10
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
289
Okunma
Bugün sadece bir takvim yaprağı değil, tarihin en saf ve en parlak nefesidir. Senin adınla başlayan her sabah, çocukluğun masumiyetinin dünyaya yeniden açılan bir penceresidir. Bu gün, büyüklerin dünyasında kaybolan o ilk hayallerin, en samimi kahkahaların ve sınırların olmadığı o geniş ufukların geri döndüğü zamandır.
Seni anarken, sadece bugünü değil, yarınları da kucaklıyoruz. Çünkü seninle büyüyen her çocuk, geleceğin inşaatında en sağlam tuğlayı koyuyor. Senin varlığın, umudun en saf haliyle soluduğu bir atmosfer yaratıyor. Sokaklardaki renkli balonlar, gökyüzünde süzülen uçurtmalar ve her çocuğun gözündeki o pırıl pırıl ışık, senin mirasın.
Bu eser senin adına yazılmış bir teşekkür notu kadar, bir çağrıdır da. Unutmayalım ki, bugün sahip olduğumuz özgürlük ve barış, yarınların teminatı olan bu küçük ellerin avuçlarında. Her bir çocuk, kendi hikâyesini yazarken, aynı zamanda dünyanın daha güzel bir yer olmasını sağlıyor. Senin ruhun, onların oyun alanlarında, okullarında ve rüyalarında yaşıyor.
Seninle birlikte, dünya daha renkli, daha neşeli ve daha umut dolu. Her çocuğun gülüşü, senin varlığının en güzel kanıtı. Senin adınla büyüyen her hayal, geleceğe ışık tutuyor. Seninle başlayan her adım, insanlığın ortak yolculuğunda en değerli duraktır.
23 Nisan’ sadece bir bayramı değil; bir ulusun küllerinden doğuşunu, iradesini çocukların tertemiz avuçlarına emanet edişini kutluyoruz. Dünya üzerinde çocuklara bayram hediye eden ilk ve tek ülke olmanın gururu, sadece romantik bir söylem değil; aslında çok derin bir siyasi vizyonun ve gelecek inancının tezahürüdür.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı bu tarihi günü çocuklara armağan ederken kuşkusuz şunu biliyordu: Binalar inşa edilebilir, yasalar yazılabilir ama bir zihniyet ancak yeni nesillerle kökleşir. 23 Nisan 1920, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" denilerek şahsi saltanattan milletin iradesine geçildiği gündür. Bu ağır sorumluluğun çocuklara bir "bayram" neşesiyle devredilmesi, onlara duyulan güvenin en büyük nişanesidir.
Genellikle 23 Nisan’ı süslü sınıflar, okunan şiirler ve gösterilerle hatırlarız. Elbette bunlar kıymetlidir; ancak asıl mesele, o tören kıyafetlerinin içindeki çocuklara nasıl bir dünya bıraktığımızdır.
Her çocuğun aynı kalitede eğitime ulaşabildiği bir sistem, 23 Nisan ruhunun gerçek karşılığıdır.
Kendi kararlarını verebilen, sorgulayan ve "fikri hür, vicdanı hür" nesiller yetiştirmek asıl ödevimizdir.
Bu bayramın uluslararası bir nitelik taşıması, çocukların dil, din, ırk gözetmeksizin aynı neşede buluşabileceğini tüm dünyaya kanıtlar.
Bir çocuğun gözündeki parıltı sönüyorsa, orada bir "egemenlik" zafiyeti var demektir. Çünkü gerçek egemenlik, bir milletin en zayıf ferdini, yani çocuğunu koruyabilme gücüdür.
Bugün, sadece bando takımlarının sesini değil; çocukların hayallerini dinleme günüdür. Onlara sadece bir günlüğüne makam koltuklarını değil, ömür boyu gururla yaşayacakları huzurlu ve demokratik bir ülke borçluyuz.
Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz."
Tüm çocukların ve ruhu çocuk kalanların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.