Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. don herold
demircininoğlu
demircininoğlu

EMEKLİLİK SON DEM

Yorum

EMEKLİLİK SON DEM

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

142

Okunma

EMEKLİLİK SON DEM

EMEKLİLİK SON DEM


___ Akıl Tepesi’nin Gölgesinde: Bir Zeyve Güzellemesi___

Şehrin metalik gürültüsü ve ruhu kemiren karmaşası geride kaldığında, asfalttan yükselen o sıcak koku yerini toprağın serin nefesine bırakıyor. Her kaçışımda içimde aynı dinmeyen sızı: Bir emeklilik nasip olsa da, çocukluğumun o masum gökyüzü altında, köklerimin tutunduğu topraklarda temelli kalabilsem... Şimdilik bu özlemi, Çal’ın köylerini adım adım arşınlayarak, rastladığım her küçük ayrıntıyı bir hatıra gibi cebime koyarak dindirmeye çalışıyorum.

Yolum yine Akkent’e düştü; o eski, o vakur adıyla Zeyve’ye. Akıl Tepesi’nin öbür yamacında, zamanın sanki daha yavaş aktığı o kadim kasabaya... Şimdi adına "mahalle" diyorlar ama bazı kelimeler idari kararlarla küçülse de, gönüldeki hatıralar ne eksiliyor ne de ufalıyor. İçimde, sekiz bin prim gününün yorgunluğu ve altmış yaşı beklemenin o tozlu hüznüyle yürürken, hayat bana küçük ama paha biçilemez bir teselli sundu.

Bir evin serin gölgesine koltuğunu yerleştirmiş, mahallesini bir imparatorluğun huzurunu seyreder gibi izleyen bir Zeyveli amca... Yüzündeki her çizgi, "ben artık yetiştim" diyen o dingin emekli vakarının imzasını taşıyordu. Belli ki ömrünün en verimli yıllarını uzak gurbetlerin kucağında eritmiş, şimdi ise bütün o birikmiş hasreti, doğduğu toprağın sert ama şifalı rüzgârında dindiriyordu. Yanında, sahibinin sükûnetinden payını almış bir kedi; adeta yaşayan bir şiir gibi keyifle geriniyordu.

“Merhaba,” dedim.

Bazı insanlar vardır; gurbetten henüz dönmüş, açılmamış bir mektup zarfı gibidirler. İçlerinde ne sırlar, ne gurbet acıları, ne de yarım kalmış sevdalar saklıdır bilinmez. Belki de bu yüzden, iki yabancı değil de iki eski dost gibi hemen koyulaştı sohbetimiz. Tenha bir sokakta, gözlerinin içine bakarak samimiyetle "merhaba" diyecek birini bulmak, modern zamanın en büyük lüksüymüş meğer. Anadolu insanı böyledir işte; cebinde belki çok bir şeyi yoktur ama gönlündeki o engin sofrada herkese yer vardır. Ya bir çay, ya bir ayran, ya da dumanı dostluk kokan bir sigara...

O gün heybeme; birkaç içten selam, biraz samimiyet ve o amcanın yüzündeki huzurdan bir parça doldurdum. Ardımda koca bir gülümseme bırakarak, yolun asıl sahibine, kendi köyüm olan Develler’e doğru direksiyon kırdım.

Yol uzayıp gidiyordu önümde. Anladım ki; insan sadece memleketine değil, bazen en çok da kendi çocukluğuna ve asıl kendine doğru yol alıyormuş.

Hüseyin Çomak
Develler Köyü
Çal Denizli

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Emeklilik son dem Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Emeklilik son dem yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
EMEKLİLİK SON DEM yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL