından dolayı size biraz kırgındır bilirsiniz kırgın olanlar sizi dindar olmamak ve dinsizlik ile suçlayacaktır
Paşa hamdi hocam bizim gerçek din alimi ve ilim insanına ne kadar saygılı olduğumuzu sen bilirsin dedi hamdi hoca paşam bilirim dedi keşke laikliği değil şeriatı öne çıkartabilseydiniz yarın sizden
sonra laiklik ve şeriat kavgaları başlayacak paşam dedi paşa laiklik sahte dindarlardan bu ülkeyi koruyacak din tüccarlarının canını yakacak belki mazlum insanların göz yaşını dökecek çok ah
alacak ancak Türkiyeyi yükselteceğiz dedi bu konuşmanın üzerinden bir kaç ay sonra Atatürkün hastalıktan dolayı şikayetleri artmış Celal Bayarın Avrupadan doktor getirelim diyen Celal
Bayarı beni Türk hekimlerine teslim edin diyerek reddetmişti Büyük Önder Atatürk artık son saatlerini yaşıyordu salih perdeyi arala yolun manzarasını görmek istiyorum dedi her dünyaya gelenin baktığı
pencereden Gazi paşada yeşil yolu seyrediyor kendisinin ahvali vahamete doğru giderken o yine Türkiyenin gelecek ahvalini düşünüyordu son saatlerinde Kuraan okunmasını istedi beni dualarla ansın milletim diyordu 10 Kasım 1938 de
Anıtkabirin sadık misafiri
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Sinan Yılmaz @sinanyilmmazzz
Nutuk Mustafa Kemal Atatürk
Çünkü Hatay sorunu yüzünden hastalığın duyulmaması önemlidir. Ancak bu dönemde yapılan ısrarlar karşısında Türk doktorları tarafından tam kapsamlı bir muayene ikna olmuştur. Türk kurtuluş savaşı ve inkılaplarımızın büyük lideri cumhuriyetimizin ve ülkemizin büyük kurucusu 10 kasım 1938 de geçici hayatını sona edebi hayatına fani dünyadan baki bir hayata yükselmişti
Haber spikerlerin sesi ajanstan ajansa yayılan fısıltılarla dünyanın 4 bir yanına yayılıyordu haberin duyulduğu illerden biride aydında zeybek efenin köyü idi küçük sadık bir eşşeğin üzerinde baba
zeybekte bir atın üzerinde Ankaraya doğru yol alıyorlardı kimler yoktuki bu son yolculukta fikriye hanım celal bayar kazım karabekir fevzi çakmak ve milyonlar bir başbuğ uğurlanıyor Ankaraya rahmet
yağmurları yağıyor yer gök ağlıyordu ve Atamızın mezar ve kabri ilk kez ankara etnografya müzesine yaptırılsada bu bina Atatürk hayranlarını ağırlamakta çok yetersiz kalınca bakanlar kurulu paşalar
dedi büyük insanlar büyük yerlerde ağırlanmalı kalabalıklar ona dua etmelidir ve Atatürkün yaptığı işlerde fazlasıyla büyüktü 57 yıllık bir ömür insanlık tarihi için güzel hizmetlerle geçmişti ve çağdaş
bir ömür Anıtkabirde son kez istirahate çekildi Anıtkabirin son misafiri sadık küçük eşşeğim dedi sen bile o büyük şahsın büyüklüğünü anladın diyip kabir başında emanetine sahip olacağız Atam diyip asker selamı verdi elini göğe kaldırdı
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.